Hakan DEMİR
Radikal Blog
Öncelikle, bu satırları Gezi Parkı’na dozerin girdiği ilk günden bugüne kadar direnişin içinde yer alan birine ait olduğunu göz önünde bulundurarak okumanızı öneririm. Tarafsızlık gibi bir yalana sığınmadan yazılmıştır.
*İçinde bulunduğum Gezi direnişi boyunca, kendimden emin olarak söyleyebileceğim tek bir şey var; bu eylemlerin içinde bulunanlar, günlerce sokaklarda demokrasi-özgürlük-adalet-insana ve çevreye saygı için mücadele vermiş insanlar, hayatları boyunca hiçbir mazluma kimlik sormayacaktır. Bundan sonra haksızlığa maruz kalan kişi yanında önce bu insanları bulacaktır, ilk desteği onlardan görecektir.
*Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde yeni karakol yapımını protesto eden halkın üzerine askerler ateÅŸ açtı. Bir kiÅŸi öldü, çok sayıda insan yaralandı. Bu olay nereden bakarsanız bakın, dünyanın neresinde karşılaşırsanız karşılaşın doÄŸrudan ‘halka saldırı’ olarak tanımlanır. Protesto konusunun ne olduÄŸu ya da protestoyu gerçekleÅŸtirenlerin kim olduÄŸu hiçbir koÅŸulda bu gerçeÄŸi deÄŸiÅŸtirmez.
*Gezi direniÅŸinin başından bu yana çok yerinde sorulmuÅŸ retorik bir soru var; “Biz yıllarca doÄŸuda yaÅŸananları bu medyadan mı takip ettik?†Evet, bu medyadan takip ettik. Hatta bazen yaÅŸanmayanları bile bu medyadan takip ettik, bazen de yaÅŸananları sansür dolayısıyla hiç takip edemedik. Bu durum hâlâ devam ediyor. Lice olayının ardından medyada “asker kalabalığı korkutmak için havaya ateÅŸ açtı†yönünde haberler yapıldı. Bizden havaya ateÅŸ açılır açılmaz uçarak mermilerin önüne geçen bir halk olduÄŸuna inanmamızı istiyorlar! Aptal yerine koymaya çalışmanızı anlıyoruz ama bizim için artık çok geç, başımızdan bir direniÅŸ geçti. Artık ‘doÄŸu’yu ana akım medyadan takip etmememiz gerektiÄŸini biliyoruz.
*Sosyal medyada Lice haberini paylaştığımda gelen tepkilerin başında “karakol yapımına neden karşı çıkılır ki†oldu. Arkadaşlar Nişantaşı’ndan değil, Lice’den bahsediyoruz. Lice halkı için bir karakol yalnızca bir karakol değildir. Orada yaşayan insanlar o karakolu görünce, daha önce karakola canlı girip cesedi dahi çıkmayan evlatlarını hatırlar. O karakolu görünce, oyun oynarken karakoldan açılan ateşle öldürülen Ceylan’ı hatırlar, karakoldan çıkanların 13 kurşunla vurduğu 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı hatırlar. Bunları düşününce Lice’de yaşayan bir insanın karakol karşıtlığını anlamak zor gelmeyecektir.
*Habere gelen bir diÄŸer tepki ise “onlar Gezi eylemcileri gibi deÄŸil, yönlendirilmiÅŸ kandırılmış insanlar†tepkisiydi. Bu daha çok direniÅŸ içi sorulan bir soru gibi ve ‘içimizden gelen’ bu soruyu şöyle cevaplayayım: Åžimdi Lice’yi bir an unutalım ve Gezi direniÅŸine dönelim. Kendi özgür iradesiyle hakları için sokaÄŸa dökülen yüz binlerce Gezi eylemcisini baÅŸbakan nasıl görüyor? Kandırılmış ve yönlendirilmiÅŸ kitleler… Åžimdi tekrar Lice’ye dönelim. Oradaki insanların ‘kandırılmış ve yönlendirilmiÅŸ’ olduÄŸu çok ayrı bir tartışma, girmeyeceÄŸim. Ama velev ki kandırılmışlar. Bu ne o köylülerin öldürülmesini haklı çıkarır ne de bizim onlara destek olmamız gerektiÄŸi gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirir. Forumlarda haftalardır AKP seçmenini dışlamamız gerektiÄŸini, onları anlamamız ve dalga geçmememiz gerektiÄŸini söylüyoruz. Peki bizi öldüren polisi dahi haklı gören ve destekleyen bu kitleyle kurmaya çalıştığımız empatiyi neden Lice’deki insanlardan esirgeyelim?
*Başta belirttiğim gibi; “bu eylemlerin içinde bulunanlar, günlerce sokaklarda demokrasi-özgürlük-adalet-insana ve çevreye saygı için mücadele vermiş insanlar hayatları boyunca hiçbir mazluma kimlik sormayacaktır.†Bunun bir temenni değil gerçek olduğunu Beşiktaş ve Kadıköy’de Lice’ye destek için yapılan kitlesel eylemler göstermiş oldu.
Bu direnişin sesi okyanusu aşıp Brezilya’ya kadar ulaştı, binlerce kilometre uzaktaki ülkelere umut oldu. Dünyanın her yerinde sokağa çıkıp adalet ve özgürlük arayan insanların motivasyon kaynağı Gezi direnişi oldu. Direnişin, sesini Lice’deki kardeşlerinden, arkadaşlarından esirgemesi düşünülemezdi zaten. Bu destek sürecektir. Kim gerçek barışın yanında, kim karşısında şimdi ortaya çıkmıştır ve karşımızdaki yalan çetesinin ağzından bir iftira daha tereyağından kıl çeker gibi nazikçe alınmıştır.
Yaptığımız her eylemin ve etkinliğin ardından söylediğimiz gibi; bu dha başlangıç…
