Demirtaş: Halk olarak Çankaya’ya adayız

ETHA

Halkların Demokratik Partisi, Cumhurbaşkanı adayının Selahattin Demirtaş olduğunu açıkladı. Demirtaş, HDP’nin Cumhurbaşkanlığı ilkelerini açıkladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhurbaşkanı adayını Neva Palas Otel’de düzenlediği basın toplantısında açıkladı.

Salona “Halkların ve değişimin adayı Selahattin Demirtaş” pankartı asılırken, Demirtaş’ın adaylığını HDP Divan Başkanı Gençay Gürsoy duyurdu.

Demirtaş’ın adaylığına ilişkin yaptığı açıklamanın satır başları şöyle:

-Bu görev benim omuzlarımda. Bu süreçte bize katkı sunan kardeşlerimizin ortak adayı olarak karşınızdayım.

-Bu görevin şahsıma verilmiş olması, bütün bu arkadaşlarımın kıymetli emanetinin bugünden itibaren bu çizgiye, bu ilkesel duruşa teslim edilmiş olması Türkiye demokrasi mücadelesi açısında çok büyük bir kazanç olacaktır.

HALK OLARAK ÇANKAYA’YA ADAYIZ

-Biz kampanya sürecinde de göstereceğiz ki tek başımıza kişi olarak Çankaya’ya aday değiliz, ilkelerimizle birlikte temsil ettiğimiz bütün kesimlerin talepleriyle birlikte, halk olarak ilk defa Çankaya’ya adayız.

ŞİMDİDEN KAZANDIK

-Biz halkın içinden çıkmış insanlar değiliz, zaten halkın içindeyiz. Çıkmış da bir yere gitmiş değiliz. Bu kampanyada belki de en büyük kazancımızdır Türkiye’de halkların yani ezilmiş, ötekileştirilmiş büyük halk yığınlarının iddiasını, cesaretini ortaya koymuş olmamızdır. Bugünden itibaren, cumhurbaşkanlığı ilk ve ikinci tur seçimleri yapılmadan kazanmış tek hareketiz. Adaylığımızı bu çerçevede ortaya koymakla, daha şimdiden halklar lehine kazanmış bir çizgiyiz, ilkeyiz.

-İnanarak ifade etmek istiyorum ki, elbette daha başvuruya birkaç gün daha var, kaç aday çıkar daha kestiremeyiz, ama kaç aday olursa olsun iki çizgi var. Birincisi; özgürlüğü, demokrasiyi, emeği, eşitliği, kardeşliği temsil edecek olan biz. İkincisi; devletçi, merkeziyetçi, elit gelenekten gelen, en iyi devleti biz yönetiriz anlayışı ile kendilerini üstün zannedenlerin çizgisi olacak. Bu iki çizgi arasında bir yarış gerçekleşecek.

KADIN ADAY ÖZELEŞTİRİSİ

-Mutlaka özeleştiri vermemiz gereken en büyük eksik, adaylar arasında bir kadın arkadaşımızın olmaması. Böylesi büyük bir eksiklikle seçim kampanyasına başlıyoruz. Ama kadın özgürlüğü ve kadın kimliğinin savunulması, bu taleplerin cesurca ortaya konulması bakımından tek çizgi bizi. Kadın aday yok ama kadın rengi bu kampanyaya damgasını vuracak, bizim yarışımızda kadın renginin, kadın özgürlük duruşunun belirleyici olacağını ifade etmek istiyorum.

-Bizler şahsi bir yarış içerisine, kişisel bir hırs içerisine dalmadık, dalmayacağız. Diğer adayların da bu ciddiyetle bu meseleye yaklaşmalarını diliyoruz.

