Marmara İletişim’den İhraç Edilen Akademisyenler: ‘Diz Çökmeyeceğiz’

Gazete Karınca

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden ihraç edilen akademisyenler önce terk etmek zorunda kaldıkları odalarından seslendi, sonra da kampüs önünde bir basın açıklaması yaptı. Akademisyenlerden Uraz Aydın, yaşananların eğitimi hedef alan bir siyasi tasfiye operasyonu olduğunu söyledi. Burcu Yılmaz “Direnmeye devam edeceğiz” mesajı verdi. Emre Tansu Keten ise “Biz bilgi üretmeye devam edeceğiz, diz çökmeyeceğiz” diye konuştu.

Çıkarılan son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden ihraç edilen akademisyenler, okulun Nişantaşı Kampüsü önünde yapacakları basın açıklaması öncesinde odalarından birer videolu mesaj gönderdi.

Kampüs Önünde Açıklamaya Destek

Uraz Aydın, Burcu Yılmaz ve Emre Tansu Keten eşyalarını topladıktan sonra kampüs önünde basın açıklaması düzenlendi.

İletişim fakültesinin eski dekanlarından Prof. Dr. Ünsal Oskay’ın fotoğrafını taşıyan akademisyenler ve onlara desteğe gelenler “Akademi susturulamaz, geri döneceğiz” pankartı açtı.

“Suçsuz Olduklarını Biliyoruz”

Burada konuşan İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şükran Esen, şunları söyledi:

Güzel bir günde değiliz, zor günlerden geçiyor Türkiye. 1980’lerde daha kötüsünü yaşadık, ona yaklaşıyoruz ama bugünler de altta kalacak. İhraç edilen üç arkadaşımız için buradayız. Onların bilimsel çalışma dışında bir şey yapmadıklarını biliyoruz. Suçsuz olduklarını biliyoruz. Onların bilimin gerektirdiğini yansıtarak her şeyi sorguladıklarını biliyoruz. Bilim sorgulamayı gerektirir. Bilimin gerektirdiği şey, üniversitelerin gerektirdiği şeydir. Onun için sorgulanması gerekirken ‘neden sorguladınız’ üzerine ihraç edilmesi bizim açımızdan yanlıştır. Bu yanlışın düzeltileceğine inanıyoruz. Yanlışlıklar komedyası oynanıyor. Komedyadan trajediye döndü.

Aydın: Siyasi Tasfiye Operasyonunun Bir Parçası

İhraç edilen akademisyenlerde Utku Uraz Aydın ise şöyle konuştu:,

Bu üniversiteye vermiş olduğumuz, öğrencilerimize vermiş olduğumuz, kendimize vermiş olduğumuz emeğe el konuldu. Biz bunu açıkçası başta üniversiteleri hedef alan ama genel olarak bütün eğitim alanını hedef alan; çünkü yüzlerce Eğitim-Sen’li öğretmen arkadaşımızın da, o gece ihraç edildiğini biliyoruz, bütün eğitim alanını hedef alan bir siyasal tasfiye operasyonunun bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Buradaki destek çok önemli. İhraç edilenlere destek çıkılması çok önemli ama bu dayanışmanın sadece bizler için değil, içeri de kalan hala üniversitede olan hür zihinli dostlarımızın iki gün sonra ihraç edilmemesi verilen bir mücadele dayanışma olduğunu biliyoruz.

Yılmaz: Direnmeye Devam Edeceğiz, Geri Döneceğiz

İhraç edilen akademisyenlerden Burcu Yılmaz ise, “Biz direnmeye devam edeceğiz. Barış arayışının ihraç sebebi olmadığı bir akademiye geri döneceğiz. Bu süreçte yanımızda olanları da unutmayacağız” diye konuştu.

Keten: Bilgi Üretmeye Devam Edeceğiz, Diz Çökmeyeceğiz

Emre Tansu Keten ise özellikle İletişim Fakültelerinin hedef alındığına dikkat çekerek, ihraçların aynı zamanda gazetecilikten soyutlama operasyonunun bir parçası olduğunu vurguladı:

Bu saldırı sadece üniversiteye yönelik değil, son KHK ile özellikle İletişim Fakülteleri hedef alındı. Bu aslında son 10 senedir büyüyen medyaya yönelik operasyonun, gazetecilikten soyutlama operasyonunun bir parçası.

Otosansür çok konuşuluyor, akademisyenlerin otosansürü de konuşulmalı. Sosyal bilimler eleştiriye ihtiyaç duyar, sosyal bilimin su gibi ihtiyacı olan şey eleştirel düşüncedir.

Bugün eğer gazeteciler ses çıkartamıyorsa İletişim Faküllteleri ses çıkartmalıdır. Biz suçlu değiliz, buraya girerken aldığımız puanlar, yaptıklarımız belli. Hakkımızda bir dava dahi yok, siyasi bir operasyonlar buradan sürülüyoruz. Biz bilgi üretmeye devam edeceğiz, diz çökmeyeceğiz.”