Hatip Dicle Tahliye Oldu


Radikal

KCK ana davasında tutuklu yargılanan kapatılan DEP eski Genel Başkanı Hatip Dicle ile eski Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Hüsamattin Çiçek tahliye edildi.

Böylece KCK ana davasından tutuklu sayısı 33’e inmiÅŸ oldu

HABERİ PERVİN BULDAN DUYURDU

HDP Grup BaÅŸkanvekili Pervin Buldan, Twitter’da yaptığı açıklamada, “Hatip Dicle arkadaşımız tahliye edildi” dedi.
Diyarbakır’da görülmekte olan Diyarbakır’da KCK ana davasında 2009 yılında tutuklanan Hatip Dicle’nin avukatı Ali Ekrem Atalay, dün müvekkillerinin tahliye edilmesi için Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne baÅŸvurdu. Bugün baÅŸvuruyu deÄŸerlendiren mahkeme Hatip Dicle ile birlikte Hüsamettin Çiçek’in tahliye edilmesine karar verdi.
Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde bulanan Dicle ve Çiçek, tahliye kararlarının cezaevine ulaÅŸmasının ardından serbest bırakılacaklar. Dicle ve Çiçek’in tahliyesinin ardından KCK ana davasında tutuklu 33 sanık kaldı.
MAHKEME BAŞKANI DEĞİŞTİ
Dicle’nin avukatı Ali Ekrem Atalay kararla ilgili olarak, “Hatip Dicle’nin serbest kalması için önümüzde Anayasa Mahkemesi’nin kararının da aralarında olmak üzere bir sürü neden var. Ben, Hatip Dicle ile Çiçek’in avukatıyım. Müvekkillerim için bir hafta önce tahliye baÅŸvurusunda bulundum, ancak mahkeme reddetti. Dün yeniden mahkemeye baÅŸvurdum. Mahkemenin baÅŸkanı deÄŸiÅŸtiÄŸi için bugün yeni mahkeme baÅŸkanı baÅŸvurumu deÄŸerlendirmiÅŸ ve iki müvekkilim hakkında tahliye kararı verdi. Müvekkillerim 4 yıl 6 aydır cezaevindeler. Zaten aralık ayında cezaevinde 5 yılını dolduracaktı” dedi.
KCK’ya yönelik ilk soruÅŸturma 14 Nisan 2009 tarihinde yapılmış, birçok adrese düzenlenen eÅŸ zamanlı operasyonda onlarca kiÅŸi gözaltına alınmıştı. Tutuklananlar arasında DEP eski Milletvekili Hatip Dicle’nin yanı sıra BDP yöneticisi ve belediye baÅŸkanları da yer almıştı. Diyarbakır Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı tarafından hazırlanan 7 bin 500 sayfalık iddianamede KCK için gölge devlet tabiri kullanılmıştı.

‘CEZAEVİNDEN ÇIKTI ÖDÜLÜNÜ ALDI’

Kararın ardından saat 18.00 sıralarında Hatip Dicle, Diyarbakir D Tipi Cezaevi’nden çıktı. Dicle’yi cezaevi önünde BDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Diyarbakır BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Gültan Kışanak, yardımcısı Fırat Anlı, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yakınları karşıladı. Diyarbakır BüyükÅŸehir Belediyesi EÅŸbakanı Fırat Anlı cezaevi önünde Hatip Dicle’ye Diyarbakır Tabipler Odası’nın bu yıl verdiÄŸi Barış, Dostluk ve Demokrasi ödülünü verdi.
Kendisini karşılamaya gelenlere teÅŸekkür eden Dicle, ÅŸunları söyledi:”Tarihin ne cilvesidir ki 10 yıl önce ilk dönemimde hapis yattıktan sonra yine bir haziran günü serbest bırakılmıştık. Ulucanlar’dan serbest kaldığımız gün 10 yıl önce umudumuz Kürt sorunun çözülmesi ve artık hiçbir Kürt siyasetçisinin düşüncelerinden dolayı cezaevine girmemesiydi. Ama Türkiye’nin ÅŸartlarında 5 yıl önce çok olumsuz bir koÅŸulda ben ve arkadaÅŸlarım karşılaÅŸtık. Ve on binlerce insanımız maÄŸdur oldu. On bine yakın insan, siyasetçi, düşünce adamı, gazeteci, her meslekten insan ama hepsi sivil düşünce adamları olarak cezaevlerine dolduruldu. Çok olaÄŸanüstü bir dönem geçirdik. Biliyorsunuz Åžeyh Said hareketinden beri Kürt aydın ve siyasetçileri hep siyasi soykırımlarla karşılaÅŸtılar. İstiklal Mahkemesi’nin o zaman Diyarbakır’daki savcısı BaÅŸbakan İnönü’ye bir mektup yazar. Mektupta der ki, ‘Kürdistan’da baÅŸ olabileceklerin halledilmesi gerekir’ yani liderlik yapabileceklerin tümünün halledilmeleri gerektiÄŸidir. O halledilmeyi siz daraÄŸaçlarına çekme olarak algılayın. Bu 1925’teydi, 1990 yılları geldi. Kürtler özgürlükleri için mücadele ederken ki o dönemin milletvekilleri olarak yaÅŸayan bir Kürt siyasetçisi olarak bu sefer bizler faili meçhul cinayetlere tabi tutulduk. Binlerce ki sayısı 17 bin olarak tahmin ediliyor. İnsanlar sokak ortalarında öldürüldü, bunların failleri hala meçhul.”