ARTIK KORKUNÇ DEĞİL NEŞELİ DEVLET OLACAK

-Bizim anlayışımızla birlikte ciddi devlet, korkunç devlet, kaşları çatık devlet, gülmeyen devlet dönemi bitecek. Devletin gülebileceğini de, halk tarafından neşeli bir şekilde yönetilebileceğini de göstermek istiyoruz. Devletin iki yüzlü yönetim tarzını bitirmek istiyoruz. Yüzünüze karşı sert, kaşları çatık, arkadan her türlü fırıldağı çeviren devleti teşhir edeceğiz. Devlet, bize diz çöktürüp boyun büktürmesi gereken bir mekanizma değildir. Biz cumhurun başkanını halkın hizmetine, halkın emrine taşımaya çalışacağız.

-Bu kadar kritik bir dönemde gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde barış için çabalarımızı daha da aktifleştireceğiz.

KARDEŞÇE YAŞAMAK İÇİN

-Bu topraklarda kardeşçe, arkadaşça, yoldaşça yaşayarak kendi kimliğini, inancını, dinini, mezhebini özgürce hissederek korkmadan hayata geçirecek bir devlet anlayışını hayata geçireceğiz. Demokratik laiklik ilkesinden asla taviz vermeyecek bir anlayışı savunacağız.

-Din adına dini kullanarak ikiyüzlü bir politikaya, dini, devleti, parayı kendi çıkarları için kullananlara karşı, şeffaflığı, barışı, adaleti savunacağız. Artık herkes bilecek ki bu ülkede yaşayan her yurttaş Sünni, Alevi, Süryani, Ezidi, Yahudi, Hristiyan, Kürt, Türk, Ermeni, Çerkes, Arap, Türkmen kim olursa olsun öyle lafta değil özüyle asla kendi tarihini, geçmişini inkar etmek zorunda kalmadan; toplumsal baskı, mahalle baskısı, yargı baskısı, hükümet baskısı hissetmeden bu devletin gerçek sahibi olacağı günleri yaratmak için mücadele edeceğiz.

-İtildiğimiz yere, ezilenler noktasında duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu ilkeleri yükseklere taşımak için elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

-Adaylığımızı açıkladığımız bugünden itibaren, kolektif bir anlayışla gençlerin ve kadınların öncülük yaptığı, halkın bizzat özgücüyle yürüttüğü, kendi iddiasını ortaya koyduğu bu kampanyayı gün ben gün hayata geçireceğiz.

PARA ONLARIN OLSUN BİZ HALK İKTİDARINA YÜRÜYECEĞİZ

-Arkamızda devlet olanakları olmayacak. Olmasın da! Büyük partilerin, holdinglerin olanakları olmayacak. Olmasın da! Halkımızın özgücü, gençlerin emeği, işçilerin alınteri, annelerin duası olacak. Bundan büyük değer yoktur bizim için, kazanmak için. Para onların olsun, saltanat onların, biz özgücümüzle nasıl demokratik halk iktidarına yürüneceğini göstermek istiyoruz.

15-16 HAZİRAN’DAN GEZİ’YE TÜM DEĞERLERİ ORTAKLAŞTIRACAĞIZ

-Bu süreçte geçmiş demokrasi deneyimlerimiz, geçmiş özgürlük deneyimlerimiz bizim ilkelerimize ışık tutacak, yolumuzu aydınlatacak. Bizler 15-16 Haziran direnişinden Gezi direnişine kadar yaratılan bütün değerleri bu kampanya sürecinde ortaklaştıracağız. Bu duruşu sahiplenen herkesin ortak adayı olmak gayretindeyiz.

-Ape Musa’dan, Orhan Doğan’a, Hrant Dink’e kadar onurlu barış savunucularının bayrağını yere düşürmemeye çalışacağız.

MADEM ONLAR ÜRETİYOR, ONLAR YÖNETECEK

-Halkın iradesine saygı duymayanlara, halk gerçekten nedir bu kampanyada anlatacağız. Sabahın karanlığında uykusuz, yorgun haliyle başını yasladığı halk otobüsünün camından hayatı izleyen işçinin, emekçinin gencin kim olduğunu hatırlatacağız. Onlar bu ülkeyi yönetenler olacak. Maden onlar üretiyor, onlar yönetecek diyeceğiz.

-Bizlerle birlikte bu umudu büyütmek isteyen herkese kapımız, gönlümüz açık olacak.