Main menu:



















Arama

Arşiv

Arşiv

19 Ocak Sonrası Toplumsal Hareketlenme ve ‘Türkiye’de Azınlık Olmak’ Anketi

[ A+ ] /[ A- ]

Rober Koptaş
Agos Gazetesi

Nor Zartonk (Yeni Uyanış) grubunun girişimiyle başlatılan, Agos gönüllü muhabirleri ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin katkılarıyla tamamlanan ve üç haftadır çeşitli yönleriyle Agos’un sayfalarında konu edilen ‘Türkiye’de Azınlık Olmak’ anketi, Türkiye Ermeni toplumu açısından umut verici bir gelişmeye işaret ediyor. Söz konusu olan, unutulmuş bir değere, birlikte bir iş yürütmeye, onun bütün yükünü ve sorumluluğunu üstlenmeye, dayanışmaya dair anlamlı bir girişimdir.

Gerek Nor Zartonk gerek Agos gönüllü muhabirleri, 19 Ocak’ta yaşadığımız büyük dehşetten sonra, zaten bir avuç kalmış İstanbul Ermenilerinin, korkuyla da olsa bir araya gelerek gösterdiği yaşam belirtisidir. Çoğunlukla üniversite çağındaki –Nayat Karaköse’nin geçen hafta Agos’ta dile getirdiği gibi “yaşlandırılmış”– gençlerden oluşan bu grupların yarattığı sinerjinin doğru hedeflere yönelmesi halinde, cemaat yapısındaki kangrene dönüşmüş birtakım dertlere merhem olması mümkün. Anketin yapılış ve değerlendirme sürecinde yaşanan birtakım güçlükleri, anlaşmazlıkları ve yanlış anlamaları, ortaklaşa çalışmaya dair tecrübesizliğe bağlayıp geçmek ve yaşanan bütün sorunlardan gelecekteki projeler adına ders çıkarmak yararlı olur.

Devlet baskısı ve milliyetçi saldırganlık altında yaşayan, bu yüzden de geleceğe yönelik proje ve fikir üretmekte güçlük çeken Ermeni toplumu içerisinde bu tür sivil platformlar oluşturmanın kolay olmadığı aşikâr. Ancak bugün geldiğimiz noktada, fikir ve iş üretmekten –bunlar kimi zaman iğneyle kuyu kazmak ya da akıntıya karşı kürek çekmek duygusu uyandırsa da– vazgeçmenin, ağır bedeller ödemeye devam edeceğimiz anlamına geleceği unutulmamalı.

‘Ve birkaç öneri’ başlığı altında değindiğimiz birkaç eksiklik dışında, elimizdeki anket sonuçları, Türkiye Ermeni toplumunun genel görünümü hakkında çok değerli bilgiler veriyor.

Ankete katılanların %57’sinin kendisini “Türkiyeli Ermeni” olarak tanımlaması, Türkiye’nin AB’ye üyeliğini %70 oranında desteklemesi, Türkiye Ermeni toplumu içinde sivilleşme yönündeki arayışı yansıtan oranlar, CHP’ye desteğin %35’ten %13’e düşmesi, AKP’nin ülke genelinde aldığı oyun çok altındaki %10 gibi düşük bir oranda kalması, bağımsız adaylara ve ÖDP’ye verilen Türkiye ortalamasının bir hayli üstündeki destek, AKP’li bir cumhurbaşkanının ağırlıklı olarak istenmemesi, buna karşın askeri muhtıraya da karşı çıkılması… Bütün bu veriler günümüz siyasetinin belirli ayrışma ve tıkanma noktalarına dair, hassasiyetle değerlendirilmesi gereken ipuçları taşıyor.

Öte yandan, karma evlilikleri onaylamayanların oranının %60, onaylayanların oranının ise %15 olması; Hrant Dink cinayetinin ardından toplumda yalnız tedirginlik ve içe kapanıklığın değil, olumlu bir sahiplenmenin, toplumsal bilinç ve cesaret artışının görüldüğüne dair yanıtlar; Ermenice yayın yapan bir radyonun şiddetle arzulanması; Ermeni okullarını başarılı bulanlar (%56) ile çocuğunu bir Ermeni okuluna göndermeyi tercih edenler (%74) arasındaki fark, ortak ruh halini anlamak açısından bazen açık, bazen kafa karıştırıcı sonuçlara işaret ediyor.

Ve birkaç öneri

• Ankette yer alan yaş, gelir grubu, gazete-kitap okurluğu gibi sosyolojik veriler elbette katılımcı kitle hakkında belli bir fikir veriyor. Ancak, mesleğe ve ikamet edilen semte dair soru sorulmamış olması, elimizdeki resmin biraz bulanık kalmasına neden oluyor. Verilen cevapların Samatya’da, Kurtuluş’ta, Yeşilköy’de yahut farklı meslek gruplarında ne gibi benzerlikler ya da farklılıklar gösterdiği, önemli bir bilgi olabilirdi.

• Anket sonuçlarını Türkiye genelinde yapılan benzer anketlerin değerleriyle karşılaştıracak ek tablolara başvurulması daha gerçekçi yorumlamalara kapı açabilir.

• Nor Zartonk’un internet sitesinde yayınlanan sonuçların Arus Yumul ve Ohannes Kılıçdağı gibi Ermeni toplumu içerisinden veya Ferhat Kentel, Füsun Üstel, Günay Göksu Özdoğan gibi konu üzerine çalışmaları bulunan akademisyenler tarafından yapılacak detaylı bir değerlendirme eşliğinde duyurulmasının, sosyoloji, siyaset ve istatistik diline yeterince vâkıf olmayan meraklılar açısından ufuk açıcı olacağı düşünülebilir.

• Son olarak, anket sorularının muhatabı doğrudan Türkiye’de yaşayan Ermeniler olduğuna göre, yayımlanan sonuçların başlığı için “Türkiye’de Azınlık Olmak” yerine “Türkiye’de Ermeni Olmak” tercih edilebilirdi.