Ayça ÖRER
Radikal.com.tr
Tarih Vakfı için Yrd. Doç. Dr. Selçuk Akşin Somel ve Nurcan Kaya tarafından hazırlanan 3 ciltlik ‘Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları’ raporu, okulların karşılaştığı sıkıntıları ortaya koyup çözüm önerileri sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Musevilerin, Ermenilerin, Rumların, Bulgarların, Keldanilerin, Süryanilerin, Marunilerin ve başka toplulukların anadilde eğitim yapan okullarının bulunduğuna dikkat çeken rapora göre, 1894’le 2013 arasında 6415 azınlık okulu kapatıldı. Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde 6437 okul varken İstanbul ’da 302 gayrimüslim okulu bulunuyordu, bu okullarda toplam 29.850 öğrenci eğitim görüyordu.
Şimdi yalnızca İstanbul’da bulunan 22 okul var. Bunların 16’sı Ermenilere, 5’i Rumlara, 1’i de Musevilere ait. Okullar Anadolu ’da kapatıldı, İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada dışındaki yerlerde okul kalmadı.
Rapor okullara cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ‘bölücü fikirlerin aşılandığı fesat yuvası’ gözüyle bakıldığını vurguluyor, örnek olarak Milli Eğitim Bakanlığı yazışmalarını gösteriyor. Ermenice ve İbranice öğretmeni yetiştiren eğitim fakültesi yok, eşitlik ilkesi ve Lozan Antlaşması’yla düzenlenen devlet bütçesinden yararlanma hakkı uygulanmıyor.
‘Azınlık olduğunu ispatla’
En önemli sorunlardan biri de çocuğun anne ve babasının T.C. vatandaşı olması yanında Ermeni, Rum ve Musevi olduğunu da ispatlaması zorunluluğu. Nüfus kayıtlarında Müslüman görünen bir Ermeni ya da Rum çocuğun azınlık okullarına kaydolması imkansız. T.C. vatandaşı olmayan Ermeni, Rum ve Museviler de sadece ‘misafir öğrenci’ statüsünde okuyabiliyorlar. Anlatımlarla desteklenen raporda bir katılımcı durumu şu sözlerle ifade ediyor:
“70’li yıllar daha da zor yıllardı, bu okulların öğrencilerinin azalmasının önemli nedenlerinden birisi bence o milliyetçi cephelerin kurulduÄŸu yıllar. Okullarda öğretmen kadrolarının, onaylarının zorluÄŸu, öğrenci kayıtları… Kütük araÅŸtırması yapılıyor, öğrencinin bir nesil öncesi iÅŸte İslam çıkıyor, halbuki bir dönem İslamlaÅŸmışlar, kendi öz kimliklerine, milliyetlerine dönmüşler, kabul edilmiyordu… Çok sıkıntılar yaÅŸandı.â€
Lozan Antlaşması’nın 41. maddesine göre okullara 1970’e kadar yapılan katkı, bugün uygulanmıyor. Okulların başka devletlerden para yardımı almasına izin verilmiyor. Yunanistan’dan gelen kontenjan öğretmenlerinin maaşları Yunanistan devleti tarafından, Türkçe ve Türkçe kültür dersleri öğretmenlerinin maaşları ise MEB tarafından ödeniyor, sözleşmeli öğretmenler ve personel maaşları, bina bakım-koruma giderleri, elektrik, ısınma, iletişim, kırtasiye vb. giderleri için devletten katkı alınmıyor.
Ermeni ve Musevi okullarında öğrenci sayısı bir düzeyde sabitlense de Rum okulları için öğrenci mevcudunun azlığı bugün en büyük sorun. 2012-2013 eÄŸitim yılında Ermeni okullarında öğrenci sayısı, 67’si Ermenistan’lı olmak üzere 3.137; Musevi okullarında 688; Rum okullarında 230. Rapora göre kamu otoriteyle yaÅŸanan iletiÅŸim uyumsuzluÄŸu, okullara dayatılan Türk milliyetçisi bakış ve andımızın okunma zorunluluÄŸu; öğrenci yokluÄŸundan iki yıl üst üste eÄŸitime ara veren okullarının kapatılması diÄŸer sorunlar.
