Nor Zartonk: Tek Adam Rejimine HAYIR !

Cumhuriyet tarihi boyunca anayasalar toplumsal uzlaşı metinleri olarak değil, gücü eline geçiren iktidar odaklarının iktidarlarının meşruiyetinin ve devamlılığının bir aracı olarak hazırlanmışlardır. Bu anlayışla ortaya çıkarılan metinler toplumun pek çok kesimini tatmin etmediği gibi ilgili dönemde bir şekilde iktidar odağı dışında kalan kesimlerin uzun dönemde ciddi mağduriyetler ve memnuniyetsizlikler yaşamasına sebep olmuştur. Türkiye’de, belki de bu sebepten ötürü dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar sık anayasa değişiklikleri yapılmış ve yeni anayasa tartışmaları hep gündemde olmuştur.

AKP de benzer şekilde ilk kurulduğu günden itibaren “Yeni Anayasa” talebini ısrarla gündemleştirmiştir. 1980 faşist askeri darbesinin sonucu olarak ortaya çıkan 1982 anayasası kuşkusuz toplumun çok büyük bir kesiminin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak bir metindi. Bu açıdan AKP’nin yeni anayasa söyleminin hem doğrudan kendi tabanında hem de daha geniş bir kitle üzerinde tesiri vardı.

Tabi tüm bu toplumsal kesimlerin ana talebi daha fazla demokrasi ve özgürlükler çerçevesinde idi. 15 yıllık AKP iktidarı döneminde 1982 anayasasında onlarca değişiklik yapıldı. 2007 ve 2010 yılında yapılan referandumlar aracılığıyla yürütme ve yargı alanında köklü değişiklikler kabul edildi. Fakat bu değişiklikler sonucunda daha özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratik bir anayasaya ulaşılamadığı gibi yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı noktasında önemli gerilemeler ortaya çıkmış durumdadır.

AKP, bugün bizzat cumhurbaşkanı tarafından “Allah’ın bir lütfu” olarak tarif edilen 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, yeni bir darbe anayasasını topluma dayatma peşindedir. Fiili olarak 7 Haziran seçimlerinden bu yana uygulanmayan kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü gibi ilkeler anayasal olarak da kaldırılacak ve ülkede tam anlamıyla bir tek adam iktidarı kurulacaktır.

15 Temmuz sonrasında ayyuka çıkan iktidar bloku içindeki çatışma ve çatlaklar tek adam düzeni ile aşılmak istenmektedir.

Tarih boyunca tek adam iktidarları, dünyanın her yerinde halklara sadece savaş, kan, yoksulluk ve gözyaşı getirmiştir. 7 Hazirandan bu yana ülkemizin fiili olarak deneyimlediği tek adam düzenin ekonomik ve sosyal sonuçları bu tarihi deneyimlerle örtüşmektedir.

Bugün Türkiye, dünyadan izole ve yalnızlaşmış, özgürlüklerin olmadığı, ekonomik krizin gün geçtikçe daha fazla hissedildiği, işsizliğin istikrarlı bir şekilde arttığı, eğitim, sağlık ve yaşam kalitesinin gün geçtikçe gerilediği bir ülke haline gelmişse bunun sorumlusu 15 yıllık AKP iktidardır.

Aynı AKP iktidarı doğayı ve doğal zenginlikleri adeta talan etmiş, kamu kurum ve kuruluşlarını yandaş kişi ve kurumlara peşkeş çekmiş, dünya tarihinde eşine ender rastlanır büyüklükteki yolsuzluklara imza atmıştır.

İşe alımlarda liyakat değil itaat ilkesini esas alan AKP, devlet kadrolarını yandaşlarıyla doldurmuştur. Küçüğünden büyüğüne kurulan rüşvet ve torpil çarkları ile toplum büyük bir ahlaki/etik erozyona uğratılmıştır.

Türkiye, bugün her diktatörlükte olduğu gibi muhalif milletvekillerinin tutsak edildiği, gazetecilerin ve akademisyenlerin işlerini yaptıkları için tutuklandığı veya işlerinden kovulduğu, muhalif gazete, radyo, televizyon ve internet sitelerinin kapatıldığı, sosyal medyadaki yorumlarından ötürü insanların hapse atıldığı bir ülke haline gelmiştir.

2016 Türkiye’sinde, bir kişinin emriyle onlarca Kürt şehri yıkılmış, binlerce insan göç ettirilmiş ve yüzlerce insan katledilmiştir.

16 Nisan’da önümüze getirilecek referandumda sorulan soru tüm bu yolsuzluklara, katliamlara, baskılara, yozlaşmaya evet mi yoksa hayır mı dediğimizdir.

Biz Ermeniler, kurulmak istenen ırkçı, mezhepçi ve tekçi diktatörlük rejimine hayır diyoruz!

9 senedir yapılmayan patriklik ve vakıf seçimlerini referanduma yedekleyen, Ermeni halkının sözde temsilcilerinin tüm kirli çıkar ilişkilerine de hayır diyoruz!

Ermeni Soykırımı’nı her fırsatta inkar eden, durmadan bizleri ötekileştirmek suretiyle toplumda kutuplaşmayı yükselterek iktidarını sağlamlaştırmak isteyenlere de HAYIR diyoruz!

16 Nisan referandumu bu karanlık dönemden çıkışın başlangıcı olabilir. Biz Ermeniler eşitlik, özgürlük, barış ve adalet talebemizi yükseltmek, tüm bu AKP politikalarına cevap vermek için sandığa gidelim, HAYIR/VOÇ diyelim ve HAYIR’ı örgütleyelim.


Tek Adam Rejimine HAYIR !
Nor Zartonk / Նոր Զարթօնք