ETHA
YaÅŸar Kemal, Tarık Ziya Ekinci, Vedat Türkali, Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Rakel Dink, Prof. Dr. Yakın Ertürk, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Prof. Dr. Åžebnem Korur Fincancı ve Arif Sağ’ın çaÄŸrıcısı olduÄŸu “Demokrasi ve Barış Konferansı” baÅŸladı.
Sürmeli Hotel’de düzenlenen konferansın 420 imzacısı bulunuyor. Konferansa çaÄŸrıcılardan YaÅŸar Kemal ve Vedat Türkali’nin saÄŸlık durumları nedeniyle katılamadı. Konferansa HDK Yürütme Kurulu üyeleri, HDP EÅŸ Genel BaÅŸkanları Fatma Gök ve Yavuz Önen, BDP EÅŸ Genel BaÅŸkanları Gültan Kışanak ve Selahattin DemirtaÅŸ, BDP Milletvekilleri Erol Dora, Pervin Buldan, Sebahat Tuncel, ErtuÄŸrul Kürkçü, Hasip Kaplan, Sırrı Sakık, Ayla Akat Ata, İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, DTK EÅŸ BaÅŸkanı Aysel TuÄŸluk, Nor Zartonk’tan Sayat Tekir, EMEP Genel BaÅŸkanı Selma Gürkan, SDP Genel BaÅŸkanı Rıdvan Turan, ESP Genel BaÅŸkan Yardımcısı Fadime Çelebi, ÖDP Genel BaÅŸkanı Alper TaÅŸ, Halkevleri Genel BaÅŸkanı Oya Ersoy, Arif SaÄŸ, Suavi, Ferhat Tunç, ErtuÄŸrul MavioÄŸlu, Mete Çubukçu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, KESK Genel BaÅŸkanı Lami Özgen, Doç. Dr. Nuray Mert, DİSK Genel Sekreteri Arzu ÇerkezoÄŸlu, 78’liler GiriÅŸimi sözcüsü Celalettin Can’ın da aralarında olduÄŸu çok sayıda kurum temsilcisi, aydın, akademisyen katıldı.
“Barış” Hepimiz için Yön Belirleyici Pusuladır
Konferans BDP İstanbul Milletvekili ve HDK Yürütme Kurulu üyesi Sırrı Süreyya Önder’in açılış konuÅŸmasıyla baÅŸladı. Önder, “bizler burada tarihsel önemi büyük bir sürecin temellerini güçlendirmek, çerçevesini çizmek, asla olamazlarıyla mutlaka olmalı baÅŸlıklarını belirlemek ve bu süreci izleyip kolaylaÅŸtırmak, gözleyip denetlemek üzere toplandık. Sayın Öcalan’ın da yapılmasını önerdiÄŸi, aciliyeti ve gerekliliÄŸini vurguladığı bu ‘Kalıcı Barış’ konferansı hem başındaki ‘kalıcı’ kelimesinin gerçekçiliÄŸi hem de ‘barış’ kelimesinin tarihsel anlamı gereÄŸi hepimiz için yön belirleyici bir pusula niteliÄŸindedir” dedi.
Herkesin birilerinin hassasiyetlerinden bahsettiÄŸi dönemde Kürtler, sosyalistler ve demokratların barışa el uzattığını söyleyen Önder, ekledi: “Hassasiyetlerin ardına sığınmış kan oyunlarına inat bir haysiyet gösterisi sergiliyorlar.”
“Kürt halkının barışa olan inancının artması, hiçbir ÅŸekilde mücadelenin ve kazanımların kutsallığına olan inancın azalması anlamına gelmemektedir” diyen Önder, barışın demokrasinin anahtarı olabileceÄŸini, ama barışın tek anahtarının demokrasi olmadığını, adalet ve eÅŸitliÄŸin tesis edilmesi gerektiÄŸini söyledi.
Önder, “Barışa, gerillanın sınır dışına silahlarıyla çekilmesine dahi direnenler, barış için sokaÄŸa çıkanları protesto edenler ne bu halkın iradesini ne de bu halkın mücadelesini tanıyamamıştır. Elbette bugün bu kadar muhteÅŸem bir ideal için, kalıcı barış için burada bulunmayı içine sindiremeyenler varsa, bu onların ideolojik ve vicdani bakımdan barış gibi bir dertlerinin olmayışından kaynaklanmaktadır. Kürtler, kendi coÄŸrafyalarını demokratikleÅŸtirmekle, dönüştürmekle ve özgürleÅŸtirmekle kalmayıp, Türkiye Cumhuriyeti’nin dar kalıplara sıkışmış siyasi iradesini de dönüştürmeyi baÅŸarmış, aÄŸzından kan damlayanlar bile bugün barış karşısında susmak durumunda kalmıştır. Bu, bugün bu salonda olanların barışı geçici bir strateji deÄŸil, tarihsel bir yön olarak görmesinden ve savaÅŸlarla yazılan tarihi barışla yeniden inÅŸaa etmenin gerekliliÄŸinden kaynaklanmaktadır” dedi.
