DİSK, Neden “Hayır” Dediğini Açıkladı

Damla Sandal
Bianet

“Tek bir kişiye, tek bir imzayla sendikaları kapatma, grevleri yasaklama, kıdem tazminatını kaldırma, toplu iş sözleşmelerini askıya alma, ‘gerektiğinde’ ücretleri dondurma yetkisi veren Anayasa’ya hayır.”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK) Nisan ayında yapılması öngörülen anayasa değişikliğine dair referandumda “Hayır” diyeceklerini düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu.

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu basın toplantısını şu sözlerle açtı:

“Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği bu süreçte sendikaların önümüzdeki anayasa referandumu için DİSK’in tavrını açıklayacağız. DİSKAR’ın hazırladığı ‘Başkanlık İşçiye Zararlıdır’ raporunu paylaşacağız. Başkanlık ve yarı başkanlık ve parlementer rejimlerde işçilerin durumunu nedir anlatacağız. Oldukça ilginç verilere ulaştık”.

Dünya Tarihinde Başka Örneği Yok

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, cumhuriyet tarihinin en riskli, en sorunlu sürecinin içinde bulunulduğunu belirtirken “TBMM’deki anayasa tartışmalarını izlemişsinizdir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa iki hafta içinde anayasa tartışmasının yapılıp bittiğini gördük. Dünya tarihinde böyle başka bir örnek yok. Nisan tarihinde muhtemelen referanduma gidilecek. Biz de DİSK Başkanlar Kurulunu topladık ve tüm sendikalarımızın görüşlerini aldık” dedi. Ardından Kani Beko, 3 Şubat’ta anayasa referandumu gündemiyle toplanan DİSK Başkanlar Kurulu’nun yayınladığı sonuç bildirgesini okudu.

Sonuç bildirgesinde DİSK olarak bu anayasa değişikliğine öncelikle usulden karşı olduklarını, değişiklik paketinin TBMM’den olağanüstü bir hızla, medyadan hatta vekillerden kaçırılarak, hukuka aykırı açık oylamalarla, kavga gürültü içinde geçirildiği belirtildi.

DİSK ayrıca anayasa değişikliği teklifinin içeriğine de karşı olduklarını ve anayasa değişikliğinin halkın gündeminde olmadığını düşündüklerini açıkladı.

Yapılan sunumda, DİSK’in referandum süreciyle ilgili yaptığı temel eleştirilerden birinin de halkın yeterli bilgeye sahip olmadığı ifade edildi.

Memleketin ve İşçilerin Geleceği İçin Hayır

DİSK’in sonuç bildirgesinde asıl vurgu anayasa değişikliği ile getirilmeye çalışılan sistemin işçiler açısından nerden olumsuz olduğu açıklandı:

“DİSK olarak tüm işçilere sesleniyoruz:

“Bu ülkeyi 15 yıldır yönetenlere oy verdiniz ya da vermediniz. Şimdi tercihiniz bir parti veya lider olmayacak.

“Toplumu kutuplaştıracak, meclisin, yargının ve hükümetin yetkilerini tek bir kişide toplayacak, işçi haklarına zarar verecek, ekonomiyi krizlerle karşı karşıya bırakacak bir rejim değişikliğini oylayacağız.

“Türkiye’nin işçiler için bir cehenneme dönüşmesine hep beraber hayır diyelim!

“Tek bir kişiye, tek bir imzayla sendikaları kapatma, grevleri yasaklama, kıdem tazminatını kaldırma, toplu iş sözleşmelerini askıya alma, ‘gerektiğinde’ ücretleri dondurma yetkisi veren Anayasa’ya hayır diyelim.”

“Emekçilerin alternatif anayasa önerisi hazır”

Basın toplantısında DİSK’in 2010 Referandumu sonrası ülkenin saygın Anayasa hukukçuları ve bilim insanlarının katkısı ile ‘Özgürlükçü, Eşitlikçi, Demokratik ve Sosyal Bir Anayasa İçin Temel İlkeler Raporu hazırladığı hatırlatıldı ve “Emekçilerin özlem duyduğu bir Anayasanın temel taşlarını ortaya koymuştu. Alternatif isteniyorsa, emekçilerin alternatifi hazırdır” denildi.

DİSK İktidarların Anayasa Değişikliklerine Hep Karşı Çıktı

Sonuç Bildirgesi’nde DİSK’in tarihi boyunca insan ve işçi haklarına aykırı tüm anayasa ve yasa değişikliklerine karşı çıktığı anlatıldı:

“Anayasalar DİSK’in tarihinde belirleyici bir öneme sahiptir ve DİSK’in kimliğini belirlemiştir

“DİSK Kuruluş Bildirgesi’nde yer alan şu ifadelerle şimdiye kadar emekçilere en geniş hakları sağlamış 1961 Anayasası sahiplenilmiştir:

Biz devrimciliği; bugünkü tutucu, gerici, ekonomik, sosyal ve politik ilişkilerin Anayasa uyarınca değiştirilmesi ve Anayasa ilkelerinin hayata uygulaması anlamına alıyoruz…

“1963’te henüz grev yasası ortada yokken kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler’in öncülüğünde Kavel işçileri, Anayasada güvence altına alınan grev hakkına dayanarak greve çıktı.

“1970’te DİSK’i ortadan kaldırmaya yönelik yasalara karşı 15-16 Haziran Direnişi ‘Anayasal Direniş Komiteleri’ adı altında birleşen işçilerce örgütlendi.

“Bu tutum 12 Eylül mahkemelerinde de sürdü, Genel Başkanımız Abdullah Baştürk Anayasa’yı askıya alarak kendisini yargılayan cuntacılara karşı Anayasa’yı savundu. Baskıcı, yasakçı 82 Anayasası’yla ve 12 Eylül rejimi ile hesaplaşma DİSK’in varoluşunun bir parçasıdır.

“DİSK 2010 referandumunda 12 Eylül Anayasasını ayakta tutmaya çalışan pakete de hayır dedi. DİSK referandumun hemen ardından yaptığı değerlendirmede yargıdaki iktidar kontrolünün tehlikelerine dikkat çekti ve AKP’nin “Başkanlık Sistemi”ne geçişin kapılarını aralamaya çalıştığını saptamıştı. O günden bugüne yaşananlarla tarih bizi haklı çıkardı.”