Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, “15 Eksik Yıl†sloganıyla katledildiÄŸi yerde anılacak. Anma etkinliÄŸini düzenleyen “Hrant’ın ArkadaÅŸlarıâ€, bugün (çarÅŸamba) saat 15.00 için ÅžiÅŸli Halaskargazi Caddesi üzerindeki Sebat Apartmanı önünde buluÅŸma çaÄŸrısı yaptı.
Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, katlediliÅŸinin 15. yılında vurulduÄŸu yerde “15 Eksik Yıl†sloganıyla anılacak ve ayrıca onuruna bir anma etkinliÄŸi düzenlenecek. Anmayı düzenleyen “Hrant’ın ArkadaÅŸlarıâ€, bugün (çarÅŸamba) saat 15.00 için ÅžiÅŸli Halaskargazi Caddesi üzerindeki Sebat Apartmanı önünde buluÅŸma çaÄŸrısı yaptı. Bu yılki anma “15 Eksik Yıl†sloganıyla düzenlencek. Anmada yine balkondan konuÅŸmalar yapılacak. Nor Zartonk İnisiyatifi ise 23 Ocak Pazar günü saat 21.00’de bir video konferans düzenleyecek. Hrant’ın ArkadaÅŸları anmaya katılacaklar için maske ve mesafe uyarısında bulundu.
TGC’den adalet çağrısı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 19 Ocak 2007 tarihinde kurucusu olduÄŸu Agos gazetesi önünde katledilen gazeteci-yazar Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde yaptığı açıklamada, “Agos gazetesinin kurucularından gazeteci – yazar Hrant Dink’in hain bir saldırı sonucu öldürülmesinin 15. yılındayız. Evrensel barışı savunan Hrant Dink’i iki ülke halklarının kardeÅŸlik içinde yaÅŸaması uÄŸruna verdiÄŸi mücadeleyle hatırlıyoruz†ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, “TGC Basın Müzesi’nde Öldürülen Gazeteciler Galerisi’nde Hrant Dink ile birlikte 66 gazetecinin fotoÄŸrafları yer alıyor. 66 gazeteci cinayetinin azmettirenlerinin, tetikçilerinin ortaya çıkarılamadığı bir ülkede yaşıyoruz. Düşündükleri ve yazdıkları nedeniyle gazetecilerin yargılanmasının, gözaltına alınmasının ve tutuklanmasının olaÄŸan hale geldiÄŸi bir ortamda basın özgürlüğünden söz edemiyoruz. Halkı doÄŸru ve yansız bilgilendirme görevini üstlenmiÅŸ meslektaÅŸlarımız, ne yazık ki, hâlâ baskı ve tehditler altında çalışmayı sürdürüyor†denildi.
Açıklamada ayrıca ÅŸu ifadeler kullanıldı: “Uzun yıllar Türkiye’de demokrasinin yerleÅŸmesi için uÄŸraÅŸ veren Hrant Dink’i hiç unutmayan biz meslektaÅŸları, onun katilleri ve azmettiricileri için açılan davalarda adaletin yerini bulmasını hâlâ bekliyoruz. Irkçılığın ve ayrımcılığın olmadığı bir toplumda barış içinde yaÅŸamak için medyada nefret söylemini ortadan kaldırmanın hepimizin sorumluluÄŸu olduÄŸunu biliyoruz. Hrant Dink’i ölüm yıldönümünde bir kez daha sevgi ve özlemle anıyoruzâ€
Dink cinayetinin perde arkası: Karanlık FETÖ izi çözülemedi
19 Ocak 2007’de uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci Hrant Dink, yazın hayatına gazetelere gönderdiği kitap eleştirileri ile başladı. Türkiye onu ilk kez, basında çıkan yanlış haberlere gönderdiği düzeltmeler ile tanıdı. 5 Nisan 1996’da, kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendiği Agos gazetesinin ilk sayısı yayınlandı.
“Tehlikeli gidiÅŸ”
Emperyalizme karşı uzlaşmaz tavrıyla dikkat çeken Dink, 2006 yılında yaptığı bir konuşmada, “Bu topraklar üzerinde asırlardır bir arada yaşayan insanların neden birbirine düştüğü hepimizin düşünmesi gereken bir konu. Geçmişte İngilizlerin, Rusların, Fransızların, Almanların şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol neyse bugün aynısı tekrarlanıyor. Geçmişte Ermeni halkı onlara güvendi ve yanıldı. Bugün Kürtlerin yaşadığı aynı şey. Bu çok tehlikeli bir gidiş†ifadeleri kullanmıştı. Dink, konuşmasının devamında sarfettiği, “Amerika bu, gelir kendi hesabını yapar, işine bakar, işi bittikten sonra da çeker gider ve insanları kendi didişmesi içinde bırakır†sözleriyle siyasi hafızaya kazındı. Dink, sözde soykırım konusunda Ermeni diasporasına yakın bir tutum içinde olmasına karşın bir konuda onlardan hep ayrıldı. Ermeniler ve Türklerin arasının açılmasında Osmanlı yönetiminin payı olduğunu söyleyen Dink’e göre esas sorumlu Avrupa’ydı.
FETÖ Cinayeti
Dink’in, tetikçi Ogün Samast tarafından öldürülmesinin ardından açılan davada, cinayetinin kilit ismi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Erhan Tuncel’in, Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üye olmak suçundan cezaevinde bulunan Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek’in elemanı olduğu ortaya çıktı. Cinayetten yaklaşık 8 yıl sonra, yargılama yolu açılan FETÖ mensubu üst düzey emniyet görevleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Celalettin Cerrah, şüpheli kamu görevlileri olarak soruşturmaya dahil edildi. Mahkeme, cinayetin FETÖ’nün talimatları, amaç ve ideallerine uygun olarak sanıkların iştirakiyle işlendiğine karar verdi.
Kaynak: Cumhuriyet