Etkin Haber Ajansı
Yıl 1955. MİT’in planı üzerine Selanik’te Atatürk’ün büyüdüğü eve bomba atılır. Önce komünistler ardından ise gayrimüslimler hedef gösterilir. 6 Eylül’de baÅŸlayarak iki gün süren olaylar sırasında Rumlara ait binlerce ev, iÅŸyeri, kilise talan edilir. Yarın 6-7 Eylül olaylarının 56. yıl dönümü. Dönemi planlayan devlet yetkililerinden gerekli itiraflar geldi, ancak hala yapılan bir ÅŸey yok.
5 Eylül 1955 gece yarısı Selanik’te Atatürk’ün doÄŸduÄŸu evde bir patlama olur. İstanbul Ekspres Gazetesi, özel baskı yaparak, “Atamızın evi bomba ile hasara uÄŸradı†manÅŸetini atar. Genelde 20 bin tirajla çıkan gazete, 6 Eylül’de 290 bin adet basılır ve Kıbrıs Türktür Cemiyeti tarafından dağıtılır. 56 yıl önce bizzat MİT tarafından gerçekleÅŸtirilen bu eylem nedeniyle önce İstanbul’da bir sonraki gün ise İzmir’de gayrimüslimlere yönelik linç saldırıları baÅŸlar. Gayrimüslimlere ait binlerce iÅŸyeri, ev, kilise, okul yaÄŸmalanır, Rum ve Ermeniler katledilir.
Bu haber sadece patlama noktasıdır, linçlerin planı aslında önceden başlamıştır. Ağustos ortalarından başlayarak azınlıkların evlerinin kapılarına ve duvarlara kırmızı boyalarla haç işaretleri çizilir. Evlerin çevrelerinde sopa, testere, kaynak makinesi, demir makaslar, tırpan gibi kesici aletlerle dolu kamyonlar hazır bekletilir.
Taksim ve İstiklal Caddesi’nde baÅŸlayan yaÄŸma ve talan bütün İstanbul’a yayılır. Ellerinde kesici aletler taşıyan gözü dönmüş yaÄŸmacılar, gayrimüslimlere ait evler ve dükkanları yaÄŸmalar, kilise ve mezarlıkları yakıp yıkar, papazlara saldırır.
Polis ve askerler yaşananları sadece seyretmekle yetinir. Yaşananlara tanık olan ABD Konsolosu Arthur Richard, ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdiği raporunda, “Polis hiçbir şey yapmadan durur, hatta halkı teşci ederken (cesaretlendirirken) bir sürü dükkânlın yağma edildiklerine gözlerimle şahit oldum†der.
Talan, yaÄŸma, tecavüz…
Mahkeme zabıtlarına göre, 4 bin 214 ev, bin 4 iÅŸyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduÄŸu 5 bin 317 mekan talan edilmiÅŸtir. Bilanço 54 milyon dolardır. Olaylar sırasında ya da aldıkları yaralardan dolayı sonradan 16 Rum yaÅŸamını yitirir. 32 kiÅŸi sakat kalır. Zorla sünnet edilen bir papaz kan kaybından komaya girer. Olaya iliÅŸkin ABD KonsolosluÄŸu’nun hazırladığı raporda 50 Rum kadının tecavüze uÄŸradığı, Rum kaynaklarına göre ise bu sayının 200’ü bulduÄŸu belirtiliyor.
Linçlerin ardından binlerce Rum, yüzyıllarca biriktirdikleri kültürlerini ve yaÅŸamlarını, tüm mal varlıklarını geride bırakarak Yunanistan’a göç etmek zorunda kalır. 135 bin Rum’un yaÅŸadığı İstanbul’da, 6-7 Eylül’den sonra bu sayı 70 bine düşer.
Yıllar sonra gelen itiraf
Olaylardan iki yıl sonra devlet suçu komünistlere atarak aralarında yazar Hasan İzzetin Dinamo ve Aziz Nesin’in de bulunduÄŸu onlarca kiÅŸiyi tutuklar.
Provokasyonun ve katliamın devlet tarafından organize edildiği gerçeği yıllar sonra resmi ağızlardan itiraf edilir. Özel Harp Dairesi eski Başkanı Sabri Yirmibeşoğlu, yıllar sonra, “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi†sözleriyle devletin işleri suçları itiraf eder.