‘ASLINDA ÇOK DOLUYUM’

Dicle, anlattıklarının üzerinden yılların geçtiÄŸini belirterek, şöyle dedi: “Aradan zaman geçti 20 yıl kadar bu sefer ileri demokrasi sahasında olan bir hükümet döneminde ne yazık ki bu sefer Kürt siyasetçileri belki kafalarına kurÅŸun sıkılarak deÄŸil, ama cezaevlerine doldurarak siyasi soykırıma tabi tutuldu. Ama dileriz ki bu son olsun. Aslında bugün bana ÅŸunu sorabilirsiniz sevinmediniz mi? Çok samimi söylüyorum sevinmedim. Onlarca arkadaşımı cezaevinde tutuklu olarak bırakıp çıktım. Onlarda bizim gibi siyaset yapanlardı. Ya da 20 yaşındaki, 20 yıldır cezaevinde olan gençlerimiz var. Saçları ağırmış artık. Hiç birisinin Kürt halkının özgürlüğü doÄŸrultusunda mücadele vermekten öte bir suçları yok. Aslında çok doluyum ama gerek Ramazanın hatırına, Ramazan barış ayıdır. Gerekse hükümetin son günlerde, olumlu olmasını umduÄŸumuz tarihsel bir adım olarak olmasını umduÄŸumuz adımlarını da dikkate alarak. SorumluluÄŸumuzun bilincinde olan bir siyasetçi olarak atmosferi yumuÅŸatma babında çok daha fazla bir ÅŸey söyle gereksimi duymuyorum. Ama sanıyorum bu kısa özetten bile sanırım bizi izleyen dinleyenler bizim bu hassasiyetimize doÄŸru anlam verirler. Muhataplarımızda baÅŸta hükümet olmak üzere demokratik siyasetin önünü açarak, baÅŸta bütün cezaevindeki tutsaklar İmralı’da barışın mimarlığını yapan sayın Öcalan olmak üzere hereksin özgürlüğüne kavuÅŸmasını ve daÄŸlardaki çocuklarımızın tümünün bir an önce ailelerine ve topluma kavuÅŸması için gereken neyse yapmaları konusunda kendilerini de sorumluluÄŸa davet ediyorum. Biz bu güne kadar halkımızın, demokrasimizin hizmetinde, Türkiye toplumunun aydınlık günlerinin hizmetinde olduksa bundan sonrada böyle davranacağımızdan hiç kimsenin bir şüphesi olmamalı,”

GEREKÇE UZUN TUTUKLULUK

Dicle’nin avukatı Tahir Elçi, “Müvekkilim bir iki saat içinde tahliye edilecek” dedi. Elçi, mahkemenin tahliye kararını aleyhindeki suçlamaların niteliği ve tutukluluğunun 4.5 yıl aştığı için verdiğini açıkladı. Hürriyet Dünyası’na konuşan Elçi şunları söyledi: “Müvekkilim Hatip Dicle’nin aleyhindeki suçlamaların niteliği ve 4.5 yılı aşan tutukluluk süresi nedeniyle tahliyesine karar verildi. Aralıkta 5 yılı doluyordu. Azami tutukluluk süresi aşılacaktı. 4.5 yıl olsa da hukuksuzluğun sona erip tahliyenin gelmesi sevindirici. Yine yaptığımız bir itiraz sonucu KCK davasından kalan 33 kişinin tahliye talebi önümüzdeki Pazartesi değerlendirilecek.”
Elçi, Dicle’nin önümüzdeki yıl yapılacak 2015 genel seçimlerinde adaylığına engel bir durum olmadığını da söyledi. Elçi, “Sayın Dicle 2015’te millevtekili adayı olacak. CMK’daki değişiklikler ışığında engel bir durumu yok. Hükmün infazı ile birlikte kısıtlılık sona eriyor. 2015’te adaylığı için bence hiçbir engel kalmadı.”

2011 DE SEÇİLDİ YSK VEKİLLİĞİNİ DÜŞÜRDÜ

1991 yılına Diyarbakır milletvekili seçildi ancak, 2 Mart 1994’te TBMM tarafından Leyla Zana, Selim Sadak ve Orhan Doğan ile Dicle’nin milletvekili dokunulmazlığı kaldırıldı. Yargılandıktan sonra on yıl cezaevinde kaldı. 2004’te tahliye edilen Dicle 12 Haziran genel seçimlerinde Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Diyarbakır bağımsız adayı olarak vekil seçildi fakat vekilliği Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edildi. Dicle, 12 Haziran 2011’de yapılan genel seçimler için Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu’nun Diyarbakır bağımsız adayı oldu. Nisan 2011’de Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Barış ve Demokrasi Partisi’nin desteklediği ve içinde Dicle’nin de olduğu on iki bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkumiyetleri bulunduğu gerekçesiyle iptal etti. Daha sonra, bazı bağımsız milletvekili adaylarının adaylıklarının iptaline ilişkin YSK tarafından yapılan değerlendirmede Dicle ile Leyla Zana, Gültan Kışanak, Ertuğrul Kürkçü, Sebahat Tuncel’in milletvekilliğine adaylık konusunda bir engellerinin olmadığı bildirildi. 12 Haziran 2011’de yapılan seçimlerde Dicle, Diyarbakır’dan ikinci kez milletvekili seçildi. Ancak kesinleşen hapis cezası nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu kararıyla milletvekilliği düşürüldü. Dicle’nin yerine, oğlu terör kurbanı olan Oya Eronat Diyarbakır Milletvekili seçilmişti.