Aranan Örgüt Meydana Çıktı

Umar KARATEPE
www.sendika.org

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Taksim Meydanı’ndaki mitingde “dişe diş, kana kan, intikam intikam” sloganları atan kalabalığa şöyle seslendi: “bu kan, o günden bu yana yerde kalmadı ve kalmayacak.”

Şahin’in kastettiği 20 yıl önce Hocalı katliamında dökülen kan… Burasını herkes anladı da akıllarda kalan soru şu: O günden bu yana o kan “nasıl” yerde kalmadı?

Ermenistan ile bir savaş yaşanmadı. Bilindiği kadarıyla bu ülkede Türkiye’nin imzası olduğundan şüphe duyulan gizli operasyonlar da söz konusu değil. Türkiye istihbaratının bölgedeki hatırlanan en önemli faaliyeti de “dost ve kardeş” diye anılan Azerbaycan’daki darbe girişimi.

Peki o kan “hangi eylem” ile yerde kalmadı?

“Türke kefen biçenin ölümü korkunç olacak” pankartının arkasındakiler için, “Türkler burada, küçük Hrantlar nerede” sloganları atanlar için Şahin’in bu vurgusunun anlamı belli. Türklüğe hakaret ettiği iddiasıyla Vali’nin odasında tehdit edilen, bu düzenin mahkemelerince hedef haline getirilen bir Ermeni gazetecinin “korkunç ölümü”, ırkçı-gerici güruh açısından Şahin’in intikam sözünün akıllarda kalan “en parlak” pratiği değil mi?

Eşbette Şahin’e sorsanız bunu kastetmediğini söyleyecek. Ancak Türk-İslam erkekliğinin pisliğini en çıplak biçimde gösteren “Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz” dövizleri açarak yürüyenlerin Şahin’in “dökülen kan yerde kalmadı” sözlerinden hangi eylemi anlayacakları belli değil mi?

Ogün Samast ile Türk bayrağının önünde hatıra fotoğrafı çektiren polisler neyi anladıysa onu anlayacaklar. Ya da katillere her türlü kolaylığı gösteren, neredeyse yol yordam öğreten emniyetçiler, istihbaratçılar…

“Vatana millete hayırlı bir genç” olarak Yasin Hayal’i sık sık karakolda misafir eden jandarma komutanları da “dökülen kan yerde kalmadı” demiyor mudur?

Rakel Dink “bir bebekten katil yaratan” düzene isyan etmişti. O düzenin mahkemesi Hrant’ın cinayetinde örgüt bulamamıştı.

Dünkü eylemin de altında da bir örgüt imzası yoktu. Hocalı Katliamını Anma Gönüllüleri Komitesi diye bir imza var ancak hiçbir örgüt mitinge imza atmadı!

Ancak bu “örgütsüz” topluluk, AKP’li belediyenin kentin dört bir yanındaki milyon liralık panolarında boy gösteren “Ermeni yalanına son” afişleriyle bir halkı topyekun hedef alıp açıkça ırkçılık zehrini yayacak finansman bulabildi. Türkiye’nin dört bir yanından ücretsiz otobüsler kaldırabildiler.

Tertip komitesi sözcülüğünü “vesayet karşıtı” söylemleriyle İslamcı kanallarda boy gösteren emekli bir Albay’ın yaptığı bir mitingde iktidar partisi dahil çeşitli tonlardan İslamcı ve ırkçı-milliyetçi örgütler bir araya getirilebildi.

Manzara açık; miting “bu bir devlet mitingidir” diye bas bas bağırıyor. Ve İçişleri Bakanı sahnede yerini alarak devletin imzasını çakıyor. Ve gürlüyor Şahin: “Dökülen kan yerde kalmadı ve kalmayacak!” Sadece “kalmadı” değil, aynı zamanda “kalmayacak.”

Görev bekleyen “vatana millete hayırlı” gençler ve “dindar nesiller” mesajı alıyor.

Mahkemelerin bulamadığı örgüt Taksim’de meydana çıkıyor.