Kıbrıs Türktür Cemiyeti BaÅŸkanı Hürriyet Gazetesi yazarı Avukat Hikmet Bil ise, o güne iliÅŸkin planlamayı şöyle anlatır: “5 Eylül günü Menderes bana Kıbrıs konusunda (Fatin) Zorlu’nun destek istediÄŸini söyledi. Ben ayrıldıktan sonra Florya’da, Ata’nın evine bomba iÅŸini düşünmüşler. MİT’in organize ettiÄŸi bir delikanlı bomba atsın, İstanbul’da ufak olaylar çıksın, böylece Zorlu’nun eli güçlensin. Böyle bir organizasyon.â€
YaÅŸanan vahÅŸete iliÅŸkin bir diÄŸer itiraf 55 yıl sonra “yardımcı polislik†yapan Süleyman Tanyel’den geldi.
‘Binlerce kiÅŸi, sanki haberleÅŸmiÅŸ gibi…’
6 Eylül günü mesai arkadaşı Asım Yurdakul ile Galatasaray Lisesi önünde devriye gezerken, Asmalımescit’te Andon Meyhanesi’ne saldırıldığı haberi üzerine olay yerine gittiklerini anlatan Süleyman Tanyel o güne dair şunları söylüyor:
“AkÅŸamcıların uÄŸrak yeri olan bu ünlü meyhaneye vardığımızda, iÅŸyerinin darmadaÄŸan edildiÄŸini gördük. İşyeri sahibi olan Rum asıllı Yorgo bizi görünce ‘mahvoldum’ diyerek aÄŸlamaya baÅŸladı. Galatasaray Lisesi’ne doÄŸru yol alırken meÅŸhur Lion MaÄŸazası yaÄŸma ve talan edildi. MaÄŸazanın önünde Kırıkkale yapımı tabancamı çektim ve talancılara engel olmak istedim. O ara birileri beni omzumdan sarstı. Adnan Menderes’in yakın koruma polisi Bümin YamanoÄŸlu ve Emniyet Amiri Süslü İhsan Bey beni iterek arabanın içine attılar ve ‘sen ne yapıyorsun’ dediler. Onlar amirimiz olduÄŸu için bana neden engel olduklarını soramadım. Tekrar Galatasaray Lisesi’ne yöneldik. Binlerce insan sanki haberleÅŸmiÅŸ gibi maÄŸazaları yaÄŸmaladılar. AkÅŸam saat 6’da baÅŸlayan yaÄŸma 5 saat sürdü. O dönem İstanbul’un ve dünyanın sayılı kuyumcularından olan Franguli yaÄŸmalanıp paramparça edilmiÅŸti.â€
Asım Yurdakul’un söz ettiÄŸi Bünyamin YamanoÄŸlu, Demokrat Parti döneminin ünlü polis ÅŸeflerindendi. İstanbul’a geldiÄŸinde dönemin BaÅŸbakan’ı Adnan Menderes’in yakın korumalığını yapıyordu. Giyiminden dolayı “Süslü†lakabını alan Süslü İhsan Bey ise, dönemin BeyoÄŸlu Emniyet Amiri görevindeydi.
Muazzam yükselişin öyküsü
Atatürk’ü evini konsolosluk görevlisi Hasan Uçar ve üniversite öğrencisi Oktay Engin’in bombaladığının ortaya çıkması üzerine ikisi de tutuklanır. Olayın kilit ismi Oktay Engin, Türkiye’nin verdiÄŸi bursla Yunanistan’da üniversite okumaktadır. Zengin, dokuz ay sonra serbest bırakılır ve Türk istihbaratı tarafından Türkiye’ye kaçırılır. Okulu bitiren Engin, kaymakamlık sınavını kazanır ve Türkiye’nin en önemli ilçelerinden Çankaya’ya atanır. Daha sonra Emniyet Genel Müdürü Hayrettin NakipoÄŸlu’nun isteÄŸi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Siyasi İşler Müdürü olarak göreve baÅŸlar. NakipoÄŸlu, 6-7 Eylül olayları sırasında BeyoÄŸlu Kaymakamı’dır.
Oktay Engin, yıllar sonra muazzam yükseliÅŸinin öyküsünü şöyle anlatır: “O zamanki sisteme göre Siyasi Åžube Müdürlüğü benim için 15, 20 senelik bir terfiydi. 5. sınıf kaymakamım. Beni davet ettikleri kadro öyle. Böylece emniyetçi oldum. 1967’den 71’e kadar dört sene Siyasi İşler Åžube Müdürlüğü yaptım. 1971’de Güvenlik Dairesi BaÅŸkanı oldum. Yedi buçuk sene Güvenlik Dairesi BaÅŸkanlığı yaptım. Ondan sonra da siyasi iÅŸlerden sorumlu genel müdür yardımcısı oldum. 1980’e kadar. Ondan sonra kenara çekildim. Nihayet 1991’de bir kararname ile NevÅŸehir’e vali oldum.â€
05 Eylül 2011 Pazartesi