Ahmet SAYMADİ
Bianet
HDK’nın düzenlediÄŸi Halklar ve İnaçlar Kongresi’nde Afro-Türkler, Alevi, Anti-Kapitalist Müslümanlar, Arap, BoÅŸnak, Çeçen, Adige, Oset, Çingene, Ermeni, Ezidi, Gürcü, HemÅŸin, Kürt, Laz, Pomak, Rum ve Süryani temsilciler konuÅŸtu.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Halklar ve İnaçlar Kongresi’ni 3 Kasım günü Petrol-İş Sendikası binasında yaptı. Geçen yıl kuruluÅŸ kongresinde yapılması için karar alınan konferans siyasal gündemin yoÄŸunluÄŸu sebebiyle ertelenmiÅŸti.
Konferansın divanını HDK Genel Meclis üyesi Hatice Altınışık ve Kadir Akın oluÅŸturdu. Kadir Akın HDK adına yaptığı konuÅŸmada şöyle dedi, “Halkların ve inançların ülkemizde ve bölgemizde büyük sorunlar yaÅŸadığı, bölgesel bir savaşın içine sürüklendiÄŸi bu dönemde konferansımız büyük önem taşıyor. Halkların birbirini anlaması ve kardeÅŸlik duygusunun artması savaÅŸların da sona ermesinde büyük rol oynayacaktır. Ayrıca açlık grevleri de hakların birlikte vereceÄŸi ortak mücadele ile çözüme kavuÅŸacaktır” dedi.
Konferansın açılış konuÅŸmasını BDP Mardin milletvekili Erol Dora yaptı. Meclisin ilk ve tek Süryani vekili olan Dora, “Halkların ve inançların taleplerinin karşılanması gerekmektedir. Çünkü bunlar doÄŸuÅŸtan var olan haklardır. Hala anadilde eÄŸitimi yasaklayan bir anayasamız var. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük sorunu güncel anlamda Kürt sorunudur ve 30 yıldır sonuç saÄŸlanmış deÄŸil. Açlık grevine girenler, kendi iradeleri ile Kürt sorununun çözülmesi ve bu savaşın bitmesi için son seçenek olarak yaÅŸamlarını ortaya koymuÅŸlardır. Buradan hem kendilerini hem taleplerini selamlıyoruz” dedi.
Konferansta Afro-Türkler, Alevi, Anti-Kapitalist Müslümanlar, Arap, Boşnak, Çeçen, Adige, Oset, Çingene, Ermeni, Ezidi, Gürcü, Hemşin, Kürt, Laz, Pomak, Rum ve Süryani halklarından temsilciler vardı. Hepsi birbirinden farklı hikayeler anlattılar.
Kılıç: Çerkesler hak arama mücadelesini öğreniyor
Adigeler adına konuşan Curmit Sebahattin düğünlerinde bile geleneksel oyunlarını gizli oynadıklarını belirtti. Osetler adına konuşan Leyla Kılıç, ilkokula başladıktan sonra Osetçe konuşmalarının yasaklandığını ve Türkçe bilenlerin dışarıda Osetçe konuşanları öğretmenlerine ihbar etmeye zorlandığını anlattı. Başka bir Çerkez konuşmacı, Çerkezlerin haklarını aramadığını ama şimdi sokaklara çıkarak, bu konuda deneyimli olan halklardan hak arama mücadelesini öğrendiklerini söyledi.
Ermeni halkı adına konuÅŸan Agos yazarı Pakrat Estukyan, “Bugün Ermenilerden bahsetmeyeceÄŸim, memlekette yüzlerce insan açlık grevine yatmışken bizim acılarımızdan bahsetmeyeceÄŸim. Bu hafta Agos’ta Okmeydanı açlık grevi çadırındaki bir anne ile röportaj yapılmış, anne şöyle diyor, ‘BaÅŸbakan teröriste sarılandan milletvekili olmaz. Buradan sesleniyoruz, biz o teröristlerin annesiyiz.’ Åžimdi bizim bu ‘teröristlerle’ kardeÅŸ halklar olarak tanış olma, hısım olma vaktimizdir.” dedi.
Vasiliadis: Ölümle azalmadık ki, doğumla çoğalalım
Rum halkı adına konuÅŸan Apoyevmatini gazetesi yazarı Mihail Vasiliadis şöyle dedi, “KonuÅŸma sırasına göre adımı Grek, Helen, Rum, Yunan yazdırabilirdim. Ama en artık bize ‘Rum Rum’ diyorum. Caretta Caretta gibi yani. Çünkü neslimiz tükeniyor, bugün İstanbul’da sadece 2 bin Rum var. Ben Rum’lara baÅŸbakanın önerdiÄŸi ‘üç çocuk yapın’ önerisinde bulunuyorum. Ama hepimizin yaşı neredeyse 70. Åžaka bir yana biz ölümle azalmadık ki doÄŸumla çoÄŸalalım…”
Özkan: Annem Türkçe konuşurken yoruluyor
HemÅŸin halkı adına konuÅŸan Mahir Özkan ise, “HemÅŸinler kendilerine bir dönem Laz dediler. Uluslararası kamuoyu ise bize ‘Ermeni olmadığını Ermenice söyleyen halk’ diyor. konuÅŸtuÄŸumuz dil olan HemÅŸince neredeyse Ermenice ile aynı. Annem konuÅŸurken birden HemÅŸinceye geçiyor, nedenini sorunca ‘Türkçe konuÅŸurken yoruluyorum’ diyor.”
AfroTürk’ler adına konuÅŸan Alev Karakartal, Osmanlı döneminde Anadolu’ya getirilen Afrikalılar asimile olduÄŸunu, kendilerini Türk ve Müslüman olarak deÄŸerlendirdiklerini söyledi.
Konferans sonuç metninin yayınlanmasıyla sona erdi.
