Hayal Dört Ay Sonra Tahliye Olabilir

Funda TOSUN
Agos Gazetesi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Dink cinayeti davasında kararın açıklanmasının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen dava dosyasını Yargıtay’a eksiksiz bir şekilde göndermeyi bir türlü beceremedi. Dosya, 6 Haziran’da Yargıtay’a gönderilmiş, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘eksik tebligat’ gerekçesiyle dosyayı Mahkeme’ye iade etmişti.

Mahkemenin bu basiretsizliği nedeniyle, Yasin Hayal, 6 yıllık tutukluluk süresinin sona ereceği 23 Ocak 2013’te tahliye olacak. Dink ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, “Mahkemenin kararına göre tüm sanıklar örgüt suçlamasından beraat ettiği için tutukluluk sınırı en fazla 6 yıl. Kalan 4 ay içinde Yargıtay’ın kararını açıklaması neredeyse imkânsız” dedi.

Dosya Yargıtay’a bugün ulaşsa bile önce Başsavcılığa gidecek. Savcılığın görüşü tüm taraflara tebliğ edilecek. Ardından Yargıtay’ın ilgili dairesi dosyayı ele alacak. Sanık avukatları da Yargıtay’da duruşma talep edecek.

14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Yasin Hayal’in eniştesi sanık Coşkun İğci hakkında hüküm vermesini unutmasından tutun da ağabeyi Osman Hayal hakkındaki kararın gerekçesini yazmayı ‘atlamasına’ kadar yaşanan bir dizi skandalın ardından geldiğimiz nokta bu. Yasin Hayal, kaldığı yerden devam etmek için gün sayıyor. Dink cinayeti davasında adalet talep edenlerin elinden bir şey gelmezse, skandalın en büyüğü 4 ay sonra yaşanacak.

Hrant Dink dosyası kararın üzerinden sekiz ay geçmesine rağmen Yargıtay’a gönderilemedi

Davaya bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2012’de 5 yıllık bir yargılamanın ardından büyük tepki toplayan bir kararla davayı sonlandırmıştı. “Cinayetin arkasında örgüt var ama delil bulamadık” şeklinde karar veren mahkeme, gerekçeli kararında örgütün çok büyük olduğunu ve delilleri kararttığını ileri sürmüştü. 19 sanıklı davada “azmettirici” Yasin Hayal’in dışındaki sanıkların tamamının tahliye edildiği karar duruşmasında, sanık Coşkun İğci hakkındaki hükmün açıklanması unutulmuştu.

Davanın gerekçeli kararının açıklanmasının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile ilgili kararının temyiz edilmesi üzerine dosya 6 Haziran’da Yargıtay’a gönderilmişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin eksik tebligat yaptığını belirledi. Dosya, eksikliğin giderilmesi istemiyle mahkemeye iade edildi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Temmuz’da mahkemeye ilettiği yazısında, kararın müdahillik talebinde bulunan Birgün Yayıncılık, Sivo ve Mihail Yağbasan, Pen Yazarlar Derneği, Uluslararası İnsan Hakları Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler Derneği, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Kadir Sağdıç ve Mehmet Fatih İlğar’ın yokluğunda verildiğini ve bu kişilere de gerekçeli kararın gönderilmesi gerektiğini bildirmişti. Mahkeme, Yargıtay’ın talebinin üzerinden bir ay geçmesinin ardından ancak 10 Ağustos tarihinde İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazarak, “Yazıda adı geçen şahısların, yayınevi ve derneklerin adreslerinin ya da vekillerinin tespiti ile tebligata yarar adreslerinin tespit edilerek en kısa zamanda” gönderilmesini istemişti.

Olacaklardan mahkeme sorumlu

‘Tasarlayarak öldürmeye azmettirmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Yasin Hayal’in dört ay sonra tahliye edilme ihtimalini değerlendiren Dink ailesi avukatlarından Fethiye Çetin, kalan sürede Yargıtay’ın kararını açıklamasının neredeyse imkansız olduğunu söyleyerek, “Mahkemenin kararına göre tüm sanıkların örgüt üyeliği suçlamasından beraat etmeleri nedeniyle, tutukluluk sınırı, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre beş yıldır. Beş yıllık süreye, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararı uyarınca bir yıl daha eklenebilmekte ve bu bir yıllık süre içinde Yargıtay incelenmesinin sonuçlanması umulmaktadır” dedi.

Ancak, cezası daha önce kesinleşen Ogün Samast dışındaki tek tutuklu sanık olan Yasin Hayal hakkındaki Yargıtay kararının 23 Ocak 2013’e kadar kesinleşme ihtimali zayıf. Bu durumda Hayal’in 4 ay sonra tahliye edilmesi olasılığı çok güçlü. Dosyanın Yargıtay tarafından incelemesi sırasında uyulması gerekli prosedürler açısından kalan süre ise oldukça az. Zira dosya önce Yargıtay Savcılığı’na gidecek, savcılığın görüşü, tüm taraflara tebliğ edilecek ve sonrasında Yargıtay’ın ilgili dairesince ele alınacak. Bazı sanık avukatlarının Yargıtay incelemesi için duruşma talep ettiklerini de göz önüne alırsak süreç daha da uzayacak ve 23 Ocak 2013’e kadar karar çıkması imkânsız olacak.

Böyle bir durumun sorumluluğunun ise bizzat yargılamayı yapan ve bugüne kadar benzer pek çok skandala imza atan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde olacağı açık. Mahkemenin bu durumun ortaya çıkmasından sonra ne yapacağı merakla bekleniyor.