Main menu:



















Arama

Arşiv

Arşiv

Cumartesi Anneleri: Kanlı Ellerinizi Çocuklarımızın Üzerinden Çekin

[ A+ ] /[ A- ]

DİHA

Üniversitede okurken gözaltına alınarak kaybedilen İsmail Bahçeci’nin akıbetinin sorulduğu Cumartesi Anneleri eyleminde konuşan Bahçeci’nin kardeşi Umut Bahçeci, ağabeyinin kazağını giyerek Başbakan’a seslendi. Umut Bahçeci, “Eğer biraz insansan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başındaki ‘adalet’i savunuyorsan, bu insanları yargılamalısın” dedi.

Kayıpların akıbetini sormak için her hafta bir araya gelen Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 405. haftasında da Galatasaray Meydanı’ndaydı. “Failler belli kayıplar nerede?” pankartının açıldığı oturma eyleminde, her hafta olduğu gibi gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ve karanfillerle “adalet” istendi.

Bu hafta, 24 Aralık 1994’te Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu öğrencisiyken gözaltına alınarak, kaybedilen İsmail Bahçeci’nin akıbeti soruldu. Eylemde, geçtiğiniz hafta Mardin’in Derik ilçesinde 1993-1994 yılları arasında işlenen “faili meçhul” cinayetlerle ilgili dönemin Derik Jandarma Komutanı Tuğgeneral Musa Çitil’in yargılandığı davada adalet sağlanamadığına dikkat çekilerek, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1993-1995 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili yargılanan korucubaşı Kamil Atak’ın tahliye edildiği hatırlatıldı.

Başbakan’a tepki: Sen bir yalancısın!

Eylemde ilk sözü 1995 yılında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız aldı. Anne Yıldız, Başbakan Erdoğan’ın ODTÜ’de kendisini protesto eden öğrencilere yönelik sözlerine ilişkin, “Bu ülkenin Başbakan’ı mı, düşmanı mı belli değil. Öğrenciler dahil kimseyi sevmiyor” diye konuştu. Yıldız konuşmasının ardından ise, Roboski katliamı için yazdığı şiiri okudu. 1996’da kaybedilen Ahmet Kaya’nın kızı Emine Kaya Erbek ise, Kürtçe yaptığı konuşmasında tüm kayıp yakınlarının ve Roboski’de yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaştığını belirterek, Başbakan’ın Roboski’de katledilenlerin “PKK’li olduğu” yönündeki imalarına, “Sen bir yalancısın, onların çoğu çocuktu ve köylülerdi. Ne zamana kadar bu zulüm başımızdan eksik olmayacak?” diye tepki gösterdi.

Kaybedilen ağabeyinin kazağını giyerek geldi

Ağabeyi İsmail Bahçeci’nin kazağını giyerek eyleme katılan kardeşi Umut Bahçeci ise, eylemde pankartın üzerinde duran İsmail Bahçeci tarafından çizilmiş karikatürleri göstererek, “18 yıldır İsmail’den ses yok, bize bıraktığı değerleri ise görüyorsunuz. Bize bu acıyı çektiren dönemin yetkililerini kınıyorum, mevcut hükümeti de kınıyorum. Ayhan Çarkın’ın ifadelerinde ‘faili meçhulleri biz yaptık’ dediğini biliyoruz” diye konuştu.

Bahçeci, “faili meçhul” cinayetlerin sorumlusu olan Mehmet Ağar gibi isimlerin başka davalardan tutuklu bulunduğu halde, faili meçhullerle ilgili yargılanmamasına tepki göstererek, Başbakan’a, “Eğer biraz insansan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başındaki ‘adalet’i savunuyorsan, bu insanları yargılamalısın” diye seslendi. Ağabeyine ne olduğunu öğrenmek istediğini ifade eden Bahçeci, ağabeyinin yaşaması durumda yazar ya da karikatürist olacağını ifade etti. Bahçeci, haftalardır “adalet” istediklerini dile getirerek, “Burada analar siyasetçi oldu. Yakınlarımızı soruyoruz ‘biz de yok’ diyorlar. Ne yapalım? Bulmak için takla mı atalım?” diye sordu. Bahçeci, abisinin gözaltına alındığı tarihten önce 3 günde bir evlerinin resmi polisler tarafından basıldığını; ancak o tarihten sonra evlerine bir polisin uğramadığına da dikkat çekti.

TEM’e görüldükten sonra haber alınamadı

İsmail Bahçeci’nin arkadaşı Süleyman Kalyon ise, İsmail Bahçeci’nin yazdığı şiiri okudu. Haftanın açıklamasını ise, Cumartesi insanlarından Candan Yıldız okudu. Yıldız, Bahçeci’nin kaybedilmesinden Mehmet Ağar’ın sorumlu olduğunu belirterek, “İsmail, güzel konuşan, karikatür çizen, şiir yazan, güzel saz çalan, türkü söyleyen, espritüel, özgüveni yüksek, bilgisi ve donanımıyla etkileyici bir gençti. Gençlik hareketinin içindeydi. Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu başkanıydı. Bu nedenle polisin hedefindeydi” dedi. Bahçeci’nin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldükten sonra kendisinden haber alınamadığını kaydeden Yıldız, “Gözaltında kaybettiğiniz çocuklarımızı da, savaş uçaklarıyla bombaladığınız Roboskili gençleri de, düşmanlaştırdığınız, hedef gösterdiğiniz üniversite öğrencilerini de sahipleniyoruz. Kanlı ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin” diye konuştu.

Açıklamanın ardından eylem 406. haftada buluşmak üzere sona erdi.