Sevgili Ebru

 

Firdevs Hoşer

Sevgili Ebru,

İnan bana üzerinde her tarafı kapalı montun olmasaydı, hatta çarşafa bile girmiş olsaydın gazetede adı mehmet t diye geçen erkek cinsi sana yine saldıracaktı ve yine serbest bırakılacaktı!

Biliyorum, olayın şoku ile tacize uğrayan birçok kadın gibi “ama ben, ama ben… ” demişsin, açıklama yapmışsın bu nedenle; “sadece spor yapıyorum” demişsin. Hatta hamile olduğunu bile söylemişsin. Hamileliğin seni kurtarabileceğini düşünmüşsün ilk elden ama bu mümkün olmamış. Keşke bu mümkün olmayış halini böyle deneyimlememiş olsaydın…

Sanırım atlamışsın, bu ülkeyi yönetenler geçen yıllarda ‘hamile kadınlar sokağa çıkıp erkeklerin göz zevkini bozmasın’ demiş, bırak spor yapmayı zinhar yürümeyi bile yasaklamıştı hamile kadınlara. Yani kapalı olman, hamile olman erkek şiddetinin önünde bir engel değil… Çünkü bunları söyleyen ve eyleyenler yaptıklarını hak olarak görüyorlar sevgili Ebru. Erkek olma hakkı denilen kendinden menkul bir hak var bu ülkede. İşte bu hakla; gülmeyin, hamile sokağa çıkmayın, akşam hava kararmadan evinize dönün, kamuya açık alanlarda spor yapmayın diyorlar.

Çünkü kamusal alan onların. onlar kamusal alanda istedikleri gibi at koşturacak, kadınlar da sokağa çıkmak zorunda kalsalar bile başları önlerinde hiç oraya buraya bakmadan işlerini görüp evlerine dönecekler…

Erkekler bu açıklamaları yaparken, bilmem hiç dikkat ettin mi; gerekçelerini ‘bizim geleneklerimiz, bizim dinimiz, bizim örf ve adetlerimiz’ diye sıralıyorlar. Kadınlar da soruyorlar “eeee sonra”… sonrası yok. Yine aynı cümleleri aynı şekilde kurmaya sil baştan başlıyorlar.

Sevgili Ebru, erkek milletine ne dersen de hiç bıkmadan usanmadan büyük bir özgüvenle aynı cümlelerle cevap veriyorlar kadınlara. İşte bu nedenle:

Uğradığın şiddetin senin herhangi bir durumunla bir ilgisi yok. Şiddete uğrayan diğer kadınların da herhangi bir durumları ile hiç bir ilgisi olmadığı gibi.

Yani sevgili Ebru; biz kadınlar hiç bir koşulda hiç bir gerekçe ile şiddeti hak etmiyoruz ve sokakta hangi nedenle bulunuşumuzla ilgili kimseye bir açıklama borcumuz yok. Uğradığımız şiddette bütün mesele; erkeklerin erkek şiddetini kendilerine hak görmeleri ve bunu besleyen muktedirlerin şiddet dili.

Durumdan vazife çıkartan ve sen sokakta olduğun için sana tesadüf eden erkek şiddeti gücünü iktidarın dilinden alıyor, gücünü patriyarktan alıyor. Gönlün rahat olsun diye tekrarlıyorum, bu konun senle benle ayşeyle fatmayla ilgili olmayan bir konu.

Umarım ki, o gün gönlün nasıl istemişse o şekilde sokağa çıkmaya, spor yapmaya, “sokakları da meydanları da terk etmiyoruz” demeye devam edeceksin. Bunu yaptığında ve sokağa çıktığında kulağını yere dayarsan, başka sokaklardan binlerce kadının “sokakları da meydanları da terk etmiyoruz” dediğini duyacağına garanti veriyorum.

Biz hepimiz bütün kız kardeşlerin sana bir sokak uzaklıktayız…