Artık Ölüm Öncesi Çığlık Vakti! Açlık Grevleri 49. Gününde…

Halkların Demokratik Kongresi Yürütme Kurulu

Cezaevlerinde 12 Eylül’de başlayan dönüşümsüz-süresiz açlık grevleri hala durdurulamadı. Ölümler an meselesi. Tutuklu ve hükümlülerin insani ve demokratik taleplerini karşılamak yerine, 2000 yılındaki “Hayata Dönüş Operasyonu” olarak isimlendirilen katliamı hatırlatan “gerekirse müdahale ederiz” açıklamaları kaygılarımızı daha da arttırıyor.

Kolayca çözülmesi mümkün bir sorun karşısında, hükümet adım atmamakta direniyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in Kurban Bayramı öncesi Sincan Cezaevi’ni ziyaret ederek tutuklularla görüşmesi ve ardından bir açıklama yapmış olması umutlara kapı aralamış olsa da, hiçbir adım atılmadı ve kapılar açılmadı!

Ülke düzeyinde artan bir gerilim oluştu. Bursa’da dün yaratılan bir provokasyon sonucunda 3 yurttaşımız polis kurşunuyla yaralandı. Gerilim devam ediyor. Gerilim politikasından ne hükümet, ne de ülke bir yarar sağlayabilir.

Artık ölüm öncesi çizgideyiz. Bu çizgiyi aşmamak için tüm ülke düzeyinde kadın, erkek, her dilden ve her inançtan insanlarımızın güçlü çığlığına ihtiyaç var.

30 Ekim’de BDP’nin yaptığı ‘Çözüm ve Demokratik Adım’ çağrısına her yerde ve her alanda destek ve dayanışma göstererek, ölümleri engellemek üzere güçlü bir ses, büyük bir çığlık yaratabiliriz.

Halkların Demokratik Kongresi olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Bugün süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinin 49. günündeyiz. 60 kadar cezaevinde 700 kadar tutuklu ve hükümlü artık ölüm çizgisine yaklaştı. Bu çizgi aşılmamalı! Hemen adım atarak bir felaket durdurulmalı.

AKP Hükümeti sorunu çözmek, barışçı ve demokratik adımlar atmak için daha fazla oyalanmamalıdır. Yok saymak ve ölüme göz yummak çözümsüzlük ve felaket getirir. 49 günden bu yana yaşananların gösterdiği, beklemenin çözüme bir katkı sunmadığıdır.

Tüm halkımızı duyarlı olmaya ve ülkenin önemli bir sorunu haline gelen açlık grevleri konusunda tutum almaya çağırıyoruz. Çözüm için ses çıkarılmasına duyulan ihtiyaç hiç bu kadar önemli olmamıştı.

Ölümlere ramak kala, sessiz kalma… Kimse Ölmesin Diye Sen de Ses Çıkar!

30 Ekim 2012