T24 Bağımsız İnternet Gazetesi
‘Olmaz bu iÅŸ dedim, hiçbir ÅŸey demediler gittiler…’
İslami hassasiyetlerle 24 yıl önce kurulan insan hakları örgütü Mazlumder’in Adıyaman Åžube BaÅŸkanı Hidayet Aktoprak, Kasım 2013’te Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Åžubesi’nde görevli polislerce ziyaret edildiÄŸini ve kendisinden Suriyeliler için yardım istendiÄŸini öne sürerek “Yardım çalışmasına siz de katılın dediler, Biz de dedik ki; biz Suriyeliler için zaten yardım topluyoruz. Yardımları da ya kendimiz kamplara götürüyoruz, ya da resmi kanallarla gönderiyoruz. Aralarından biri, ‘Sadece Suriyeli sığınmacılar yok ki, baÅŸkaları da var’ dedi. Hemen anladım. ‘Biz yardım toplayacağız, sen bunları IŞİD’e, El Kaide’ye verecek onları besleyeceksin. Biz ÅŸimdi veririz ama sen 6 ay sonra 1 sene sonra gelip, bizi IŞİD’e yardım ve yataklıktan içeri atarsın. Olmaz bu iş’ dedim. Hiçbir ÅŸey demediler gittiler†şeklinde konuÅŸtu.
Özgür Gündem’den Mehmet Güç’ün hazırladığı, “Adıyaman gerçeÄŸi -I” baÅŸlığıyla yayımlanan dosya haberin ilgili bölümü şöyle:
Mazlum-Der Åžube BaÅŸkanı Hidayet Aktoprak Kasım 2013’te Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Åžubesi’nde görevli polislerce ziyaret edilmiÅŸ. Polis heyeti, Suriyeli yabancılara yardım için Aktoprak’tan destek istemiÅŸ: “Yardım çalışmasına siz de katılın†demiÅŸ. “Biz de dedik ki; biz Suriyeliler için zaten yardım topluyoruz. Yardımları da ya kendimiz kamplara götürüyoruz, ya da resmi kanallarla gönderiyoruz. Aralarından biri, ‘Sadece Suriyeli sığınmacılar yok ki, baÅŸkaları da var’ dedi. Hemen anladım. ‘Biz yardım toplayacağız, sen bunları IŞİD’e, El Kaide’ye verecek onları besleyeceksin. Biz ÅŸimdi veririz ama sen 6 ay sonra 1 sene sonra gelip, bizi IŞİD’e yardım ve yataklıktan içeri atarsın. Olmaz bu iş’ dedim. Hiçbir ÅŸey demediler gittiler.â€
Åžaşırtıcı sözlerini Aktoprak’a tekrarlatıyor, polislerin IŞİD’e yardım istediklerini bir kez daha teyit ettiriyoruz. “Evet†diyor, “polisleri tanıyordum, IŞİD’e yardım için çalışmamı istediler.â€
Biz çok şaşırıyoruz ama Adıyaman Emniyeti Yabancılar Şubesi’nde görevli polislerin, vahşet örgütüne yardım için destek arayışı burada hiç kimseyi şaşırtmıyor.
Mazlumder Åžube BaÅŸkanı Aktoprak’a, bölgedeki dernek, vakıf gibi STK’lerin özellikle de İHH’nin desteÄŸini soruyoruz. Aktoprak bu soruya yanıt vermek istemiyor ama “Yaptıkları ortada†diyor ve ekliyor: “Bu yıla kadar Suriye’ye ayda en az 20 TIR yardım götürüyorlardı. ÖSO’ya yardım etmezler, Kürtlere etmiyorlar, Türkmenlere de bu yoldan yardım götürülemez, nereye götürdüklerini de siz bulun.â€
Her söyleşide bazıları yazılmamak kaydıyla da olsa çok çarpıcı başka örnekler öğreniyor ve kısa sürede anlıyoruz ki IŞİD’e devlet desteği, bununla da sınırlı değil.