Barışın iki taraflı bir süreç olduÄŸunu kaydeden Önder, “Ölüme dur demek yalnızca mücadele güçlerinin deÄŸil, devletin ve tüm yurttaÅŸların da elindedir” diye konuÅŸtu.
“Barış” Tüm Silahlardan Güçlüdür
Önder, şöyle devam etti: “Barış için sokaklara yüz binlerle dökülmüş baÅŸta Kürt halkı olmak üzere halklar, emekçiler, sosyalistler, kadınlar, inançlar, kültürler ve her anlamda ötekileÅŸtirilenler, bugün her bir ferdiyle sürecin esas aklıdır ve böyle olmak zorundadır. Bir arada yaÅŸamın, sınırlarla bölünmemiÅŸ kültürel birlikteliÄŸin ancak haklar çerçevesinde mümkün olduÄŸunu bilenler olarak bugün asıl yapmamız gereken, barışla birlikte gelecek hayatın demokratik bir biçimde ÅŸekillenmesine ve sürmesine katkıda bulunmaktır. Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin artık topla tüfekle yahut zindanla yenilemeyecek olduÄŸu görüldüğünden, bugün elimizde olan ÅŸey tüm silahlardan güçlü olan bir barış halidir. En yalın ve en onurlu haliyle bu barış için canlarını feda eden, her alanda mücadele eden dostlara, bu konferansın ve ebedi barışın gerçek sahipleri olacakları için şükran duyuyoruz. Zafer, hapishanelerden daÄŸlara, akademilerden, fabrikalara, bulunduÄŸu tüm alanları birer eÄŸitim, eÅŸitlik, barış ve özgürlük yuvası haline getirenlerindir. Zafer, barış ve demokrasi uÄŸruna binlercesini yitirdiÄŸimiz kardeÅŸlerimizindir. Zafer, barışındır.”
Ardından divan seçildi. Konferans divan üyelerinin konuÅŸmalarıyla devam ediyor. Konferansın ilk bölümü çaÄŸrıcıların konuÅŸmalarıyla devam edecek. İkinci bölümü basına kapalı yapılacak. Bu bölümde 3 paralel toplantı gerçekleÅŸtirilecek. “Hakikat, YüzleÅŸme ve Adalet” ismiyle yapılacak toplantıda, “Neler yaÅŸadık, nasıl yüzleÅŸeceÄŸiz? Türkiye’de hakikat ve yüzleÅŸme beklenen alanlar ve çözüm önerileri neler? Bu alanlarda bugüne kadar yapılmış resmi ve resmi olmayan çalışmalar hangileri? Bu alanlarda bundan sonra ortaya konacak somut talepler ve yapılabilecekler neler?” konuları tartışılacak. Toplantının sonunda, “Hakikat, YüzleÅŸme ve Adalet Komisyonu” kurulacak.
“Hukuk, Yol TemizliÄŸi ve Yeni Anayasa” baÅŸlıklı toplantı ise “Yol temizliÄŸi adı altında bugüne kadar belirlenmiÅŸ olan talepler neler ve hangileri karşılandı? Yol temizliÄŸinin saÄŸlanması için yapılmış çalışmalar hangileri? Yol temizliÄŸi ve demokratikleÅŸme için acil olarak yapılması gereken yasal deÄŸiÅŸiklikler hangileridir? Anayasa çalışmalarında gelinen nokta nedir? EÅŸitlikçi ve özgürlükçü bir yeni toplumsal sözleÅŸme için neler yapılabilir?” alt baÅŸlıklardan oluÅŸuyor. Bu toplantıda da “Hukuk, Yol TemizliÄŸi ve Yeni Anayasa Komisyonu” kurulacak.
Üçüncü toplantının baÅŸlığı “Barışın ToplumsallaÅŸması ve Demokratik Mücadele.” “Barışın toplumsallaÅŸması için neler yapılabilir? Ortak ve demokratik geleceÄŸimiz nasıl kurulabilir? Barışı nasıl kapsayıcı ve sürdürülebilir kılarız? Akil İnsanlar ve Meclis’te kurulan AraÅŸtırma Komisyonu çalışmaları hangi aÅŸamada? Dünyada bu süreçlere dahil olma aÅŸamasında yapılmış olanlar neler? Süreci nasıl ilerleteceÄŸiz? Demokratik yeniden yapılanma sürecinde toplumsal mücadelenin örgütlenmesi için neler yapılabilir? Konferans çalışmaları nasıl sürdürülebilir?” alt baÅŸlıklarının tartışılacağı toplantının sonunda “Barış ve Demokratik Mücadele Komisyonu” kurulacak.
Konferansın ikinci gününde ise paralel toplantıların raporları tartışılacak ve “Demokrasi ve Barış Deklerasyonu” açıklanacak.
