O Kürdistan’ı en iyi şekilde anlattı

8665

Evrim Kepenek
DİHA

Yaşamını yitirişinin 6. yıldönümünde usta sanatçı Aram Tigran unutulmadı. Tüm acılara rağmen Kürt ve Ermeni halkları arasında köprü kuran Tigran, sanatıyla öncülük etmeye ve şarkılarıyla Kürdistan’ı en iyi şekilde anlatmaya devam ediyor

Ermenice, Rumca, Kürtçe söylediği şarkılarla halkların yüreğine işleyen Aram Tigran’ın hayatını kaybetmesinin üzerinden 6 yıl geçti. İçten sesi ve bilge ruhunu yansıttığı tarzıyla müziğe ömrünü veren Tigran, yaşamına sığdırdığı 12 albümle, halkların yaşamında izler bıraktı. Hayatıyla halklar arasında müzikal bir köprü kuran Tigran, aynı zamanda Türkiye’nin katliamlar tarihinin de portresi. Êlih (Batman) Qabilcewz’ın (Sason) Bianda Köyü’nde yaşayan ailesinin 1915 Ermeni soykırımından kurtularak, Qamişlo’ya yerleşmesi sonrası Aram Tigran da burada dünyaya geldi. 8 Ağustos 2009 yılında Yunanistan’da yaşamına yitirmesi sonrası gömüldüğü Brüksel’deki mezarına Amed’den getirilen toprak serpilse de onun yeri çok sevdiği Amedli sanatçıların yüreğinde. Tigran’ı onunla müzik yapma şansına erişebilmiş müzisyenler anlattı.

Dinleyici ile özel bağı vardı

Dicle Fırat Kültür Merkezi yöneticilerinden Farqin, Tigran’ı tanıyan isimlerden biri. Tigran’la 1993’te, Almanya Frankfurt’ta yapılan Kürdistan Festivali’nde başlayan arkadaşlıkları kısa sürede dostluğa dönüşmüş. Tigran, Amed’e geldiği dönemlerde Farqin ile aynı evi paylaşmış. Farqin o günleri, “ ‘Konsere çıkınca ne yapacağım?’ diye sordu. Çok heyecanlıydı. Dinleyici ile özel bağ kuruyordu. Amed’deki festival onun için çok farklıydı. Hatta heyecandan hafıza kaybı yaşadı. Sahneye çıktığında şaşırdı, o kitleyi beklemiyordu. Bu halkla yan yana olmak onu çok etkilemişti” diye anlatıyor.

Düşüncelerini sanata yansıttı

Farqin, PKK Lideri Öcalan’ın, kendisini dinlemesinin Tigran’ı çok etkilediğini de aktardı. Tigran’ın içinde gerillaların olmadığı şarkıları anlamsız bulduğunu paylaşan Farqin, ‘Benim bu harekete bu Önderliğe bu halka borcum var. Bunu unutmamalıyım. Yaşım elverdiği sürece onları anlatmakla görevliyim. Çünkü onlar bizim ayakta durmamızın sebebidir’ dediğini söylediği Tigran’ın bu düşüncelerini her daim yaşamına ve sanatına yansıttığını belirtti.

Kürt ve Ermenileri yakınlaştırdı

Müzisyen Bülent Turan da 1990’lı yıllarda Almanya’da tanıştığı Tigran’ın, Kürt hareketi ile özel ilişkisi olduğunu söyledi. Turan, Ermenilere yapılan zulmün çoğunlukla Kürt coğrafyasında yaşanması nedeniyle Kürtler, Ermeniler karşısında kendilerini mahcup hissederken, Tigran, yaşanmışlıkları unutturarak iki halkı yakınlaştırdığını söyledi. Bu davranışıyla da Tigran’ın Kürt ve Ermeni halkları arasında bir köprü olduğunu kaydetti.

Kürtlerin acılarını anlattı

Aram Tigran Kültür Merkezi Yöneticisi olan müzisyen Neşet Güçmen ise Tigran’ın besteleri, kendisine has kişiliği, müziği ve duruşu ile Kürt halkının gönlünde değerler yarattığını belirterek, Tigran’ın bir ekol olduğunu söyledi. Tigran’ı kaybetmelerinin ardından bir müzik okulu kurup, adını buraya vererek yaşatmaya çalıştıklarını dile getiren Güçmen, Tigran’ın gerçek bir gönül insanı olduğunu söyledi. Güçmen, “Doğru nerdeyse halkın yanındaydı. Eserlerinde zaten nerede acı, sızı varsa orada Tigran vardır. 4 parçadaki Kürtlerin acılarını anlattı” dedi.

Pek çok dilde söyledi

Tigran’ın Kürdistan’daki sorunları, aşkları, dertleri en iyi anlatan sanatçılardan biri olduğunu anlatan Farqin, onun çok yönlülüğünü ise şu sözlerle ifade etti: “Bilmediğin bir dilde şarkı söylemek zordur, kendini kabul ettiremezsin. Ancak, Tigran, Ortadoğu’daki ve Kürdistan’daki pek çok dilde şarkı söyledi. Yunanca bile şarkı söyledi. O Kürdistan’ı herkese en iyi şekli anlatabiliyordu.”