Çağdaş Hukukçular Derneği’nden açıklama

çhd

ÇHD’li tutsak avukatların duruşmaları yaklaşırken bir dönemece yaklaştığımızı ifade ettik. Silivri’de başlayacak davaya hukuk ve toplum açısından tarihsel değer atfettik. Arkadaşlarımız nezdinde bir avukatlık tarzının mahkûm edilmek istendiğine dikkat çektik. Savunma mesleğine yönelen kuşatmayı ancak dayanışma ile aşarız dedik.

Duruşma 24, 25, 26 Aralık günlerinde görüldü. Daha 24 Aralık sabah saatlerinden itibaren, Silivri’de duruşma salonunda, yüzlerce meslektaşımızın katılımı ile “sanık avukat” ile “avukat” arasındaki sınır, dolayısı ile kuşatma aşıldı, anlamsızlaştı. Devasa salonda kendilerine ayrılan yüzlerce koltuğa sığmayan avukatlar, sanık sandalyelerine taştılar. Toplamda bine yakın meslektaşımız duruşmayı takip etti.

Arkadaşlarımız yıllarca, müvekkillerini olağanüstü mahkemelerin ürettiği hukuksuzluğa karşı korumaya çalıştılar, bu haksızlıkları teşhir ettiler, yargılanma sırası kendilerine geldiğinde:

Eğilip bükülmeden, dosdoğru lafın ortasından, hukukun sınıflı toplumdaki yerini ve işlevini, mahkemenin tarihsel olarak nerede durduğunu, savunmanın tarihsel olarak nerede durduğunu anlattılar. Sömürülen işçi sınıfının, ezilen halkların hak, hukuk mücadelesini, onların hukukla ilişkisini ortaya koydular. Örgütlü hukuk mücadelesinin, ÇHD’nin mücadelesinin önemini bir kere daha açığa çıkarttılar. Yargılanan devrimci avukatlığı duruşma salonunda tekrar tekrar pratikleştirdiler. Hepimiz meslek ve mücadele yaşamımız boyunca dönüp dönüp bakacağımız dersler aldık.

Tecrübelisinden gencine, yüzlerce meslektaş ortak bir duygu ile üç gün boyunca, dinledik, konuştuk, tartıştık, yoldaşlaştık. Şimdilik dört arkadaşımızı zindandan söküp aldık. Tüm ağırlığımızla bu zorlu dönemeci savrulmadan geçtik.

24, 25, 26 Aralık’ta biz bunları yaparken, hırsızlar polise sığındı, jandarma savcıyı dinlemedi, savcılar savcıları yalanladı, HSYK tatile kaçtı, başbakan yeni dizayn ettiği HSYK’yı ihbar etti…

Biz ise durduğumuz yerle onur duyduk.

Artvin’den Uşak’a, İstanbul’dan Adana’ya, Şırnak’tan Edirne’ye, İzmir’den, Diyarbakır’a, Ankara’dan, Roma’ya, Paris’e, Köln’e ve daha nicelerine… Türkiye’de ve Dünya’da savunmanın tarihine silinmeyecek izler bırakan meslektaşlarımızın, mücadele ve başarısını selamlıyoruz.

Biz bir arada olduğumuzda, şehirden ve adliyesinden onlarca kilometre uzakta kurulmuş “duruşma salonlarında” dahi tecridi boşa çıkartacağımızı gördük.

Dayanışmamızın sürekli ve yüksek olması dileği ile bu tarihi süreçte yerini alan tüm üyelerimize, meslektaşlarımıza, kurumlara ve dostlarımıza teşekkür ederiz.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!

Çağdaş Hukukçular Derneği