İsmail SAYMAZ
radikal.com.tr
Gaziantep’te, iki yıl önce bir trafik kazasına karışan M.K., iddiaya göre polislerle tartıştı. Tartışma büyüyünce 20 polis, M.K. ve ailenin diğer üyelerini tartakladı. Aileye biber gazı sıkılırken, baba M.K. da elleri kelepçelenerek gözaltına alındı.
Åžahinbey Polis Merkezi’ne götürülen aile fertleri burada dövülürken, iddiaya göre, teÅŸhis odasına eli arkadan kelepçeli ÅŸekilde konulan M.K.’nın yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkıldı. Arabanın kaputundaki kan izleri, darp bulguları ve polis merkezinin kamera görüntüleri üzerine sekiz polis hakkında ‘yaralama ve hakaret’ iddiasıyla, aile için de ‘memura direnme’ suçundan dava açıldı.
Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Hâkim Orhangazi Ertekin, polislerin bu eylemlerinin TCK’nın 94. maddesi kapsamındaki işkence suçuna girebileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek, dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Dosyayı ağır cezaya gönderdi
Hakim Ertekin, 29 Mayıs’ta tamamladığı gerekçeli kararında, M.K.’nın müdahaleyi gerektirecek suç iÅŸlediÄŸi iddiasının tartışmalı olduÄŸunu belirterek, “Kamu görevlisi sanıkların beyanları kabul edildiÄŸi taktirde, müdahale edilen olayda maÄŸdur olduÄŸu belirtilen ÅŸahıs hakkında kimlik tespitiyle beyan ve ÅŸikayetlerinin alınması gerektiÄŸi ve toplanacak delillerin de adliyeye taşınmasının zorunlu olduÄŸu açıktır. Polis memurları bunu yapmamışlardır†dedi. İşkence suçu ile toplumun kamu görevlileri karşısındaki güvenlik duygusunun ve resmi ÅŸiddete karşı koruma talebinin güvence altına alındığını kaydeden Ertekin, şöyle dedi: “Bir kamu görevlisinin, görevini kiÅŸiselleÅŸtirmesi, adalet ve ödev duygusunun yerini kolaylıkla ÅŸiddete kadar taşınabilecek bir kiÅŸisel husumet ve hınç duygusuna bırakmasına yol açabilir ve yurttaÅŸların gözaltına alınmasından karakola kadar uzanan önü alınamaz bir ÅŸiddet zincirinin doÄŸmasını tetikleyebilir. Belirli ve standart bir adalet ve ödev duygusunun yerini sürekli olarak daha da yoÄŸunlaÅŸan ve birbirini besleyen fiziksel ve manevi ÅŸiddetin alması hem görevli polis memurlarını hem de yurttaÅŸları artık kontrol edilemez ÅŸiddet sürecinin hem faili hem de maÄŸduru haline getireceÄŸi gibi toplumun güvenlik duygusunun da darmadağın olmasına yol açacaktır.â€
Onur kırıcı ve aşağılayıcı
Bu durumun M.K.’nın göz altına alınması, kelepçelenmesi ve zorla karakola kadar götürülmesi bakımından da geçerli olduğunu ifade eden Hakim Ertekin, “M.K.’nın hakareti karşısında derhal tutanak tutularak adli mercilere gönderilmesi yerine zorla kelepçelenmesi ve araca bindirilmesi de kamu görevinin aşılması niteliğinde değerlendirilebileceği gibi aynı zamanda kamu görevinin kişiselleştirilmesi ve bir tür ‘peşin hesap sorma ve infaz’ eğilimi içinde yürütüldüğü şüphesini ortaya çıkaran önemli noktalardan bir başkasıdır. Kelepçelenerek ve zorla göz altına alınan kişinin avukat olması da yaşadığı olayın onur kırıcı ve aşağılayıcı niteliğini daha da artırmaktadır†dedi.
M.K. ve ailesinin karakola girer girmez taÅŸkınlık çıkardığı iddiasının şüphe uyandırdığını kaydeden Hakim Ertekin, aile fertlerinden Yasemin’in zorla telefonunun alındığını, telefonunu geri isteyen kadına ellerin kaldırılması suretiyle hareket edildiÄŸini, yüzüne vurulduÄŸunu ve saçlarının çekildiÄŸini, kadının da yalvararak karşılık verdiÄŸini belirtti. M.K.’nın de elleri kelepçeli haldeyken kamera kaydı olmayan bir odaya konmasının ise “kamu görevlilerinin onur kırıcı ve aÅŸağılayıcı davranış içinde olduÄŸuna dair†şüphe yarattığını belirtti. Ayrıca elleri kelepçeli M.K.’nın odada biber gazına maruz kaldığı, hırpalanmış ve gömleÄŸi yırtılmış halde olduÄŸuna iÅŸaret eden Ertekin, “Polis M. Emin’in, M. Mahir’in kendisine zarar vermemesi için biber gazı kullandığı savunması ikna edici bir nitelik taşımamaktadır†dedi ve bunun da insanlık dışı ve onur kırıcı olduÄŸunu kaydetti. Hakim Ertekin, dört ayrı kiÅŸinin ayrı noktalarda yaÅŸadığı ÅŸiddetin sistematik olduÄŸuna iÅŸaret ederek, ÅŸunları söyledi: “Onur kırıcı fiillerin birbirinden farklı yer ve mekanlarda, birbiriyle baÄŸlantılı olarak ve birbirinden farklı kiÅŸilere yönelik uygulanması, hakaret, kasten yaralama, tehdit ve biber gazı sıkma gibi birbirinden farklı fiiller olarak zuhur etmesi, 4 saatten fazla bir süreye yayılması ise sistematik ve uygulamaya dönüşen bir hal aldığı şüphesini akla getirmektedir. Bu ÅŸiddetin birbiriyle baÄŸlantılı olarak ve farklı mekanlarda aynı ÅŸiddet düzeyi devam ettirilerek geliÅŸtirilmesi, bu suretle hukuksal prosedür ve muamelelerden yoksun bırakılmaları, hak sahibi yurttaÅŸlar olmaktan çıkarılmak suretiyle adeta birer “nesne†olarak bu dört saat boyunca hukuk dışı bir alanda terkedilmeleri de bu sistematik durumun bir baÅŸka maddi göstergesi olarak deÄŸerlendirilebilir.”
Yakın mesafeden gaz sıkılmaz
Hakim Ertekin, kararında biber gazı kullanımı konusunda polislerin ölçüsüz bir inisiyatif kullanamayacağını, yakın mesafeden gaz sıkamayacağını, Toraks DerneÄŸi verilerine göre saÄŸlık bakımından kalıcı hasara yol açtığını belirterek, ÅŸunları kaydetti: “Bu noktada, biber gazı kullanımının TCK 94. maddesinde “…bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneÄŸinin etkilenmesine..†şeklinde tanımlanan suçun unsurlarını taşıdığı deÄŸerlendirmesi yapılabileceÄŸi kabul edilmelidir. Biber gazının yersiz, orantısız kullanımının, hem yarattığı maddi saÄŸlık sorunları hem de manevi olarak onur kırıcı niteliÄŸi gereÄŸi, TCK’nın iÅŸkence suçuna iliÅŸkin sistematik ve tanıma uygun düşecek bir görev ve faaliyet biçimi olarak öne çıkan fiillerden olabileceÄŸi hususu da ilgili mahkemece deÄŸerlendirilmelidir.”
