Hocalı Katliamı Bahane Edilerek Ermeniler Terörize Edilmeye Çalışılıyor!

İstanbul “ERMENİ YALANINA KANMA” afişleriyle donatıldı. Metro istasyonları, bilboardlar bu afişlerle kaplı.

“Ermeni yalanı”nın ne olduğunu merak edecek olursanız, görürsünüz: Hocalı katliamını protesto mitingine çağrı yapılmakta.

Hocalı katliamı da dahil, dünyanın neresinde olursa olsun insan hayatına kast eden bütün girişimleri kınamak bir insan hakkıdır. Ancak can kayıplarını başka amaçlarla istismar ederek, olaylarla etnik ve dinsel köken dışında hiçbir ilişkisi olmayan, başka bir coğrafyada yaşayan bir toplumun tamamını hedef göstermek için kullanmak hak değil, tersine en temel haklardan insan haysiyetine, güven içinde yaşama ve eşit muamele göre hakkına saldırıdır.

Afişlerin amacı Hocalı katliamını protesto etmek değildir. Öyle olsaydı, başlık olarak, çarpıcı büyük harflerle yazılı “Ermeni yalanı” ifadesi seçilmezdi. Bu sözle doğrudan Ermeni kimliği ve bütün Ermeniler hedef alınmıştır. Yapılan ırkçılıktır. Nefret söylemidir. Bir toplumu ve onun bireylerini düşman olarak hedef göstermektir. Bu afişler Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Ermenileri hedef almaktadır.

“Ermeni yalanı” ifadesiyle, Ermeni soykırımının kastedildiği açıktır. Fransa’da Ermeni soykırımının inkarını suç sayan tasarı yasalaşmasının ardından, Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı da yaklaştıkça Türkiye’de resmi, gayrıresmi ağızlarda Ermenilere karşı nefret daha da yükseliyor. Amaç soykırım inkarı cephesini güçlendirmek ve milliyetçi, ırkçı güdüleri, düşmanlık ve nefret duygularını besleyerek inkarcılığın tabanını genişletmektir.

Afişlerle aşağı yukarı aynı günlerde Bayburt’ta belediye başkanı “’Dininin, namusunun, kininin davacısı bir gençlik istiyoruz” diyordu. Belediye başkanı, Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümü kapsamında, kentin Ermeniler tarafından işgal edilmesi ve Türkler tarafından kurtarılmasını canlandıran, düşman “Ermeni” figürlerinin kullanıldığı temsili gösterileri bu sözlerle savundu. Evet, belediye başkanı “kinci bir gençlik” istiyor! Tıpkı İstanbul’a kin ve nefret yayan afişler gibi!

Biz insan hakları savunucuları, milliyetçilik, ırkçılık, ayrımcılığa karşı olan herkesi, ama herkesi, bu yükselen düşmanlık dalgasına karşı güçlü bir cepheyi, farklılıklara karşı nefretin ve şiddetin reddi, insan hakları, adalet, kendi kendiyle yüzleşme kültürünü besleyen bir cepheyi örmeye çağırıyoruz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
IRKÇILIK VE AYRIMCILIĞA KARŞI KOMİSYO
N