Gezi ruhu HDK Kongresi’nde

etha-20131026-hdk-genel-kurul-01_1_display

ETHA

HDK 3. Genel Kurulu, faaliyet raporunun sunulmasının ardından delegelerin konuşmalarıyla devam etti.

HDK Yürütme Kurulu Üyesi Saruhan Oluç, iki yıllık faaliyet raporu sunumunu yaptı. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun HDK’nin oluÅŸumunun ön açıcı olduÄŸunu söyleyen Oluç, “Üç kırmızı çizgimizden vazgeçmedik. Anadilde eÄŸitim, farklılıkların anayasal güvence altına alınması, üçüncü hedefimiz yerinden yönetimle yeni idari yapıyı önerdik, önereceÄŸiz. HDK, aslında kader ortaklığı. GeleceÄŸi ortak, birlikte kuralım diyenlerin, eÅŸitlik isteyenlerin zemini oldu. Ortak talepler ve ortak örgütlenmeyi hedefledik. Gezi nasıl ortak mücadele alanımız olduysa Nusaybin’de yapılan duvar da ortak mücadelemiz olacak. Rojava devrimi karşısında nasıl heyecanlandıysak, Van’daki deprem de acılarımızı ortaklaÅŸtırdık. Böyle yaparsak birlikte ve demokratik geleceÄŸi kurabiliriz” dedi.

HDK’nin Türkiye için önemli bir model olduÄŸunu ve geliÅŸtirmeye çalıştıklarını söyleyen Oluç, “OrtadoÄŸu için de önemli bir model. Eksiklerimizi görüyoruz, aÅŸmak doÄŸrultusunda irade gösteriyoruz. İki yıl bize önemli deneyim kazandırdı. YerelleÅŸmeyi, halklaÅŸmayı geniÅŸletmek istiyoruz. Hepsini hemen çözecek deÄŸiliz, adım adım bu önlemleri alarak derli toplu bir hale getireceÄŸiz kendimizi” diye konuÅŸtu.

‘Sokaktaki mücadelemizi sürdüreceÄŸiz’

Nor Zartonk’dan Sayat Tekir, Ermenice konuÅŸtu. Ardından Türkçe ile devam eden Tekir, Gezi direniÅŸinde yaÅŸamını yitirenleri andı ve Gezi’de yaralananlar ile tutuklananları selamladı. Tekir, KCK Genel BaÅŸkanı Abdullah Öcalan’ın baÅŸlattığı sürecin hükümet tarafından baltalandığını kaydederek, “Açıklanan paket hiçbirimizin sorunlarına çözüm olmuyor. Barış getirmesi mümkün deÄŸil. Barış halkların, emekçilerin mücadelesiyle gelecektir. GeçmiÅŸle hesaplaÅŸmadığımız sürece barış toplumsallaÅŸmayacak. Hrant Dink’in ardından Ermenilere saldırılar halen sürüyor. Soykırım uygulamasıyla halen bizlere numaralar veriliyor. Bu Ermenilerin sayısını azaltmıştır. Ermeniler korkuyor ama kendi örgütüyle bu korkuyu kıracaktır. Ermeniler eÅŸitlik, özgürlük ve barış mücadelesinin öznesidir. Kenar süsü deÄŸildir. Tahayyül ettiÄŸimiz geleceÄŸi kurabilmemiz Ermenilerin politik taleplerini sahiplenerek olmalı. Merhamet deÄŸil, adalet bekliyoruz. Adalet olmadıkça barış gelmeyecek” diye konuÅŸtu.

Seçim barajını tanımayacaklarını kaydeden Oluç, “Seçimler yapacağımız tek iÅŸ olmayacak. Sokaktaki mücadelemizi sürdüreceÄŸiz. Sokakları adım adım arşınlayarak sesimizi her tarafta duyuracağız. BeÅŸ eksende sürdüreceÄŸiz. Demokrasi, emek, kadın, ekoloji ve gençlik eksenli sürdüreceÄŸiz. Taleplerin ve hakların yerine getirilmemesine karşı her yerde mücadeleyi yükselteceÄŸiz. Kürt siyasal hareketiyle ve Kürt hareketiyle birlikte sürdüreceÄŸiz. Sayın Öcalan’ın İmralı’da baÅŸlattığı müzakerelerin sonuca ulaÅŸması için tüm enerjimizi ortaya koyacağız. Özgürlük ve eÅŸitlik mücadelesini bu ÅŸekilde kazanacağız. Kimse lütfetmeyecek. Bu bizim için onur mücadelesi. Başımızı eÄŸmeyeceÄŸiz” dedi.

