‘Okunmadan ihbar edilen’ MaraÅŸ kitabı için soruÅŸturma!

Radikal

Bir ay önce çıkan ‘Beni Sen Öldür / MaraÅŸ 78’ kitabının yazarı Aziz Tunç ve kitabın arka kapak yazısını yazan gazeteci Nedim Åžener hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruÅŸturma baÅŸlatıldı. SoruÅŸturmanın baÅŸlatılma gerekçesi ise Malatya Cezaevi’nde silah kaçakçılığından yatan R.T. adlı bir hükümlünün ihbarı. Evrensel gazetesinden Eda Yıldırım’ın haberine göre, savcılık kitabı okumadığını söyleyen R.T.’nin, “Bu kitap ülkeyi böler” ÅŸikayetiyle hem yazar Aziz Tunç hem de kitabın arka kapak yazısını olarak verilen gazeteci Nedim Åžener’in eleÅŸtiri yazısı hakkında soruÅŸturma açtı.

Tutuklu R.T. cumhuriyet savcılığına sunduÄŸu ÅŸikayet dilekçesinde, Åžener’in yazısının, “Belli bir zümreyi barbarlık yapmış gibi” gösterdiÄŸi ileri sürülerek, kitabı okumadığını ancak Åžener’in yazdığı gibiyse toplumu kin ve nefrete sürükleyeceÄŸini savundu. Dilekçede, “Ben henüz kitabı okumadım. Bu konuda yorum yapmayacağım ama Nedim Åžener’in anlattığı gibi bir kitapsa da yalan yanlış doldurularak toplumu kin ve nefrete sürüklediÄŸi açıktır. Bu durum kamu düzenini ve güvenliÄŸini, hukuk devletini ve kamu saÄŸlığını bozma yönünde ihlaldir” denildi.

R.T, Åžener ve Tunç hakkında davacı olmasının nedenini, “Bir milliyetçi olarak yani terör örgütleriyle aynı kareler yerleÅŸtirilen kesimin taraftarı olarak ÅŸahsım ve siyasi kimliÄŸim adına davacıyım” diye açıkladı. R.T’nin dava dilekçesinde ayrıca Tunç için ‘sözde yazar’, Åžener’in yazısı için ‘sözde haber’ ifadeleri kullanıldı.

ŞENER KİTABI NASIL ANLATMIŞTI?

Nedim Åžener’in, hem Posta gazetesinde hem de kitabın arka kapağında yayınlanan yazısı ÅŸu ÅŸekilde:

“Bir kadın kocasına hangi durumda, “Beni onların eline bırakma, beni sen öldür” der. Ellerinde, bıçaklar, tabancalar, satırlar olan zalimlerin canına, malına, ırzına saldırmak için sokak kapısını tekmelediğini bilmek, çocuklarınla ölümü beklemek nasıl zor bir duygu. İşte, Ümmühan Doğan, Maraş katliamı sırasında tüm bunları yaşadı ve kocasına, “Onların eline bırakma, beni sen öldür” dedi. Canından öte, namusunu korumak için. O yüzden insan soyunun yaptığı en aşağılık katliamlardan biridir Maraş katliamı. Altı aylık Yılmaz Baz’ı, karnında taşıdığı sekiz aylık bebeğiyle Esma Suna’yı, 11 yaşındaki Hatice Görür’ü 90’a yakın kişiyle birlikte vahşice öldürürken göstermiştir bu yüzünü. Failleri hâlâ aramızda bu katliamın. O katiller nasıl uyuyor, neler görüyorlar rüyalarında acaba? Bir de onların katlettikleri var belleklerimizde, yalnızca rakam olarak kalan, 36 yıl sonra isimleri hafızalarımızdan silinen. Araştırmacı yazar Aziz Tunç, bu kitabıyla işte belleğimizde yalnızca rakam olarak kalan insanlarımızın isimlerini tek tek hatırlatıyor. Kitabı okuyunca göreceksiniz; yalnız isimleri hatırlatmakla kalmıyor onlara yeniden can veriyor. Ama bizi götürdüğü zaman dilimi kurbanların son anları. Bıçakla, satırla kesilen, kurşunlanan, yakılan insanların çığlıklarını, acılarını duyuyorsunuz kulaklarınızda. Maraş katliamı hakkında çok şey yazıldı. Ama bu kitap gibisi yok. 2011’de Maraş Kıyımı kitabını yazan Aziz Tunç, şimdi kurbanların hikayelerini bize getiriyor. Artık o isimler unutulmamak üzere hafızamıza ve tarihe kazınıyor. Biz bu çalışma nedeniyle Aziz Tunç’a çok şey borçluyuz. Ama Maraş katliamı hakkında ikinci kitabını yazan Aziz Tunç da bize üçüncü bir kitap borçlu… Çünkü sıra üçüncü bir kitapla bu katliamı yapanların hikayelerini yazmaya geldi. Devlet bu katliamlarla yüzleşme niyetinde değil. Ama failler yüzleşebilir. Emin olun o yüzleşmeyi de ancak kaleminden mürekkep değil, vicdan damlayan Aziz Tunç gerçekleştirebilir.”