Yavuz YILDIRIM
BİA Haber Merkezi
ASF’nin altıncısı 1-4 Temmuz’da İTÜ Maçka ve Gümüşsuyu kampuslerinde gerçekleÅŸtirilecek. Avrupalı hareketlerin ve akvitistlerin buluÅŸma mekanı olan ASF ilk kez AB üyesi olmayan bir ülkede. Forum, Avrupa’nın dört bir yanında toplumsal hareketliliÄŸin durumunu ve geleceÄŸini tartışmak açısından da önem taşıyor.
Sosyal Forum mantığı, özellikle küresel adalet hareketi adı altında birleÅŸen ve baÅŸka bir dünya mümkün sloganını kullanan farklı hareketlerin bir araya geliÅŸini simgeliyor. Esasen, 1980’li yıllardan itibaren artışa geçen hareketlerin çoÄŸalması kadar dağılması ve birbirinden kopması “sorunu”, 2000’li yıllarla birlikte, küreselleÅŸme tartışmaları altında yeniden ele alınmaya baÅŸladı. ,
FarklılaÅŸan ve birlikte mücadele etme kapasitesini yitirmeye baÅŸlayan hareketler, yeni bir “ortak düşman” etrafında bir araya gelmenin yollarını aramaya baÅŸladılar. Bu süreç aynı zamanda, siyasetin yeni araçlarını ve bunun ötesinde siyasal olarak algılanan eylemin niteliÄŸini de deÄŸiÅŸtirmekteydi. Dolayısıyla, siyasal yapı ve özne, önceki dönemlerde yaÅŸanan geliÅŸmelere baÄŸlı olarak, yeniden tanımlanırken, siyasetin salt bir düzen kurma faaliyeti deÄŸil bir eylemlilik ve çatışmalara bir biçim verme faaliyeti olarak algılandığı yeni bir döneme geçildiÄŸi söylenebilir.
DeÄŸiÅŸimin temel yönü, hareketlerin tek bir konu ve çizgisel bir geliÅŸim izlemek yerine, farklı grup ve bireylerin katılımına açık; deÄŸiÅŸken ve hiyerarÅŸik olmayan bir ÅŸekilde örgütlenmesiydi. “KüreselleÅŸme karşıtlığı”ndan “alternatif kürselleÅŸme” algısına doÄŸru dönüşen bu süreçte, dünyanın farklı yerlerinde aynı sorunların farklı baÄŸlamlarda yaÅŸandığı gerçeÄŸi ve mücadelenin bu farklı deneyimlerden öğrenerek güçleneceÄŸi düşüncesi, gün geçtikçe yaygınlaÅŸmaktadır. Sosyal Forum, tam da bu noktada hareketleri bir araya getiren ve bu tartışmalara çerçeve sunan bir mekan olarak ortaya çıkmıştır.
10 yıllık tarih
İlk kez 2001’de Porto Alegre’de toplanan Dünya Sosyal Forumu adıyla, Dünya Ticaret Örgütü’nün ekonomik zirvelerine alternatif olarak hayata geçirilen bu proje, 10 yıl içerisinde farklı bölgelerde alt-forumlarını üretti. Bu forumlar, hareketlerin yeni ittifaklar ve dayanışma iliÅŸkileri kurmak için mücadelelerini, pratiklerini, reflekslerini ve gelecek projelerini paylaÅŸtıkları bir “açık alan” yarattı. Sosyal Forumların iÅŸleyiÅŸi, benzerlik ve tek bir doÄŸru yerine farklılıklara, öz-yönetim etkinliklerine, iÅŸbirliÄŸine ve hiyerarÅŸi yerine “yataylığa” dayanan yeni bir politik kültüre dayanarak ilerledi.
Bu sürecin temelini atan Dünya Sosyal Forumu, 2001, 2002, 2003 yıllarında Brezilya’nın Porto Alegre; 2004 yılında Hindistan’ın Mumbai kentinde; 2005 yılında yeniden Porto Alegre’de; 2006’da çokmerkezli olarak üç farklı ÅŸehirde, Karakas (Venezuela), Bamako (Mali) ve Karaçi’de (Pakistan); 2007’de Kenya’nın baÅŸkenti Nairobi’de; 2009’da ise Belem’de (Brezilya) düzenlendi. DSF’nin ilk toplantısındaki ilkelere baÄŸlı olarak geliÅŸen Sosyal Forumlar, 2001’den bu yana, bölge ve ülke bazında toplandığı kadar daha yerel bazda bir araya gelme biçimlerine isim vermeye baÅŸladı. Düzenli aralıklarla, çeÅŸitli mekanlarda hatta kitapçılarda bir araya gelip siyasal ve sosyal olaylar ve bunlara karşı geliÅŸtirilecek stratejilerin konuÅŸulduÄŸu toplantılar Sosyal Forum olarak anılmaya baÅŸlandı. Dolayısıyla Sosyal Forumların, yeni çağın ilk yarısında yeni bir eylem tarzı olarak belirmeye baÅŸladığı söylenebilir.
