Elazığ’da kiliseden bozma otopark

nm_kilise_1105

Serdar KORUCU
Agos

Dönemine ait kartpostallarda Ermeni Protestan Kilisesi olarak geçen ancak 1973’te Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca ‘Tarihi Süryani Kilisesi’ olarak tescil edilen bina bugün özel mülk statüsünde.

19. yüzyılın sonlarında yapılan taş örgülü bu ibadethane, Anadolu’da Hıristiyan nüfusun azaltılmasının ardından sahipsiz kalan pek çok kilise gibi uzun zaman farklı amaçlarla kullanılmış. Cumhuriyet döneminde önce Arpacı Un Fabrikası olarak işlev gördükten bir süre sonra kaderine terk edilmiş.

Mahallenin çocuklarının içinde oyun oynamaması için hakkında korku dolu hikâyeler anlatılan bina bir yandan yanı başında kurulan salı pazarına ev sahipliği yapmış bir yandan da koyunların mekanı olmuş. Fakat kilisenin durumu bugün de çok farklı değil.

2007’de yapılan resmi açıklamalarda mimarisi bozulmadan hastaneye dönüştürüleceği duyurulsa da geçen 7 yılda kilisenin etrafında hiçbir değişiklik yok. İbadethane Elazığ’ın merkezi konumunda olması nedeniyle en tercih edilen otoparklardan birine dönüşmüş durumda. Üstelik gece de açık olan, hem de 24 saat bekçisi bulunmasıyla iftihar eden bir otoparka…

Bu otopark araçları park etmek için sadece kiliseyi çevreleyen araziyi değil binanın içini de kullanıyor. Bir zamanlar dua edenlerin doldurduğu mekâna bugün arabalar birer ikişer sıralanıyor. Kilisenin apsisindeki kilit taşı üzerinde yer alan, bugün silinmiş olsa da dikkatli bakıldığında fark edilebilen Meryem Ana ve Bebek İsa motifinin hemen altına çekiliyor minivanlar. Bu büyük araçlar binanın içine girerken kapı girişine de zarar veriyor. Otoparkta onları ikaz eden kimse de yok.

Define kazıları nedeniyle bir zamanlar zemini paramparça edilmiş kilise farklı amaçlarla da kullanılıyor. Kimi çöplerini hâlâ buraya atarken kimi ise tuvalet ihtiyacını gideriyor usulca. Bu ibadethanede bir zamanlar inananların Tanrı’ya dua ettiklerini unuturcasına…