Van’da deprem vurdu, devlet süründürdü

vandeprem

Evrensel

Van’ın Erciş ilçesi 2011 yılında meydana gelen depremlerde en büyük yıkımı yaşadı. Aradan geçen zamana rağmen sorunları çözülmeyen ve hâlâ insanca yaşanabilir bir konuta kavuşamayan depremzedeler şimdi de konteyner kentlerden çıkarılıyor. Alkanat Konteyner Kent’te kalan 110 depremzede önceki gün buradan polis zoruyla çıkarılmak istenmiş, halkın tepkisi üzerine polis geri dönmüştü.

Kış ortasında sokağa atılmak istenen depremzedelere şimdi de konteynerleri boşaltmaları için 7 gün süre tanındı. Depremzedeler şimdi 7 gün sonra ne yapacaklarını düşünüyor kara kara.

Büyük bir yoksulluk yaşayan, mum ışığında ve soğukta çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi veren depremzedeler çaresiz. Gidecek hiçbir yerleri olmayan ve konteynerleri terk etmeleri için elektrikleri de kesilen Ercişli depremzedeler, “Kışın ortasında nereye gideceğiz” diye soruyor. Depremzedelerin tek istediği başlarını sokabilecek bir konut. Geçtiğimiz ay Erciş’i ziyaret eden ve depremzedelerin bütün sorunlarını çözdüğünü iddia eden Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümetten ise çözüm için hiçbir açıklama gelmiyor. Erciş’te son iki yılda yaşananların çok küçük bir kısmına dair derlediklerimiz, vatandaşın yaşadığı çilenin ve devletin ilgisizliğinin boyutlarını ortaya koyuyor.

Başbakana göre her şey yolunda

Depremin 2. yıl dönümü olan 23 Ekim’de bir dizi açılış ve yapımı biten TOKİ konutlarının teslim töreni için Erciş’e giden Başbakan Tayyip Erdoğan, pembe tablolar çizerek, “Sorunları çözdük” demişti. Konuşması boyunca BDP’li Van belediyesine yüklenen Erdoğan, yaşanan yığınla soruna rağmen AKP’li Erciş belediyesine toz kondurmamıştı. Erdoğan yaptığı konuşmada deprem sonrası Van ve Erciş’te 30 bin konteyner ev kurduklarını ve 175 bin kişiye barınma imkanı sağladıklarını söylemişti. Yazlık çadırlarda geçirilen kışı da görmezden gelen Erdoğan, “Kısa sürede çadırkentleri kaldırarak vatandaşı konteyner evlere taşıdık. Türkiye’de 50 şehirden daha büyük olan bir nüfusa hizmet sunduk” demişti. Erdoğan, depremzedelere gönderilen elektrik faturalarının haberlere konu olduğunu da unutarak, “Elektrik ve su için ücret almadık” demişti. Kurdukları aşevlerini ve vatandaşa sıcak yemek vermelerini de büyük bir lütuf olarak sunan Erdoğan, “Kiracılar için yapılmış 3 bin konutumuz var. Bunun devamı da gelecek. Bunun 2 bin tanesini kamu kuruluşlarında çalışanlara tahsis edeceğiz. Geri kalan bin konut ise kiracılara satılacak. Kura ile bu konutları dağıtacağız” demişti. Uzmanların ‘konutlar en fazla 40 bin liraya mal ediliyor’ yönlü açıklamalarına rağmen Erdoğan, “Bu konutların maliyeti 110 bin lira ama biz 75 bin liraya satacağız” diyerek de gerçekleri ters yüz etmişti.

AFAD: Devlet yapacağını yaptı

Barınma sorunu bir türlü çözülmeyen Ercişliler konteyner kentlerden çıkarılma sorunuyla ilk kez karşılaşmıyor. Geçtiğimiz yıl aralık ayında da Çelebibağ beldesindeki konteyner kentte yaşayan depremzedeler çıkarılmak istenmişti. AFAD yetkilileriyle görüşen depremzedeler “Devlet yapacağını yaptı, artık gerisini siz halledin” cevabıyla karşılaştı.

İlaç ve muayene borcu çıkardılar

Depremin ardından depremzedelerden ilaç ve muayene için yüzde 20’lik katkı payı alınmamıştı. Ancak bu uzun sürmedi. Bu yılın mayıs ayında eczanelere ve hastanelere giden Ercişli depremzedeler muayene ve ilaç yüzdesi borçlarıyla karşılaştı. Bugüne kadarki muayene ve ilaç alımları nedeniyle kendilerin talep edilmeyen para karşılarına toplu borç olarak çıkan depremzedeler ilaç alamadan geri döndü. Eczacılar, birikmiş borçların depremzededen talep edilmesini eleştirmiş ancak “bizim elimizden bir şey gelmiyor” demişlerdi. Başbakanın ‘depremzededen elektrik parası alınmayacak’ açıklamasına rağmen vatandaşlara yüklü elektrik faturaları yollanamsının ardından bu kez de verilen sözlere rağmen ‘büyük hizmet’ olarak propaganda edilen ‘sağlıkta katkı payı almayacağız’ sözlerinin de gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmış oldu.