ASF
DSF’ye baÄŸlı olarak geliÅŸen ASF, ilk kez 2002’de İtalya’da Floransa’da gerçekleÅŸti. Ardından, 2003 Paris, 2004 Londra, 2006 Atina ve 2008 Malmö toplantıları yapıldı. Türkiyeli aktivistler, özellikle Atina’daki toplantıya etkin bir ÅŸekilde katılarak, sürece dahil oldu. 2008’te Malmö’de yapılan toplantı sonucunda 2010 Forumu’nun İstanbul’da yapılması kararı çıktı.
6-9 Kasım 2002 tarihlerinde gerçekleÅŸtirilen ilk ASF, yaklaşık 60 bin kiÅŸi katıldığı 30 konferans, 160 seminer, 180 çalıştay ile toplamda 1 milyona yakın kiÅŸiyle temas kurdu. 105 ülkeden 426 kuruluÅŸtan 20bine yakın temsilci katıldı. İkinci ASF’de bu sayılar 70 sendika ile birlikte 300 kuruluÅŸ ile 270 seminer, 260 çalıştay ve 55 konferans oturumuna yükseldi. DiÄŸer ASF’lerde de desteklenen bu artış eÄŸilimi, aÅŸağıdan demokrasi talebinin Avrupalı hareketlerin temeli olduÄŸunu ve alternatif stratejilerin tartışılmasına dair isteÄŸi ortaya koydu.
ASF’nin yarattığı en büyük etki, farklı hareketlerin deneyimlerini birbirlerine aktararak ortak öğrenme sürecini geliÅŸtirmesi ve hareketlerin birbirleriyle eklemlenmesi oldu. Her ne kadar, Forumların sosyal yönünün ağır bastığını ve siyasi bir aktör olarak belirginleÅŸemediÄŸine dair eleÅŸtiriler yükselse de ASF’nin yaratığı bir araya gelme sürecinin göz ardı edilmemesi gerekir. DSF ilkeleri uyarınca, baÄŸlayıcı ve diÄŸerleri adına konuÅŸan bir karar metni oluÅŸturulamasa da, Forumların Final Asamblesinde ortaya çıkan ortak strateji metni, hareketlerin genel seyrini yansıtması açısından önem taşıyor.
Bu yılki Forum, ASF Türkiye’nin 80’e yakın bileÅŸeninin ortak çabaları ile gerçekleÅŸiyor. Bunun yanı sıra, tüm ASF’lerde olduÄŸu gibi Avrupa Hazırlık Komitesi ile de ortak toplantılar yapıldı. Foruma, 250’den fazla etkinlik kayıt yaptırmış durumda. Forumun ana gündemlerini, “kriz, çevre, Filistin ve Kürt Sorunu” oluÅŸturuyor. Bunun dışında, 13 ayrı baÅŸlıkta toplanan ana eksenlerde Avrupa’nın farklı ülkelerinden, çeÅŸitli sendika, hareket, sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla, toplantılar, seminerler ve paneller gerçekleÅŸtirilecek.
Bu eksenlerden bazıları şöyle: “Bilginin, eÄŸitimin ve kültürün demokratikleÅŸtirilmesi; alternatiflerin oluÅŸturulması”, “Avrupa ve Dünya: Tahakküm ve yeni sömürgeciliÄŸe karşı dayanışma tabanlı iÅŸbirliÄŸi ve kalkınma”, “Küresel adalet hareketinin durumu ve geleceÄŸi”, “Ezilen ulusların ve azınlıkların haklarının savunulması”, “Kale Avrupası’na karşı: Göçmenler ve mülteciler için tüm haklar”, “Ayrımcılığa karşı EÅŸitlik. Küresel krize karşı feminist alternatifler”. Forumun sloganı ise diÄŸerlerinden ufak bir fark taşıyor: “BaÅŸka bir dünya gerekli”.
Mahmut Sansarkan, Malmö’deki 5. ASF sonrası bianet’teki yazısında, hareketlerin ortak eylem ÅŸansını iyi kullanamadığını yazmış ve umutların İstanbul’a taşındığını belirtmiÅŸti. Umalım ki farklı dertleri ortak bir çerçeve içine sokma gayretinde olan ASF, bu kez daha iç açıcı bir görünüm yaratsın.