PSAKD BaÅŸkanı Kemal Bülbül, “Farklılığımız zenginliÄŸimizdir” sözünün artık erozyona uÄŸradığını belirterek, “Farklılığımız gerçekliÄŸimizdir, gerçekliÄŸimiz eÅŸitliÄŸimiz olacaktır” denilmesi ve bu çerçevede yürünmesi gerektiÄŸini söyledi. Bülbül, Türkiye’nin demokratikleÅŸmesinin önündeki tüm engelleri aÅŸmak için HDK’da olacaklarını belirtti. “Cemevleri terör yuvasıdır” açıklamasına tepki gösteren Bülbül, ÅŸu yanıtı verdi: “Terör yuvası; Ali İsmail Korkmaz’ı katledenlerin olduÄŸu yerdir, terör yuvası; Kürdistan’da binlerce köyü boÅŸaltan, tecavüz yapan, Ape Musa’yı, Hrant Dink’i, UÄŸur Mumcu’yu katledenlerin olduÄŸu yerdir.”

3 Kasım’da İstanbul’da yapılacak mitinge halkı davet eden Bülbül, konuÅŸmasını, “Gelin canlar bir olalım, gerçeÄŸe hü diyorum” diye tamamladı.

Gürkan: Kazanan HDP ve halkın iradesi olacak

EMEP Genel BaÅŸkanı Selma Gürkan, AKP’nin ceberrut politikaları karşısında tüm toplumsal kesimlerin yeni bir arayış içinde olduÄŸunu söyledi, HDK’nın “zalimin zulmüne karşı direnme gücünü oluÅŸturacağını ve arayış içinde olan halk kesimlerine umut olduÄŸunu” söyledi. HDK’nun umut olmaya devam etmek için siyasal seçenek durumunu söylemden çıkarıp gerçeÄŸe dönüştürmesi gerektiÄŸini kaydeden Gürkan, “Umudu büyütmenin en önemli yollarından birisi demokrasi mücadelesinin önemli adresiyse kendi içinde de demokrasiyi iÅŸletecek mekanizmayı kurmak gibi bir sorumluluÄŸumuz söz konusudur” dedi.

Yerel seçimler için adayların belirlenme sürecinden seçim çalışmasına kadar halkın ve bileÅŸenlerin iradesinin yansıdığı bir perspektifle hareket edilmesi gerektiÄŸini kaydeden Gürkan, “Kazanan sadece HDP olmayacak, halkın iradesi olacak, onun siyasal deneyimleri olacak” diye konuÅŸtu.

3. yol yok, iki cephe var

İstanbul Bağımsız Milletvekili ve HDK Yürütme Kurulu üyesi Levent Tüzel, ikinci yıl dönümünde olan Van depreminde kaybedilenleri ve Haziran direnişinde kaybedilenleri andı.

Neoliberal politikaların uygulayıcısı AKP iktidarı ile hesaplaşacaklarına işaret eden Tüzel, ODTÜ direnişini de hatırlattı, direnişi büyütmeye çalışacaklarını söyledi.

Demokrasi paketindeki toplantı ve gösteri hakkına iliÅŸkin maddeyi eleÅŸtiren Tüzel, hükümetin sahtekarlığının ODTÜ’de görüldüğünü belirtti. Tüzel, üçüncü yol söylemine karşı çıkarak, “Ortada iki güç var, iki cephe var, iki saf var. Bir tarafta her türünden iktidar odakları, AKP’sinden CHP’sine sermaye güçleri öbür tarafda HDK ve demokrasi cephesinde buluÅŸanlar. Bu kadar açık ve net” diye konuÅŸtu.

Tüzel, Rojava sınırına örülen utanç duvarlarına da sert tepki gösterdi, “Duvarları yıkacağız” dedi.

CHP’den HDP’ye milletvekili mi geçecek?

CHP’den HDP’ye milletvekillerinin geçeceÄŸi haberlerini hatırlatan Tüzel’in haberleri yalanlamaması dikkat çekti, “CHP’de çatlak yaratacakları” mesajını verdi.

Önder: Bu savaşı kazanacağız

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, emek, özgürlük, demokrasi, eÅŸitlik, adaleti savunan kim varsa, HDK’nin onlarda yüksek bir heyecan oluÅŸturduÄŸunu söyledi. Bunun dışında kalan bütün kesimlerin ise HDK’yi ya itibarsızlaÅŸtırmaya ya da kısır tartışmalara boÄŸmaya çalıştığını belirten Önder, birlik çalışmalarının bugüne kadar hep akamete uÄŸradığını, HDK’nın bunu baÅŸardığını dile getirdi.

