Diren Cevahir Åžen
SGDF’nin çaÄŸrısı ile Kobane’nin yeniden inÅŸası için Suruç’a, en ağır savaÅŸ koÅŸullarını yaÅŸayan çocukların yaÅŸamına dokunmak için gitti bir grup genç. Ama kötü yürekler tahammül edemedi buna, bombaları patlattılar. Bedenler parçalandı. Zihinlerde, Suruç yolunda gülen gözler kaldı.
Bilmem hangi ülkenin kralının vefatından 3 günlük yas ilan eden zat, 32 can’ımıza aynı gözle bakmadı. Tünel’den Galatasaray önüne kadar yürüyen ve saldırıyı kınayan kitleye polis saldırdı ve onları sokaklarda sürükledi.
Bir çoÄŸumuz, tanıdığımız, bildiÄŸimiz kimselerin de Suruç’ta olduÄŸunu bilerek yaralı ve ölü listelerine ulaÅŸmaya çalıştık. Aslında onları tanımak ÅŸart deÄŸildi elemle yüreÄŸin sızlaması için. Yok olan yaÅŸamlardı. Sorumluları lanetleyip, acıyı paylaÅŸmak, saldırıyı kınamak yerine son derece sığ ve kliÅŸe bir açıklama yaptı devletin en tepesindeki zerrece hicap da duymayarak. Esasında mesajını önceden vermiÅŸti. “Bedeli ne olursa olsun Türkiye’nin güneyinde Suriye’nin kuzeyinde bir devlet kurulmasına izin vermeyeceÄŸiz.” demiÅŸti. Bedeli katliam oldu.
Gülümsemelerimiz neden daim olamadı bizim? Neden en güzel gülmelerimiz hep acıyla bölündü? YaÅŸamı gülücüklerle selamlayan 32 can’ı aldılar bizden dün. Onlar artık yoklar. Gerideyse 103 yaralı ve yitip gidenlerin yakınları…
Bu coğrafyada mutluluk adına ne yapılmak istendiyse birileri hep müdahale etti. İnsanlar barışmasın, sarılmasın, sevmesin istediler. Sevmekten, barışmaktan, dokunmaktan bu kadar korktular. Çocuklar mutlu olacaktı oysa. Onların mutluluğunu ve gencecik yaşamları aldılar. Korktular mutluluktan.
IÅŸid’le münasebeti aÅŸikar siyasi iktidar, bir yıl içinde dahi yüzlerce kiÅŸiyi katledip tecavüz eden IÅŸid’i kınamaktan aciz, lafı dolandıran, bize 20 senedir iÅŸitmekten gına getirten lakırdıları tekrarlıyor üzüntü ya da utanma duygusundan son derece uzak. “Bunlar Türkiye’nin birliÄŸine bütünlüğüne…” ile baÅŸlayıp malum ÅŸekilde süren açıklamalar yapılıyor mütemadiyen. Stratejilerden söz ediliyor. Umurumuzda deÄŸil artık. Katiller ortada, onları ihya edenler de…
30 küsur yıldır barış yeşersin diye uğraşan, barış iradesini inançla ve ödediği bedele rağmen sürdüren bir halk var karşınızda. O irade öyle bir irade ki mutluluğu, sevinci, aşkı da getirecek bu topraklara hepimiz için.
