Sait ÇETİNOĞLU
Mavi Defter
İsmet İnönü’nün azınlık karşıtı ilk önemli icraatı tehcir adı altında Ermenilerin Soykırım sürecine katkısıdır. İsmet’in 2 Mayıs 1915 tarihli çok gizli mesajında: “Ya yukarıda sözü edilen Ermeniler aileleriyle birlikte zorla Rus tarafına gönÂderilir ya onları Anadolu’nun iç kesimlerine zorla süreriz.”
“Biz açıkça milliyetçiyiz ve milliyetçilik bizi birleÅŸtiren yegâne unsurdur.Türk çoÄŸunluÄŸunun yanında diÄŸer unsurların hiçbir etkisi yoktur. Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaÅŸayanları TürkleÅŸtirecek, Türklere ve Türkçülüğe karşı çıkanları yok edeceÄŸiz…”1
Türkiye’de azınlıklara yönelik politikaların ortak paydası kesintisiz kovma ve yok etme ÅŸeklinde ifade edilebilir. Bu politikalar Hamid döneminde baÅŸlamış, İttihatçılar (1.Jöntürk dönemi) politikaları sistematize edilip soykırıma varacak pratiklerle hayata geçirilmiÅŸ, Kemalistler (2. Jöntürk) de kesintisiz sürdürerek günümüzde Gayrimüslim azınlıklar folklorik bir fiğüre indirmiÅŸlerdir.
Her üç dönemde de azınlık politikaları neredeyse birbirinin aynı olup kesintisizdir. Kilikya 1909 katiamı bir bakıma Hamid’in 1894-96 katliamlarının kopyası olduÄŸu kadar 1915’in de provasıdır.
1942 Varlık Vergisi de 1915’in son noktasıdır.
Bu üç dönemin en önemli siyasal figürü İsmet İnönü’dür. Uzun yıllar süren iktidar veya iktidar ortaklığı boyunca azınlık politikalarının kesintisiz uygulanmasında neredeyse eÅŸsizdir, bir baÅŸka örneÄŸi yoktur.
1908’den 1972’ye kadar neredeyse 70 yıl siyasal yaÅŸamın baÅŸ aktörüdür. Bu süre içinde azınlıklara yönelik çok önemli uygulamalara imza atmıştır.
1915 soykırımından baÅŸlayarak 1963 kararnamelerine kadar imzasının olduÄŸu uygulamalar, azınlıkların bu coÄŸrafyadaki yaÅŸamında dönüm noktalarına denk gelir. İnönü’nün kararlı ve ince bir etnik temizlik uzmanı olduÄŸunu söyleyebiliriz. İktidarında bu coÄŸrafyadaki azınlıkları tüketmedeki baÅŸarışı tartışılmaz. O azınlıkları bu coÄŸrafyadan adeta kazımıştır.
İsmet İnönü’nün azınlık karşıtı ilk önemli icraatı tehcir adı altında Ermenilerin Soykırım sürecine katkısıdır. İsmet’in 2 Mayıs 1915 tarihli çok gizli mesajında: “BildiÄŸimiz gibi. Van Gölü civarında ve Van ‘in içinde, sürekli Ermeni ayaklanmaları tertip eyleyen bir mihrak mevcuttur. Onları bu isyan yuvasından çıkarıp, dağıtmalıyız diye düşünüyorum. Üçüncü Ordu bize 7 Nisan da Ruslar ‘ın Müslüman köylüleri neredeyse yarı çıplak sınırımızı geçÂmeye zorladığını bildirdi. Bunu ve söylediÄŸim olayı durÂdurtmak için, ÅŸunları söylemek isterim. Ya yukarıda sözü edilen Ermeniler aileleriyle birlikte zorla Rus tarafına gönÂderilir ya onları Anadolu’nun iç kesimlerine zorla süreriz. Bu alternatiflerden birini seçmeni istiyorum. EÄŸer herhangi bir güvenlik riski yoksa bu eÅŸkıyaları aileleriyle birlikte isyan alanının dışına gönderip, yerlerine Müslüman halkı yerleÅŸtirmeyi tercih ederim”2 Süryani araÅŸtırmacılar gayrimüslim askerlerin yok edilmesinde de İsmet’in imzasının olduÄŸunu söylerler 3
Uzun iktidarında azınlıkların tüketilmesinde önemli kararları imzalamıştır. 1927 yılında azınlıkların serbest mesleklerden men edilmesi, vatandaş Türkçe konuş kampanyalarıyla azınlıkların taciz edilmesi, Türklüğe hakaret suçlamalarıyla azınlıkların mahkemelerde süründürülmesi ve cezalara çarptırılması da bu döneme denk gelir.
BaÅŸbakanlık Cumhuriyet ArÅŸivinde Türklüğe hakaret suçlamasıyla açılan çok sayıdaki davaların sadece ilk 100 tanesinin kabaca bir incelemesinde açılan 100 davanın 70’i açıkça Gayrimüslim azınlık olduÄŸu görülmektedir. (http://www.devletarsivleri .gov.tr/katalog/) Azınlıkların uygulanan politikalar sonucunda seslerinin ve soluklarının kesildiÄŸi düşünülürse, bu mahkemelerin düzmece ve azınlıkları sindirdirme, kovma ve yok etme operasyonunun bir parçası olduÄŸunu söylemekte sakınca yoktur.
1934 Trakya olaylarıyla Musevi vatandaÅŸların Trakya’dan sürülmesi uygulamalarına BaÅŸbakan olarak imzalar. 1942 deki 1915 Soykırımının son noktası olan Varlık Vergisi jenocidinde CumhurbaÅŸkanı olarak uygulamanın baÅŸ aktörüdür.
1963 kararnamesiyle onbinlerce etablis Elenlerin sürülmesi ve mülklerine ile birikimlerine el konulması sırasında Başbakan olarak yine başroldedir.
CumhurbaÅŸkanlığı döneminde Cumhuriyet Halk Partisinin azınlıklardan ve gelir dağılımından sorumlu 9. Bürosu tarafından 1944 yılında hazırlanan Azınlıklar Raporu aslında Cumhuriyetin azınlık yurttaÅŸlarını eÅŸit ve özgür yurttaÅŸ gibi görmediÄŸini ortaya çıkarır. Büro raporunda, gayri Türk diye tanımlanan Çerkez, Arnavut, BoÅŸnak vd. Müslüman halkların hemen asimile edilmeleri gerektiÄŸi vurgulanırken, TürkleÅŸmelerinden umut kesilen Gayrimüslimlerin bu coÄŸrafyadan kazınması önerilir: İstanbul’un fethinin 500 Yılına kadar (1953) İstanbul’un RumsuzlaÅŸtırılması… Bu rapor 1955 yılındaki 6/7 Eylül olaylarıyla azınlıkların mal ve canlarına kast edilen iki günlük vandalizmin alt yapısını oluÅŸturacaktır. Bu olayların baÅŸ aktörleri daha sonra CHP içinde politika yapacaklardır.
Özet olarak söylemek gerekirse 70 yıllık iktidar sırasında son ittihatçı paşa İsmet İnönü azınlıkların bu coğrayadan kazınması olan İttihatçı politikaları sonuna kadar uygulayarak, azınlıkları bu coğrafyadan kazıyan müthiş bir etnik temizlik uzmanı olarak etnik temizlik tarihinin eşsiz muhteşem bir figürüdür.