BahÅŸedilen Temsiliyet

538ed18168f732194caedd6a

Türkiye’de hiç de alışık olmadığımız bir olay 25 Ekim günü gerçekleÅŸti. Gazeteci Etyen Mahçupyan yeni baÅŸbakan Ahmet DavutoÄŸlu’nun baÅŸdanışmanı olarak, onun “A takımı” içerisinde kendisine yer buldu. Alışık olmadığımız, AKP hükümetinin danışman kadrolarını kendilerini en çok “seven”, kendi “aydınları” ile doldurmaları deÄŸil, bir Ermeni’nin Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanı’nın baÅŸdanışmanı olmasıdır.

Mahçupyan’ın bu danışmanlık uÄŸurunda ortaya koyduÄŸu performans hepimizin malumudur. Kendisi her lazım geldiÄŸi anda ortaya çıkmış, hiç bir temsil hakkı bulunmamasına raÄŸmen Türkiye Ermenileri ve hatta tüm ezilen halkları adına AKP’yi cansiperane bir ÅŸekilde savunmuÅŸtur. Bu savunmanın en iyi örneÄŸini, yakın zamanda “Affedersiniz bana Ermeni diyenler oldu” sözcüklerinin kullanımını ve dil bilgisi ile savunarak göstermiÅŸtir. AKP’yi demokrasi havarisi olarak lanse ederken, Hrant Dink cinayeti davasında gerçek sorumluların yargılanmamasına karşı tavır göstermemesi ve Sevag Balıkçı ile Maritsa Küçük cinayetleri konusunda 3 maymunu oynaması Mahçupyan’ın ödüllendirilmesinin en önemli nedenleridir.

Bu ödüllendirme tam da en gereken zamanda, 1915’in yüzüncü yılı yaklaşırken, uluslararası ve yerel kamuoyu baskısı her geçen gün artarken gerçekleÅŸmiÅŸtir. Devlet bu sene 24 Nisan’da, artık bir gerçekliÄŸi kalmayan inkar politikasını “taziye” mesajı ile yenilerken, Mahçupyan’ı da bu yeni inkar politikasına hizmet etmesi için atamıştır. Devlet tarafından atanan Mahçupyan’a, 2015’te Ermeni halkının fiili olarak temsiliyeti bahÅŸedilmiÅŸtir. Ermeni Soykırımı’nın 100. Yıldönümünün yaklaÅŸması nedeniyle Mahçupyan, mevcut hükümet için bir ihtiyaç olarak gözükürken, bu ihtiyaç ortadan kalktığında kendisini tarihin tozlu raflarında bulacaktır.

AKP tarafından fiili olarak bahşedilen bu siyasi temsiliyetin Türkiye halkları ve özellikle Ermeniler nezdinde hiçbir geçerliliği yoktur. Bu tip politik ayak oyunlarına ve bu oyunlara alet olanlara karşı Ermeniler 2015te tek bir yumruk olarak birleşmelidir. Ermenilerin kazanımları yalnızca bir araya gelmeleri ve gerçek bir siyasal temsiliyet sağlamaları ile oluşacaktır.

Türkiye’de Ermenilerin eşit, özgür ve güvenli bir şekilde yaşayabilmelerinin tek koşulu bir araya gelerek ortak bir gelecek için kendi haklarını savunmalarıdır.

NOR ZARTONK / ՆՈՐ ԶԱՐԹՕՆՔ