HDK: Halkların BirliÄŸi OrtadoÄŸu ve Türkiye’de Barışı Kazanacak

0013729e42ea0f669d6f56

OrtadoÄŸu, emperyalist güçler tarafından desteklenen IŞİD çetesi ve sömürgeci zihniyet eliyle kan gölüne çevrilmiÅŸ durumda. 1 Eylül Barış Günü’nde; IŞİD’in Rojava ve Åžengal merkezli katliam eylemleri devam ederken, İsrail’in Filistin üzerindeki sömürgeci katliamının boyutları ateÅŸkesten sonra daha da net bir biçimde görülmektedir. Bu süreçte AKP Hükümeti’nin OrtadoÄŸu’daki katliamda payı olmasının yanı sıra, kendi “iç” politikasında da güvenlik politikaları adı altında savaÅŸ hazırlıklarını sürdürmekte, halkların demokratik ve özgürlük taleplerine saldırmaktan geri durmamaktadır. En son olarak Lice’de TSK tarafından hedef gözetilerek katledilen Mehdin TaÅŸkın ise, maalesef bu durumun somut bir kanıtıdır.

Türkiye’nin terörist örgüt demekten ısrarla imtina ettiÄŸi ve gerek insani gerekse de maddi olarak beslediÄŸi IŞİD çeteleri; Aleviler, Ezidiler, Süryaniler, Türkmen ve Kürtlerin yaÅŸam alanlarını elinden alıp katlederken, kadınlara ise sünnetin de içinde olduÄŸu türlü iÅŸkence ve cinsel ÅŸiddet uygulayarak, kadınları pazarlarda açık arttırmayla satıyorlar. Åžengal’de uygulanan vahÅŸet sonucu binlerce Ezidi kutsal mekânlara ve daÄŸlara sığınmak durumunda kalıyor, açlık ve susuzluk sonucu ölümlerin de yaÅŸandığı oldukça zor bir sürgün yolculuÄŸunun sonucunda Kuzey Kürdistan’a sığınıyorlar. IŞİD’i her açıdan besleyen, geçiÅŸleri hiçbir noktada sorun etmeyen AKP Hükümeti, Ezidiler için sınırlarda pasaport koÅŸulu koyarak, Roboski sınırında da gaz bombalarıyla saldıracak kadar hangi tarafta olduÄŸunu açık bir biçimde gösteriyor. OrtadoÄŸu’da halkların eÅŸitçe yaÅŸayacağı bir ortam hazırlanması bir tarafa, savaşın bölgeye yayılması politikasını sürdürüyor.
Filistin, Gazze’de kendi topraklarında sömürge statüsünde yaÅŸayan halk ise, adeta soykırıma tabii tutuluyor. İsrail’in sivil gözetmeden 54 gün boyunca süren bombardımanının ardından 2 bin 114 Filistinli İsrail tarafından katledildi. Katledilen Filistinlilerin 578’ini ise çocuklar oluÅŸturuyor. Filistin’deki yıkım için hazırlanan raporlara göre Gazze’nin bombardımanın yıkıcı etkilerini silmek, yaralarını sarmak için 20 yıl ancak yeterli olabilecek.

Bütün bu kan deryası ve sömürü dalgası içinde, OrtadoÄŸu’dan barış için yükselen mücadeleyle dayanışma kurduÄŸumuzu belirterek, halkları; ırkçılığa, sömürüye ve cinsyetçiliÄŸe karşı, farklı inanç ve kimliklere karşı bir arada yaÅŸamanın mümkün olduÄŸunu göstererek dayanışmaya çağırıyor, yetkilileri ise kalıcı barışı saÄŸlamak için gerekli önlem ve yükümlülükleri almaya davet ediyoruz. Rojava, Åžengal, Ninova ve Gazze’deki halkların, kadınların, çcoukların yalnız olmadığını bir kez daha duyuruyoruz.
HDK Yürütme Kurulu olarak, bütün bu sürecin takipçisi olduğumuzu belirtirken, halklara ve inançlara eşitlik ve barışı sağlamak için mücadeleden bir an dahi geri durmayacağımızı bir kez daha 1 Eylül Barış Günü vesilesiyle ifade ediyoruz.

HDK Yürütme Kurulu