Mesela IŞİD için savaşacak kadro bulmak, zamanla yardım toplamaktan çok daha önemli hale gelmiş. Anlatılanlara bakılırsa, Aralık 2013’te, IŞİD’e katılan ilk 14 kişinin bu işte rolü büyük. Özellikle de bu gruptaki isimlerden Mustafa Dokumacı, IŞİD’e en fazla katılım sağlayan isim olarak önem taşıyor. Kentte herkesin bildiği, Adıyamanlı 60 kadar gençten oluşan Dokumacılar grubunu da IŞİD’e o götürmüş. Bu arada farklı kaynaklarca bombalı saldırı ve suikast eğitimi gördüğü iddia edilen bu grubun, YPG’nin kontrolüne geçinceye kadar Girê Spî’de (Tel Abyad) kaldığını da öğreniyoruz. Mustafa Dokumacı ise, Tel Abyad’daki çatışmalarda yaralanarak önce Türkiye’ye getirilip tedavi edilmiş ardından Irak’a gitmiş.
Adıyamanlılar, gençlerin IŞİD’e katılımı için çok sayıda mekanda propaganda faaliyeti, eÄŸitim çalışması yürütüldüğünü anlatıyor. Diyarbakır ve Suruç bombacılarıyla ismi duyulan İslam Çay Ocağı sadece bir örnek. DiÄŸer örnekler arasında bir dersane de var, 5 kafe ile iki cami ve iki lokanta da… Bir imamın camideki cihat çaÄŸrılarından ÅŸikayetçi olan babaya, “Sen bu iÅŸe karışma, bunlar dışarıdan geldiler, devlet gönderdi. Yakında giderler†dediÄŸi ise artık herkesin dilinde…
IŞİD’e destek veren, hatta IŞİD için çalışan devlet görevlileri iddiası, her konuşmada biraz daha belirginleşiyor. 127 ailenin çocukları için şikayet başvurusu yapmasına, 17 ailenin suç duyurusunda bulunup, kayıp çocukları için savcılık ve emniyet kanalıyla arama kararı çıkarmasına rağmen, polisin hala hiçbir işlem yapmaması, yeterince kuşkulu bir durum olsa da bundan fazlası da var.
‘Bu işte devletin eli var’
Mazlum-Der Şube Başkanı Hidayet Aktoprak, Adıyaman’daki İslami çevreleri ve IŞİD’le ilişkileri iyi bilen bir isim. Bağlar, ilişkiler konusunda konuşmak istemese de önemli bilgiler veriyor, devlet desteğine dikkat çekiyor.
“Her olaydan, her patlamadan sonra Adıyaman’ın gündeme gelmesi çok rahatsız edici. Buradaki hayatı da ekonomiyi de etkiliyor. Ama sonuçta bu da bir gerçek ve iki bombacının da Adıyaman’dan çıkması bir tesadüf değil diye düşünüyorum.
Burası muhafazakar bir ÅŸehir, vakıfları, cemaatleriyle kapalı bir ortam…
Åžiddet olaylarını herkes eleÅŸtiriyor ama alt yapıları, kafaları IŞİD’den çok farklı da deÄŸil. IŞİD’e katılımın yüksekliÄŸini ailelerin ÅŸikayetlerini biliyoruz. Biz Mazlum Der olarak bu konuda bir rapor çalışması yapalım diye karar aldık ama bunu genel merkezle paylaÅŸtığımızda olur vermediler. ‘Böyle bir çalışma, sizi ajan durumuna da sokabilir, ahali size öyle yaklaÅŸabilir. Biz de haklı bulduk. Åžimdi böyle bir çalışma için IŞİD faaliyetlerini birilerine soracaksınız. Ailelere soracaksınız, insanlara soracaksınız, cemaatlere soracaksınız… Bu iÅŸin içinde bir devlet eli olduÄŸu için öyle riskli bir durum ki saÄŸa sola soramazsınız. Ne olduÄŸunu ne olacağını hiç kimsenin kestiremediÄŸi bir yapı… Vazgeçtik tabii…
