Fatih KARAGÜLLE
T24
BaÅŸbakan ve CumhurbaÅŸkanı adayı Tayyip ErdoÄŸan’ın sarf ettiÄŸi “Benim için neler söylediler, ‘Gürcü’dür’ diyen oldu. Çıktı bir tanesi affedersiniz çok daha çirkin ÅŸeyler, ‘Ermeni’ diyen oldu†sözlerine Türkiye Ermenilerinin sivil toplum örgütlerinden Nor Zartonk’tan (Yeni Uyanış) da tepki geldi. Nor Zartonk üyeleri, ErdoÄŸan’ın sözlerini nefret söylemi olarak yorumladıkları basın açıklamasında, “Kendisi gibi olmayana tahammülsüzlüğün dışa vurumu bize, kilise ve sinagog saldırıları, linçler ve cinayetler olarak dönmektedir†ifadesini kullandı.
Halaskargazi Caddesi üzerindeki Agos gazetesinin önünde toplanan bir grup Ermeni ve Nor Zartonk üyesi “YaÅŸasın halkların kardeÅŸliÄŸiâ€, “Kürt, Türk, Ermeni, yaÅŸasın halkların kardeÅŸliÄŸi” sloganlarını attıktan sonra basın açıklaması yaptı. İşte Nor Zartonk’un o açıklaması:
Artık Yeter!
5 AÄŸustos günü bir televizyon programında, Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanı ve CumhurbaÅŸkanı adayı Tayyip ErdoÄŸan, Türkiye halklarına yönelik nefret söylemlerine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2011’de “Ne ErmeniliÄŸimiz, ne YahudiliÄŸimiz, ne çok affedersiniz RumluÄŸunuz kaldı” diyerek halkalara saldıran ErdoÄŸan, bu sefer de “Benim için neler söylediler. Gürcü’dür diyen oldu. Çıktı bir tanesi affedersiniz çok daha çirkin ÅŸeylere, Ermeni diyen oldu” diyerek, kullandığı nefret söyleminin bir dil sürçmesi olmadığını kanıtladı. Daha önce meydanlarda Alevileri yuhalatan BaÅŸbakan ErdoÄŸan bu sefer de bu toprakların halklarına yönelik en bilindik nefret söylemlerinden birini; bir halka mensup olmanın kendisini bir hakaret ifadesi olarak kullandı.
Türkiye’deki tüm ezilen halklara, Hristiyanlara, Musevilere, Alevilere, Ezidilere, kadınlara LGBTİ’lere kısaca tüm farklılıklara yönelen bu saldırgan ırkçı tavır ve devlet erkânınca kullanılan nefret dolu dil, devletin tekçi anlayışının ve kendisi gibi olmayana karşı tahammülsüzlüğünün dışa vurumudur. Bu dışa vurumun sonucu bize; kilise ve sinagog saldırıları, linçler ve cinayetler olarak dönmektedir. GerçekleÅŸen bu gibi nefret söylemleri ve yaÅŸanan olaylarda saldırganların cezasız bırakılmaları; bu ve benzeri olayları adeta teÅŸvik etmektedir.
Biz bu tutumu, Sevag Balıkçı cinayetindeki “bilinçli taksir”den, Maritsa Küçük cinayetindeki vurdumduymazlıktan, Zirve yayınevi katliamı davasından, çok yakın bir zamanda Agos gazetesine ve ÅŸimdi Fatih Akın’a yönelik ölüm tehditlerinden biliyoruz. Biz bu tutumu; nefret cinayetlerinin failleri serbest dolaşırken Sevan NiÅŸanyan’ın Ermeni kimliÄŸinden dolayı hapishanede olmasından biliyoruz. Bu teÅŸviklerin sonuçlarının en iyi tanığı ÅŸu anda üzerinde bulunduÄŸunuz kaldırımlardır. ErdoÄŸan hükümeti döneminde, Hrant Dink cinayetindeki iÅŸbirliÄŸini, dava sürecini ve faillerin/azmettiricilerin serbest bırakılmasını unutmayacağız, unutturmayacağız1 Åžu bir gerçek ki kendinden olmayan tüm inanç ve kimlikleri dışlayan ve aÅŸağılayan bir anlayış cumhurbaÅŸkanı seçilse bile hiç bir zaman bizi temsil etmeyecek, kalbimizin cumhurbaÅŸkanı olmayacaktır.
Biz Ermeniler, Türkiye halklarından biri olarak, seçim öncesi oy hesaplarına alet olmayı, milliyetçi duyguları kabartmak adına hedef gösterilmeyi reddediyoruz. Biz “bir bebekten katil yaratan” bu ırkçı ve tekçi zihniyete karşı bir arada durarak, çoÄŸulculuÄŸu ve kardeÅŸliÄŸi savunmaya devam edeceÄŸiz. Bizler bu ülkeden ayrılmadan, bu ülkede ayrıştırılmadan ve ötekileÅŸtirilmeden herkesin özgür ve demokratik bir ortamda diÄŸer kimlik ve inançlarla eÅŸit yaÅŸamak istiyoruz. Tüm bu nefret ortamına karşı biz saklanarak, aslını inkar ederek deÄŸil, dayanışarak varlığımızı sürdüreceÄŸiz!
ErdoÄŸan’ın bu nefret söylemi TCK 216. maddesine göre suçtur. Bu açıklamamızla yetkililere suç duyurusunda bulunuyoruz göreve davet ediyoruz.
“Affedersiniz†Ermeniler
