Tuncel’in Soru Önergesi ve 6-7 Eylül Olayları

[ A+ ] /[ A- ]

tuncel

Fatih POLAT
Evrensel Gazetesi

İstanbul Feriköy, Kurtuluş ve Samatya’da Ermeni ve Rumların yoğun olarak yaşadıkları apartmanların kapılarının etiketlerle ‘fişlenmesi’, DTP Milletvekili Sebahat Tuncel tarafından öneki gün Meclis gündemine taşındı. Bugünkü gazetelerin pek itibar etmediği bir haber bu. 6-7 Eylül olaylarının yıl dönümünün yaklaştığı bugünlerde, bu haberin üzerinde özellikle durmakta fayda var.

Tuncel, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civarlarında son dönemde evlerin “fişlenmesi” ya da “etiketlenmesi” olaylarının söz konusu olduğunu, bunun da bu bölgedeki gayrimüslimlerin huzursuz olmasına neden olduğunu belirtti. Tuncel, Kurtuluş ve Feriköy’de hırsızlık olaylarında artış görüldüğü belirtilen önergede, Bakan Atalay’a şu soruları yöneltti:

– Ermenilerin yoğunlukta yaşadığı Kurtuluş, Feriköy, Mustafa Kemal Paşa ve Samatya’da evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler, kimler tarafından yapıştırılmıştır?

– Gayrimüslimlerin yoğunlukta yaşadığı bu bölgelerde hırsızlık, taciz ve daha ileri gidilerek fişleme, etiketleme gibi olayların tekrarlanmaması için bu bölgelerde ne gibi kalıcı önlemler alınması düşünülmektedir? Muhtar ve kaymakamlıklarla bu konuda bir temas var mıdır?

Tuncel’in gündeme getirdiği bu gelişmeler karşısında içişleri bakanının vereceği yanıtların ne olacağını da takip edeceğiz. Basın bu habere gerektiği değeri vermedi. Ancak, geçmişte benzer bir konuda yapılan bir yalan haber, bugün Türkiye tarihinde bir utanç dönemi olarak hatırlanması gereken gelişmelerin yaşanmasına sahne olmuştu.

1955 yılında “Atatürk’ün Selanik’te doğduğu eve bomba atıldı” şeklindeki yalan haberle 6 Eylül akşamı başlayan ve yaklaşık 9 saat süren olaylar boyunca ve sonrasında (aralarında iki Ortodoks papaz da olmak üzere) 13 ile 16 arası Rum ve en az bir Ermeni vatandaşı hayatını kaybetti, 32 Rum da ağır yaralandı. Fiziksel zarar, 4 bin 348 Ruma ait işyeri, 110 otel, 27 eczane, 23 okul, 21 fabrika, 73 kilise ve mezarlıklar ile binin üzerinde Rumlara ait evin tahrip edilmesi ya da yakılması şeklinde ortaya çıktı.

Bu olaylar sonucunda Türkiye’de yaşayan binlerce Rum Türkiye’den göç etti. Zamanla kalan Rumlar da İstanbul’u terk etti. 1923 yılında 110 bini bulan İstanbul’daki Rum nüfus, 1999 yılında 2 bin 500 kişiye düştü.

Özel Harp Dairesi başkanlığı yapmış olan Org. Sabri Yirmibeşoğlu’nun çok sonraları “Muhteşem bir özel harp operasyonuydu” diye tanımladığı olayda, Selanik’teki eve bomba koyan Oktay Engin, daha sonra Yunanistan’dan kaçırıldı ve sonraları emniyette Güvenlik Dairesi başkanlığı ile Nevşehir valiliği yaptı. Bu konuda birçok çalışma yapıldı. Bunlardan birisi de, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Dilek Güven’in ‘6-7 Eylül Olayları’ kitabı.

6-7 Eylül olaylarını MİT’in ilk hali olan MAH’ın organize ettiğini söyleyen Güven, olaylar esnasında yaklaşık 400 kadına tecavüz edildiğini de belirtiyor. Sabah gazetesinden Ecevit Kılıç’ın sorularını yanıtlayan Dr. Dilek Güven, “6-7 Eylül olaylarının tezgahlanmasındaki amaç neydi” sorusuna, “Ülkeyi homojenleştirme. Bu ülkede gayrimüslimlere şimdi de Kürtlere yabancı gözüyle bakılıyor. ‘Bunlar bize ihanet edebilir mi?’ diye düşünülüyor. Bunun için de göç ettirme stratejisi var” yanıtını veriyor. Güven, görüşlerini desteklemek için de CHP Azınlık Bürosu’nun olaylardan önce hazırladığı bir rapora atıfta bulunuyor. Ayrıntılar için Güven’in İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabına bakılabilir. Resmi provokasyonların, tezgahların eksik olmadığı Türkiye’de, DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in gündeme taşıdığı gelişmelerin, başka gündemler arasında kaynamasına izin vermemek adına, bugün bu köşeyi bu gelişmeye ayırdık. Bu konuyu bundan sonra da izlemeye devam edeceğiz.