’24 Nisan’da Bir Ermeni’nin Öldürülmesi Tesadüf Değil’

sevag

Arno KALAYCI

Sevag Balıkçı davasının karar duruşmasından ardından Sevag’ın ailesi, avukatları, Sevag İçin Adalet Girişimi ve Nor Zartonk bir basın toplantısı düzenledi.

Cezayir Toplantı Salonu’nda yapılan basın toplantısında Sevag’ın annesi Ani Balıkçı, babası Garabet Balıkçı, avukatları İsmail Cem Halavurt, Nor Zartonk’tan Melis Tantan ve Sevag İçin Adalet Girişimi’nden Garo Paylan ile Gencay Gürsoy konuştu.

Toplantıda ilk sözü alan Avukat İsmail Cem Halavurt, dava sürecinde yaşananları aktararak, bu cinayetin olası kasıtla işlendiğini mahkeme heyetine sunduklarını ama bu taleplerinin reddedildiğini ifade etti.

Av. Cem Halavurt’un ardından söz alan Sevag Balıkçı’nın babası Garabet Balıkçı dava süreci için “Bize ötekileştirilmeyi hatırlattılar, oğlumu 24 Nisan günü ırkçı bir kurşunla öldürdüler” dedi.

Sevag’ın annesi Ani Balıkçı ise “24 Nisanda, adı Sevag olup bir de Ermeni olunca bu cinayet, ırkçı bir cinayettir” dedi ve ardından “Ermeniler olarak ötekileştiriliyor, fırsatı bulununca da öldürülüyoruz” dedi. 24 Nisan 1915’te olduğu gibi Sevag Balıkçı’nın da bir 24 Nisan günü katledildiğini belirttikten anne Balıkçı, “Sevag birdi, bin oldu” dedi. Cinayetten önce Sevag’a yönelik tehditlerin de olduğunu belirten Ani Balıkçı, “Bu yediğin son Paskalya çöreği olsun”, “Seni vururum tombulum”, “Ermenistan’la savaş çıksa ilk seni vururum” tehditlerini aktardı.

Sevag İçin Adalet Girişimi’nden Gencay Gürsoy, dava sürecini yakından takip etmediğini ancak Türkiye Cumhuriyeti yargısının resmi ideolojinin baskı ve zulüm mekanizması olduğunu belit. Sevag Balıkçı davasının da resmi ideolojiden payını aldığını, yargı mekanizmasının bu davada tıpkı Roboski ve Hrant Dink davalarında da olduğu gibi zulmettiğini belirtti.

“Sevag, kasten ve bilerek öldürülmüştür”

Nor Zartonk’un davanın ardından kaleme aldığı metni basın emekçileriyle paylaşan Melis Tantan, “Başta Ermeni halkı olmak üzere herkesin Sevag’ın davasına sahip çıkması ve Sevag’ı unutturmaması gerekir” diye konuştu. Nor Zartonk’un iki yıldır davayı takip ettiğini ve hem İstanbul hem de Diyarbakır’da basın açıklamaları yaptıklarını söyleyen Tantan, “Sanık Kıvanç Ağaoğlu’na verilmiş olan göstermelik ceza, bu davanın aynı Hrant Dink davası ve benzeri davalarda olduğu gibi bir tiyatro olduğunu göstermiştir. Mahkeme halen Sevag’ın hangi sebeple öldürüldüğünü açıklayamamış ve ‘bir Ermeni, askerde, Ermeni olduğu için kasten öldürülmüştür’ deme cesaretini gösterememiştir. Devlet bu dava ile bir kez daha katili ödüllendirmiştir. Bu dava, diğer kışla cinayetleri içinde kötü bir emsal olmuştur. Adaletin tesisi için bu cinayetin ardındaki gerçeklerin ortaya çıkartılması, cinayetin aydınlatılması ve kamu vicdanının rahatlatılması gerekmektedir” diye konuştu

“24 Nisan’da bir Ermeni’nin öldürülmesi tesadüf değil”

Sevag’ın ırkçı saikle işlenen cinayetlerin ne ilk ne de son kurbanı olduğu dile getirilen Tantan, “Davanın başından beri söyledik; bir Ermeni’nin Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümü olan 24 Nisan’da öldürülmesi tesadüf olamaz. Ağaoğlu’nun, 24 Nisan’da, bir Ermeni ile ‘şakalaşması’, silahını ona doğrultarak dolduruşa alması, katil zanlısının zihniyetinin ve amacının ne olduğunu apaçık göstermektedir. Yaşanan tüm bu süreç, devletin bu kararı çoktan verip, katil zanlısını kurtarmanın planlarını kurmuş olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” dendi.

“Sevag’ı unutturmayacağız”

Tantan açıklamada Nor Zartonk’un talepleri şöyle dile getirildi; “Irkçı saiklerle yapılan saldırılar ve işlenen bu cinayetler, yasalarda suç olarak tanımlanmalıdır. Kışlalarda yaşanan cinayetlerin nedenleri etkin bir biçimde araştırılmalı, zorunlu askerlik kaldırılmalı ve askeri mahkemeler kaldırılıp yargılamalar bağımsız sivil mahkemelerde yapılmalıdır”

Nor Zartonk’un, 24 Nisan’ın 100. yılına yaklaşırken, soykırımın hala inkâr ediliyor olmasının bir Ermeni’yi öldürmeyi hâlâ meşru kıldığını ısrarla vurguladığını ifade eden Tantan, barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve en nihayetinde kardeşliğin mücadelesini yükseltmek için katillerden hesap sormaya devam edeceklerini, Sevag’ı ve kışlalarda öldürülen diğer kardeşlerini unutturmayacaklarını söyledi.

Fotoğraf: agos.com.tr