“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boÄŸulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceÄŸe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, DonkiÅŸotlar ‘a, ateÅŸ hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, seviÅŸmelere, sadece düşleyebildiÄŸimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her ÅŸeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan ÅŸarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz.
Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük.
Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.
TeÅŸekkürler dünya.”
Kâzım Koyuncu
Wikipedia
Kâzım Koyuncu (d. 7 Kasım 1971 – 25 Haziran 2005), geleneksel Karadeniz müziÄŸi ile rock müziÄŸi sentezleyerek kendi tarzını yaratan Laz bir ÅŸarkıcı. 34 yaşında akciÄŸer kanserinden vefat etmiÅŸtir.
Hayatı
Artvin’in Hopa ilçesine baÄŸlı YeÅŸilköy (Lazca: Pançol) Köyü’nde, 7 Kasım 1971 tarihinde doÄŸmuÅŸsa da nüfusa geç kaydedildiÄŸinden dolayı resmi doÄŸum tarihi 10 Mayıs 1972’dir. MüziÄŸe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak baÅŸlamış, çocukluÄŸu, “üstadım” dediÄŸi, “Kemençeci YaÅŸar” lakabı ile tanınan YaÅŸar Turna’nın yanında türkü dinleyerek geçmiÅŸtir [1]. İstanbul’a üniversite eÄŸitimi için geldikten sonra müzikle yoÄŸun olarak uÄŸraÅŸmaya baÅŸlamışsa da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden siyasi nedenlerle ayrılmıştır. 1992 yılında profesyonel müzik hayatına atılmıştır. 2004’ün sonlarında sanatçıya akciÄŸer kanseri [2] teÅŸhisi konulmuÅŸ ve kanser tedavisi görmeye baÅŸlamıştır. 25 Haziran 2005’de, 34 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaÅŸamını yitirmiÅŸtir.
Müzik kariyeri
1992’de henüz 20 yaşında iken Ali Elver le “Dinmeyen” adlı özgün müzik grubunu kurmu ve profesyonel müzik hayatı baÅŸlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock’tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziÄŸini rock tabanlı yorumlamaya baÅŸlamıştır.
1993’te Mehmedali Barış BeÅŸli ile birlikte ZuÄŸaÅŸi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurmuÅŸtur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995’te Va MiÅŸkunan (Bilmiyoruz), 1998’de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleÅŸtiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.
Kazım Koyuncu, tek başına müziÄŸe devam etmiÅŸ ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 ÅŸarkıyla yer almıştı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardıktan sonra sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan popüler TV dizisi Gülbeyaz’ın [3]hem müziklerini yapınca yurt çapında tanınmıştır. Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırlamıştır..
Karadeniz müziÄŸinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Åžahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmış, Nisan 2004’te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile popülaritesini arttırmıştır.
Ölümünden sonra 16 ÅŸarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü PeÅŸime), Grup Patika/AÅŸk Beni Büyütmedi (Ayrılık Åžarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay AkdoÄŸan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda YaÅŸamak), dizi müziÄŸi (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına baÅŸlamış ve halen çeÅŸitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eÄŸitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu’nun hayat hikayesinin yanısıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliÄŸini Ümit Kıvanç’ın yaptığı “Åžarkılarla Geçtim Aranızdan” belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.
Kaybının yankıları
26 Haziran 2005’te Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen tören sonrası onbinler tarafından Hopa’ya uÄŸurlanmış ve 27 Haziran 2005’te doÄŸduÄŸu köy olan Pançol’da fındık aÄŸaçlarının çevrelediÄŸi köy mezarlığında ebedi istirahatgahına konulmuÅŸtur. Kazım Koyuncu’nun genç yaÅŸta kaybı, gönülden baÄŸlı olduÄŸu Trabzonspor’un vefakar taraftarları, Laz dilinin tanınmasına yaptığı katkılardan dolayı Laz halkı, çevre sorunları konusunda gösterdiÄŸi duyarlılığın yanısıra alçakgönüllü, samimi ve hümanist kiÅŸiliÄŸiyle kalbini kazandığı büyük halk kitleleri tarafından üzüntüyle karşılanmıştır.
KiÅŸiliÄŸi
Akıllardan hiç çıkmayacak sözleri: “Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boÄŸulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceÄŸe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, DonkiÅŸotlar ‘a, ateÅŸ hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, seviÅŸmelere, sadece düşleyebildiÄŸimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her ÅŸeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan ÅŸarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü ÅŸeyler gördük. SavaÅŸlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, aÄŸlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koÅŸan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her ÅŸeye raÄŸmen bu yeryüzünde ÅŸarkılar söyledik. TeÅŸekkürler dünya.”
