Radikal
İngiltere basını, manÅŸetlerinde dün Fransa’nın baÅŸkenti Paris’te yapılan ve 12 kiÅŸinin hayatını kaybettiÄŸi Charlie Hebdo katliamını protesto yürüyüşüne geniÅŸ yer ayırdı. Independent gazetesinin Paris muhabiri John Lichfield, bugünkü yazısında “Liderler tavsiyelerini uygulamıyor” diyor ve aralarında Türkiye ’nin de bulunduÄŸu bazı ülkelere basın özgürlüğü konusunda eleÅŸtiri yöneltiyor.
BBC Türkçe’de yer alan habere göre, John Lichfield dünkü demokrasi ve özgürlük yürüyüşünde “Beklenmedik bazı Charlieler de vardı” ifadelerini kullandı. Lichfield yazısını şöyle sürdürüyor:
“44 uluslararası temsilci arasında Türkiye BaÅŸbakanı Ahmet DavutoÄŸlu, Rusya DışiÅŸleri Bakanı Sergey Lavrov, Macaristan BaÅŸbakanı Victor Orban, Gabon Devlet BaÅŸkanı Ali Bongo da vardı. Reporters sans Frontières’in (Sınır Tanımayan Gazeteciler) 2013 Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 179 ülke arasında 154. sırada. Rusya 148., Gabon 89., Macaristan da 56. sırada bulunuyor.”
‘Neden BeÅŸar Esad yok?’
Yazıda Le Monde gazetesinin saygın muhabiri Marion Van Renterghem’in attığı ÅŸu tweete de yer verilmiÅŸ:”Netanyahu, Lavrov, Orban, DavutoÄŸlu, Bongo basın özgürlüğü gösterisinde. Peki o zaman neden (Suriye Devlet BaÅŸkanı) BeÅŸar Esad yok?”
Independent muhabiri John Lichfield’a konuÅŸan Elysée’den (Fransa CumhurbaÅŸkanlığı Sarayı) bir kaynak ise bu yöndeki eleÅŸtirileri, “Ayrımlara ve damgalamalara yer yoktu. Tüm bu liderler Charlie Hebdo’ya yönelik saldırıyı açıkça kınadılar” cümleleriyle yanıtladığını aktarmış. Lichfield ise yazısını şöyle noktalamış:
“Türkiye son dönemde eleÅŸtirel ve bağımsız ya da muhalif siyasi partilerle baÄŸlantılı gazetecileri gözaltına alarak onlara karşı kapsamlı bir mücadeleye giriÅŸti. Macaristan’da, Bay Orban 2010 yılında, bağımsız medyayı sınırlandıran ve hükümetin bilgi akışını aşırı derecede kontrol etmesini saÄŸlayan bir yasayı geçirdi. Gabon’da gazeteciler, Devlet BaÅŸkanı Bongo ve ailesine yönelik büyük yolsuzluk iddialar hakkındaki bilgileri yayımlarlarsa, genellikle tehdit ediliyor ve gözaltına alınıyor. Rusya’da da Vladimir Putin hükümeti bağımsız medyaya göz açtırmıyor.”
‘Bazı Liderlerin Varlığı Tedirgin Ediciydi’
Öte yandan, Independent gazetesi baÅŸyazısında “birlik” yürüyüşlerine katılanların güçlerini sayılarından aldığını belirtiyor. Gazeteye göre Paris’teki yürüyüş Batı’nın “ahlak, merhamet ve müsamaha” gibi deÄŸerlerini bir kez daha hatırlattı. BaÅŸyazıdan bazı satırlar şöyle:
“Yürüyüşe katılan 50 dünya liderinin bazılarının varlığı bir nebze de olsa tedirgin ediciydi: Victor Orban, Macaristan BaÅŸbakanı, cesur ve baÄŸnaz toplumun yeni savunucusu; geçen yıl Gazze’deki dehçet verici savaşın yanı sıra yerleÅŸim birimlerinin feci bir ÅŸekilde yayılmasından da sorumlu olan Binyamin Netanyahu; hükümeti eÅŸcinsellere ve muhaliflere aman vermeyen Rusya DışiÅŸleri Bakanı Sergey Lavrov; devleti 20. yüzyılın ilk İslamcı vahÅŸetinden -bir buçuk milyon Ermeni’nin soykırımla katledilmesinden- sorumlu olan, hükümetinin de IŞİD’in Suriye ve Irak’ta güçlenmesinde suç ortağı olan Türkiye BaÅŸbakanı Ahmet DavutoÄŸlu. Hatta saldırgan Amedy Coulibaly’nin kız arkadaşı Hayat Boumeddiene’nin kısa süre önce Suriye’ye Türkiye üzerinden geçtiÄŸine inanılıyor.”
Guardian’daki Mark Tran imzalı haberde de benzer satırlar var. Tran, “ülkelerinin insan hakları ve basın özgürlüğü sicilleri pek de iyi olmayan” bazı liderlerin Paris’teki yürüyüşe katılmalarının eleÅŸtiri konusu olduÄŸunu yazıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün bu noktada atıfta bulundukları ülkeler Mısır, Türkiye, Rusya, Cezayir ve BirleÅŸik Arap Emirlikleri.