HDK’nin; bileÅŸenlerin kendi özgünlüklerini koruyarak bir araya gelinebileceÄŸini, bireysel temsiliyetlerin de yer alabileceÄŸini gösterdiÄŸini kaydeden Önder, “Hep birlikte bu iÅŸi baÅŸaracağız, ister ikinci yol diyelim, -evet sömürenler ve sömürülenler var, zalimler ve zulme uÄŸrayanlar var- ister üçüncü yol diyelim, yoksullar, mülksüzler, devrimciler, emekçiler, halklar, inançlar diyelim, bu savaşı kazanacağız. Bu pratiÄŸi göstereceÄŸimiz ilk gündem de mahalli seçimlerdir. İtibarsızlaÅŸtırma, yok sayma çalışmalarına en etkili cevabı vereceÄŸiz” diye konuÅŸtu.

Hatice Altınışık, Suriye’den gelen Alevi mültecilerin durumunu anlatarak, mültecilere yönelik saldırıyı hatırlattı, duyarlılık çaÄŸrısı yaptı.

Sakarya’dan gelen Ümit Erten, konuÅŸmasına Çerkesce ile baÅŸladı, ardından Türkçe devam etti. Kendi kimlikleriyle, kendi kültürleriyle HDK içerisinde yer aldıklarını söyleyen Erten, Çerkeslerin maruz kaldığı sürgünü ve Türkiye’de yaÅŸadıklarını anlattı. Çerkeslerin görülmediÄŸini belirten Erten, “HDK ile umutlandık, detaylıca da inceledik, inandık. Bir yıla yakındır da Sakarya’da HDK içinde çalışıyoruz. Proje ötekileÅŸtirilen herkese kendini ifade etme, kendi sorunlarına çözüm bulma imkanı veriyor” diye konuÅŸtu.

SDP Genel BaÅŸkanı Rıdvan Turan, faaliyet raporunda yer alan toplumsal olanı siyasallaÅŸtırma, siyasal olanı da toplumsallaÅŸtırma vurgusunun önemli olduÄŸunu belirtti. HDK ile ilgili son günlerde ana akım medyada yer alan haberlere deÄŸinen Turan, “Esas tedirgin oldukları Gezi’nin çapulcuları ile Kürt daÄŸlarının ‘teröristlerinin’ yan yana gelmesidir” dedi. Marjinal kavramının Gezi ile birlikte artık deÄŸiÅŸtiÄŸini kaydeden Turan, “İnanmış, organize, militan karşı duruÅŸu, muhalefetin geliÅŸtirilmesi gerektiÄŸini” ifade etti.

Gezi ruhunu AKP’ye öldürtmemek gerekiyor

Limter-İş Sendikası Genel BaÅŸkanı Kanber Saygılı, seçim sürecine girildiÄŸini belirterek, “Bu seçim sürecinde nereye gittiÄŸimizi anlamak gerekir. Birincisi gençlerimizin ölmediÄŸi bir süreçten geçiyoruz. İkincisi Rojava devriminin halklarımıza ilham verdiÄŸi bir süreçten geçiyoruz. Üçüncüsü Gezi ayaklanmasını yaÅŸadık, AKP’yi devirebiliriz fikrinin daha da güçlendiÄŸi bir süreçten geçiyoruz. Lice’den Gezi’ye küçük de olsa halkların kucaklaÅŸmasını yaÅŸadık. Yani avantajlıyız. Bizler bu süreçte özellikle birincisi Rojava devrimi, ikincisi Gezi’ye sahip çıkmak, Gezi ruhunu ayakta tutmak, AKP’ye öldürtmemek gerekiyor. Gezi’ye sahip çıkmanın yolu Gezi tutsaklarına, gazilerine, ÅŸehitlerine sahip çıkmaktan geçiyor” dedi.

HDK’nin batılılaÅŸmaya ihtiyacı olduÄŸunu söyleyen Saygılı, şöyle devam etti: “Türk emekçileriyle buluÅŸmaya ihtiyacımız var. TaÅŸeronlaÅŸtırma, kıdem tazminatı, iÅŸ cinayetlerini es geçmeyelim, bizi ilgilendirmez demeyelim, bu sorunlara mutlaka sahip çıkalım. Batıda güç olmak istiyorsak, Kürt halkı ile Türk emekçilerini buluÅŸturmak istiyorsak işçilerin temel sorularına sahip çıkmamız gerektiÄŸini düşünüyorum.”