İcralık oldular

Depremin ardından toplanan onca yardıma rağmen Erciş’te yapılan TOKİ konutları da evlerini, yakınlarını kaybeden depremzedelere parayla satılmıştı. Üstelik konutların maliyetini çok üzerinde satıldığı iddiaları uzun süre gündemde kalmıştı. Erciş’te TOKİ’lere hak kazanan depremzedelerin ise çilesi katlanmıştı. Öyleki konut ödemelerini yapamayan depremzedeler icralık olmuştu. Konutlar için depremzedelerden 2 yıl ücret alınmayacağı vaadedilmesine rağmen önce kapıcı, kömür, çevre düzenlemesi adı altında daire başı 1850 lira istenmişti. Parayı talep eden ise TOKİ bünyesindeki sitelerin yönetimini üstlenen Boğaz İçi Yönetim AŞ. Tepkiler üzerine istenen ücret 1350 liraya düşürülmüştü. Bir süre sonra ise depremzedelere icra makbuzları gönderilmişti.

Karanlığa mahkum edildiler

Birçok depremzede çadır ve konteynerlerde yaşarken TOKİ’ye hak kazananlar önce kendileri şanslı saymıştı. Ancak zaman ilerledikçe yaşadıkları sıkıntılar onları da zor günlerin beklediğini göstermişti. Depremde her şeylerini kaybeden, kuranın kendilerine çıkmasıyla kendilerine parayla satılan TOKİ konutlarına yerleşen depremzedeler bir süre sonra karanlığa gömüldü. Erciş’teki Yukarı TOKİ 5. Etap’ta yaşayan depremzedelerin elektrikleri faturalarını ödemedikleri gerekçesi ile kesildi. “Mum alacak paramız bile yok, elektrik faturasını nasıl ödeyelim” feryadını duymayan TOKİ ve Van Gölü Elektrik Dağıtım şirketi gözünün yaşına bakmadığı depremzedeyi karanlığa mahkum etti.

Usulsüzlük iddiaları

TOKİ konutları için yapılan kura çekimlerine de itiraz geldi. Depremzedeler kura çekimlerinde usulsüzlük yapıldığını iddia etti. ‘Hak sahipleri barakalarda, AK zenginler villalarda’ ve ‘Hakkımızı zenginlere peşkeş çeken yönetimler kahrolsun’ pankartlarıyla eylemler yaptılar. Konutların AKP’li vekillerin yakınlarına, polislere ve Erciş Belediyesi personeline verildiğini iddia ettiler. ‘Usulsüzlük’ iddiaları üzerine başlatılan incelemenin ardından 24 Haziran 2013’te AFAD’ın kiracı depremzedeler için yaptığı konutların kura çekilişi iptal edildi. Geçtiğimiz ay yeniden yapılan kura çekiminde umutlar bir kez daha kırıldı. 136 konut için 946 kişinin katıldığı çekilişte bekledikleri sonucu alamayan ve kışın yaklaşmasıyla iyiden iyiye tedirgin olan depremzedeler isyan etti. Kura çekilen salona polis girdi, depremzedeler dışarı çıkarıldı.

Kredi vaadi de yalan oldu!

Erciş’te AFAD’ın ‘40 biner lira kredi verilecek’ vaadine güvenerek, konut yapan köylüler de büyük mağduriyet yaşadı. Krediler ödenmedi. AFAD topu bankaya attı. Banka ‘Bizimle ilgisi yok, AFAD’a gidin’ dedi. Depremin ardından gıda ve giyim kuyruklarına giren depremzedeler bu kez haftalarca bankalarda kuyruğa girdi.

‘Kentsel dönüşüm isyanı’

Erciş’te başlatılan ‘Kentsel Dönüşüm’ de halkın tepkisini çekti. Haksızlığa uğradıklarını söyleyen halk proje hakkında kendilerine hiçbir bilgi verilmediğini işyerleri ve arsalarının değerlerinin altında ellerinden alındığını söyledi. Kara Yusuf Paşa Camii avlusunda toplanan halk, ‘Deprem bir yıktı bir de siz yıkmayın’, ‘23.10.2011 depremi, 2013 TOKİ depremi’, ‘Kentsel dönüşüm diyerek halkı birbirine düşürme’, ‘Zulüm ile adap olanın sonu berbat olur’, ‘Kentsel dönüşüme evet adaletsizliğe hayır’ dövzileri açtı. Yapılan açıklamada, “Yeni ve yüksek bina yapmak kentsel dönüşüm değildir. Erciş’te bugüne kadar olagelen çarpık kentleşmenin sorumlusu biz değil, belediyedir” denildi.