DİHA
Samatya’da Aralık ayının başından itibaren baÅŸlayan yaÅŸlı Ermeni kadınlara yönelik saldırıların ardından tutuklanan Murat Nazaryan’la Silivri Cezaevi’nde görüşen avukat Eren Keskin, gerçek faillerin bulunması için çaba harcadıklarını söyleyerek, olayın derinlemesine araÅŸtırılması gerektiÄŸini ifade etti.
İnsan Hakları DerneÄŸi (İHD) İstanbul Åžubesi Irkçılığa ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, yaÅŸlı Ermeni kadınlara yönelik saldırıların ardından tutuklanan Murat Nazaryan’la 8 Mart tarihinde Silivri Cezaevi’nde yaptığı görüşmenin izlenimlerini ÅŸube binasında düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaÅŸtı. Açıklamaya İHD İstanbul Åžubesi Irkçılığa ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu’ndan Meral Çıldır, AyÅŸe Günaysu ile avukat Eren Keskin katıldı.
Açıklamada ilk olarak konuÅŸan Meral Çıldır, “Samatya saldırganı yakalandı” haberlerinin emniyet tarafından basına servis edilen bir metin üzerinden gerçekleÅŸtiÄŸini belirterek, metinde verilen bilgilerin kendilerini tatmin etmediÄŸi kaydetti. Gözaltına alınarak tutuklanan Murat Nazaryan’ın yalnızca bir “zanlı”, bir “şüpeli” olduÄŸu halde servis edilen metinde saldırıların faili olarak ilan edildiÄŸine dikkat çeken Çıldır, emniyet tarafından servis edilen metnin sadece Samatya saldırısının çözüldüğü izlenimini yaratacak ÅŸekilde kaleme alındığına iÅŸaret etti. Saldırıların arkasındaki gerçeklerin henüz tam olarak açığa çıkarılmadığını söyleyen Çıldır, zanlı Murat Nazaryan’la yaptıkları görüşmelerinin bu kanıyı daha da güçlendirdiÄŸini belirtti.
Murat Nazaryan ile görüşmek için 8 Mart tarihinde Silivri Cezaevi’ne giden avukat Eren Keskin görüşmenin içeriÄŸini ve gözlemlerini aktardı.
‘Zanlı ‘hatırlamıyorum’ diyor’
Keskin, görüşme boyunca Murat Nazaryan’ın aÄŸladığını ve ruh saÄŸlığının iyi olmadığının bir bakışla anlaşıldığını belirtti. 24 yıllık bir avukat olduÄŸunu söyleyen Keskin, karşısında kiÅŸinin hasta olup olmadığını anlayabildiÄŸine dikkat çekerek, Nazaryan’ın ruhsal rahatsızlığı olduÄŸunu dile getirdi. Nazaryan’ın saldırıların faili olup olmadığına iliÅŸkin sorulara “Hatırlamıyorum” yanıtını verdiÄŸini söyleyen Keskin, şöyle konuÅŸtu: “Aynı anda hem ‘hiçbir ÅŸey hatırlamıyorum’ diyor, hem de ‘ama demek yapmışım, polis yoksa beni neden yakalasın, hem kan örneÄŸimde tutuyormuÅŸ’ diyor. Aynı anda ‘Ben yapamam, kimseye tokat bile atmam’ diyor. Rol yapma kapasitesinin bile olmadığı gözlenen zanlının, ‘nasıl yakalandığımı da hatırlamıyorum, ben yapmış olsaydım aynı yerde kalmaya devam eder miydim, ama demek ki yapmışım, polis öyle diyor’ demesi, bunu deme ÅŸekli, gerçeklikle bağının ciddi ÅŸekilde kopuk olduÄŸu izlenimini veriyor.”
‘Ermeni kimliÄŸinden dolayı cezaevinde öldürülmekten korkuyor’
Nazaryan’ın Ermeni kimliÄŸinden dolayı cezaevinde öldürülmekten çok korktuÄŸunu söylediÄŸini belirten Keskin, cezaevi yönetimi ile görüştüğünü ve Nazaryan’ın tek hücreli koÄŸuÅŸta kalınmasını istediklerini söyledi. Anne, baba ve kardeÅŸini kaybetmiÅŸ olan Nazaryan’ın birinci dereceden yakınlarının olmadığını, bu nedenle ikinci dereceden yakınları ile görüştüklerini aktaran Keskin, yakınları Nazaryan için; ruh saÄŸlığının bozuk olduÄŸunu, çok korkak olduÄŸunu, kan görmeye dayanamadığını, çok zayıf yapıda olduÄŸunu, söz konusu suçları kendi başına planlayarak yapabilecek boyutta olmadığını aktardıklarını söyledi. Nazaryan’ın gerçek fail olup olmadığına iliÅŸkin bir görüş beyan edecek durumda ve konumda olmadıklarını söyleyen Keskin, “Bizler sadece gerçek faillerin bulunması için çaba harcıyoruz. EÄŸer fail Nazaryan olsa dahi ona yardım edenlerin ve olayın arka yüzünün araÅŸtırılması gerektiÄŸini söylüyoruz” dedi.
‘Nefret saikini zanlının Ermeni olması belirlemez’
“Bu suçun ırkçı nefret saikiyle iÅŸlenmiÅŸ olup olmadığını belirtecek faktör, zanlının etnik, dinsel kimliÄŸi deÄŸildir” diyen Keskin, “Samatya olayında zanlının Ermeni olması ırkçı nefret tartışmasına nokta kayacak bir bulgu deÄŸildir. Nazaryan’ın kendi başına bu saldırıları planlayarak yerine getirecek zihinsel melekelere sahip olmadığı kanısındayız” dedi. Dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması gerektiÄŸini ifade eden Keskin, “Dosya muhtevası incelenmeye açık olmalı, konuyla ilgili toplumun kaygılarını giderecek bir ÅŸeffaflık saÄŸlanmalıdır” dedi. “En etkili toplumsal denetleyici güç olarak kamuoyunu da süreci yakından takipçisi olaya davet ediyoruz” diyen Keskin, olayın derinliÄŸine araÅŸtırılması gerektiÄŸinin altını çizdi.
