Barış Bloku: Tecridi kaldırın, müzakereyi başlatın

Dayanisma.Net

1 Kasım’a giderken yaşanan süreci değerlendiren Barış Bloku, İmralı’daki tecridin kaldırılmasını ve müzakere sürecine geri dönülmesi çağrısında bulundu.

Barış Bloku üyeleri, 1 Kasım öncesinde “Çatışma değil müzakere, savaş değil barış” başlığıyla Cezayir Salonu’nda basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya Barış Bloku Eş Sözcüsü Gencay Gürsoy, HDP milletvekilleri Garo Paylan ve Levent Tüzel, HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, SYKP MYK Üyesi Halit Elçi ve Nor Zartonk Üyesi Murat Mıhçı ile çok sayıda siyasi kurumun temsilcisi katıldı.

‘TÜRKİYE’YE UZAKTAN BAKIN: AKP İÇ SAVAŞ İSTİYOR’

Barış Bloku Eş Sözcüsü Gürsoy yaptığı açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu tarif etmek için uzaktan bakmak gerektiğini belirtti, dış basında yapılan yorumlara dikkat çekti. Gürsoy, “Suriye iç savaşı Türkiye’ye geliyor”, “Hasta adam”, “Türkiye’de mezhep savaşına doğru”, “İç savaş olasılığı” ve “Türkiye Suriye yolunda” şeklindeki haber başlıkları ve yorumları hatırlattı. Gürsoy, 1048 avukatla yapılan görüşmede Türkiye’de hukuk olmadığına yönelik fikrin ortaya çıktığını söyledi. “Yargı iktidardadır. Hukuk yok” diyen Gürsoy, Saray rejiminin savaşı sürdürmek istediğini vurguladı.

Gürsoy, KCK’nin eylemsizlik kararının dikkate alınması ve PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini belirtti.

TUNCEL: ATEŞKESİ SÜRDÜRMENİN YOLLARI BULUNMALI

HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel de toplantıda yaptığı konuşmada, 7 Haziran sonrası yaşanan Saray darbesinin kutuplaşmayı arttırdığını ve nefreti geliştirdiğini söyledi. Kürdistan’da yürütülen savaş, her gün yaşanan ölümler, mezarlıkların bombalanması ve önceki hafta sanatçı Selim Serhed’in Kürtçe şarkı söylediği için sahnede katledilmesini hatırlatan Tuncel, “Kürtlerin sinir uçlarına dokunuyorlar” dedi.

Tuncel, toplumun her kesimine görevler düştüğünün altını çizdi. Saldırıların 1 Kasım’dan sonra da süreceğine işaret eden Tuncel, KCK’nin 1 Kasım’dan sonra da ateşkesi sürdürmesinin yollarının aranması gerektiğini, meselenin baraj ya da seçim değil faşizmin engellenmesi olduğunu ifade etti.

EMEP: ATEŞKES KIYMETLİ

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, “Geleceğimiz tehdit altındadır” dedi. Gürkan, KCK’nin açıkladığı eylemsizlik kararının çok kıymetli olduğunu, toplumda ortak mücadele ve barış potansiyelinin olduğunu belirtti.

EHP Genel Başkanı Sibel Uzun da, Kürt illerinde gerçekleştirilen savaşın AKP ve DAİŞ işbirliğiyle Batı’ya da taşındığını belirtti. Dilek Doğan’ın polis tarafından vurulmasını anımsatan Uzun, Barış Bloku’nun oluşturduğu gücün yabana atılmaması gerektiğini kaydetti, “HDP’ye sahip çıkmalıyız” dedi.

ESP: TECRİT KALDIRILMALI MÜZAKERE BAŞLAMALI

ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, toplumda güçlü bir barış zemini olduğuna dikkat çekti. Çelebi, bu zeminin toplumun tüm kesimlerine iletilmesi gerektiğini söyledi. “Bu mücadele nasıl büyütülebilir?” diye soran Çelebi, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, müzakerelerin başlatılması ve katliamların hesabının verilmesi çağrısında bulundu. Çelebi, “Halklarla sokak mücadelesini örerek bu zemini güçlendirmeliyiz. Bu katliamlar ilelebet sürmeyecek” dedi.

EHP: BARIŞ MÜCADELESİ KIYMETLİ

EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ise 7 Haziran seçimlerinin sonucunun muhalefete bir umut sağladığını belirterek, “Maalesef Kürt illerinde korkunç bir katliam oldu. Devletin bu katliamı IŞİD ile yaptığı da ortaya çıktı. Bu süreç, Kürt halkı ile birlikte batının da katledildiğini gösterdi. Dilek Doğan’ın katledilmesindeki gibi devlet bu katletmelere devam edecek. Çünkü devlet bundan nemalanıyor” diye konuştu. Uzun, ortaya çıkan tabloda en kıymetli şeyin bir kez daha barış mücadelesi olduğuna işaret etti.

YÜZYILLIK ERMENİ SLOGANI: YAŞASIN BARIŞ

Nor Zartonk’tan Murat Mıhçı da yaptığı konuşmada, bugünkü katliam zihniyetinin yüzyıl önceki ile aynı olduğunu, Ermeniler katledilirken ekilen nefret tohumlarının bugün Kürtlere karşı da yapılmak istendiğini belirtti. Mıhçı, “O gün direndiğimiz gibi, bugün de direneceğiz” diye konuştu. Farklılıklardan değil ortak noktalardan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Mıhçı, konuşmasını Ermenice “Yaşasın barış” sözleriyle bitirdi.

Toplantıda SYKP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Yeni Dünya İçin Sokağa adına da konuşmalar yapıldı.