97. Yılında Soykırım Kurbanları Anıldı

Etkin Haber Ajansı

İnsan hakları savunucuları, bundan 97 yıl önce bugün Ermeni aydınların gözaltına alınarak tutuldukları ve buradan Anadolu’ya sürüldükleri cezaevi önündeydi. Bugün Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan cezaevi önüne, soykırım kurbanları için karanfiller bırakıldı. İHD İstanbul Åžubesi, buradaki anmanın ardından Ermenistan’daki Katolikos 2. Karekin Hazretleri ve Beyrut’a sürülen Kilikya Katolikosu 1. Aram Hazretleri’ne mektup gönderdi. Daha sonra ise 24 Nisan 2011’de askerlik yaptığı sırada öldürülen Ermeni asker Sevag Åžahin Balıkçı’nın mezarı ziyaret edildi.

Türk-İslam Eserleri Müzesi önünde toplanan insan hakları savunucuları, yere “1915 soykırımdır. Soykırım insanlık suçudur” yazılı pankart ile üzerinde Ermeni aydınların isimlerinin yazılı olduÄŸu karanfiller bıraktı. Ermeni aydınların fotoÄŸrafları ve “Ermeni aydınlar ölüm yolculuÄŸuna çıkarılmadan önce burada tutuldular”, “Türk İslam Eserleri müzesi=1915’te cezaevi” dövizleri taşındı.

İHD İstanbul Åžube BaÅŸkanı Abdülbaki BoÄŸa, “Burası geçmiÅŸte cezaeviydi. 24 Nisan’da baÅŸlayan tutuklamalarda evlerinden alınıp götürülen Ermeni aydınlar Anadolu’nun içlerine doÄŸru yola çıkarılmadan önce buradaki hücre ve koÄŸuÅŸlarda tutulmuÅŸlardı” dedi.

Sarafian: Türkiye devletinin baskıları sürüyor

Londra’daki Gomidas Institute Müdürü Ermeni Tarihçi Ara Sarafıan da yaptığı konuÅŸmada ÅŸunları ifade etti: “Bugün Ermeni soykırımının 97. yıl dönümünü anmak için burada toplanmış bulunuyoruz. Osmanlı sınırlarında bulunan 200 bin Ermeni yerleÅŸim birimi ve yaklaşık 1 milyon Ermeni’nin katlediliÅŸini anmak için bir araya geldik. Muhtemelen bugün burada soykırıma kurban gitmiÅŸ bir aile bulunmuyor. Sadece son yıllarda 1915’teki gerçekler hakkında konuÅŸabiliyoruz. 1915 hakkındaki görüşlerimizi ifade ederken Türkiye devletinin hala baskıları ile karşılaşıyoruz. Bizim bütün yıl yaptığımız çalışmalar bu gerçekliÄŸin ortaya konulması üzerine ve bunu artık Türkiye’de de görüyoruz.”

Eylemde, soykırım sonucu topraklarından Beyrut’a sürülen Kilikya Katolikosu 1. Aram Hazretleri ve Ermenistan’daki Katolikos 2. Karekin Hazretleri’ne gönderilecek mektupları Meral Çıldır okudu.

Kilikya Katolikosu’na gönderilen mektupta ÅŸu ifadeler yer aldı: “31 AÄŸustos 2011 tarihinde, gayrimüslüm vakıflarının bir kısım mal varlığının iadesine yönelik bir mevzuat deÄŸiÅŸikliÄŸiyle ilgili olarak Türkiye Cumhuriyet BaÅŸbakanı’na bir mektup göndermiÅŸ ve ‘Ermeni halkı 1915 Ermeni Soykırımı günlerinde Türk devleti tarafından el konulmuÅŸ olan sayısız kilise, hastane, huzurevi, yetimhane, mezarlık ve farklı milli ve dini mal varlıklarının hukuki mal sahibi olarak kalacaktır. Sayın BaÅŸbakan, adalet ve insan hakarına yönelik açıklamanız, ancak Ermeni Soykırımı’nı tanıdığınız zaman belgelenmiÅŸ olacaktır’ demiÅŸtiniz. Biz bu mektubu, taleplerinizin en temel insan hakları gereÄŸi olduÄŸuna inandığımızı ve bunların bizim de taleplerimiz olduÄŸunu duyurmak için yazıyoruz.”

Tüm Ermeniler Katolikosu 2. Karekin Hazretleri’ne gönderilen mektupta ise “Dünyadaki tüm Ermenilerin ruhani önderliÄŸini temsil eden Katolikosluk makamınıza bu mektubumuzu Soykırım sürecinde katledilen tüm malvarlıklarına, her anlamdaki zenginliklerine el konulan geçmiÅŸteki izleri bile silinmek için büyük çabalar harcanan Osmanlı Ermenilerinin anısı önünde utanç ve saygıyla eÄŸildiÄŸimizi belirtmek için yazıyoruz” denildi.

Mektupta Tüm Ermeniler Katolikosu’nun geçen yılki Türkiye ziyaretinde “Bizim halkımız için soykırım bir araÅŸtırma konusu deÄŸildir, vuku bulan gerçek bir olaydır, kabul edilmelidir” sözlerini de hatırlatan İHD, bu görüşe sahip çıktıklarını bildirdi.

‘Sevag’ın katli inkarın soykırımı kalıcılaÅŸtırdığının kanıtı’

Her iki mektupta da Sevag Åžahin Balıkçı adlı Ermeni’nin Batman’da zorunlu askerlik yaparken 24 Nisan 2011’de öldürüldüğü de hatırlatıldı, “Balıkçı’nın katli, 1915’ten bu yana Türkiye’de Ermenilerin can güvenliÄŸinin olmadığının, soykırım sürecinin devam ettiÄŸinin, 97 yıldır süren inkarcılığın soykırımı kalıcılaÅŸtırdığının kanıtıdır” denildi.

Mektuplarda, Süryani ve Anadolu Rumlarını da kapsayan soykırımın tanınması ve Ermenilerin el konulan malvarlıklarının iade edilmesi talebi dile getirildi.

Buradaki anmadan sonra insan hakları savunucuları, yas geleneÄŸine uygun olarak sessizce Sirkeci Postanesi’ne yürüdü ve mektupları gönderdi. Daha sonra ise Sevag ÅŸahin Balıkçı’nın mezarını ziyaret etmek için yola çıktılar.