Uygar GÜLTEKİN
Agos
İstanbul’da bir öğrencinin Ermeni okuluna kaydının yapılmasının, ‘soy kodu uymadığı gerekçesiyle’ engellenmesine mahkeme dur dedi.
Agos’un Ağustos ayında ortaya çıkardığı “Soy kodu†skandalı günlerce konuşulmuştu. Her şey İstanbul’daki bir Ermeni anaokuluna çocuğunu kaydettirmek isteyen bir ebeveynin verdiği mücadeleyle başlamıştı. Öğrencinin velisi olan anne, vaftiz olup kendi kimliğine dönmüş bir Ermeni’ydi.
Anne, atalarının kimliÄŸine geri dönerken, nüfus cüzdanındaki din hanesini Hıristiyan olarak deÄŸiÅŸtirdi. Anne babanın çocuklarını kaydettirmek istedikleri Ermeni anaokulunun müdürlüğü ise, yasal mevzuat gereÄŸi kendilerine ÅŸu cevabı verdi: “Milli EÄŸitim’den okula kayıt yaptırmanızda bir sakınca olmadığına dair resmi izin belgesi alın.â€
Ermeni’nin soy kodu 2
Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak, çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt yaptırmasının önünde bir engel olmadığına dair resmi yazı talep etti. Müdürlük’ten verilen yazıda ise “1923 yılından bu yana ‘Vukuatlı’ nüfus kayıtlarının gizli soy kodunun da (nüfus kayıt örneğinde Ermeni vatandaşlarımızın soy kodu 2’dir) çıkartılması gerektiğinden ancak adı geçen öğrencinin velisinin ilgili nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünden nüfus kayıt örneğinde gizli soy kodunun 2 olması halinde kaydının yapılabileceği hususunda gereğini rica ederim†ifadeleri yer alıyordu.
Bu yazı üzerine, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü söz konusu ailenin soy kodunun “2†olmadığı gerekçesiyle öğrencinin Ermeni okuluna kaydına izin vermemişti.
İki mahkeme soy kodunu tanımadı
Aile hukuk mücadelesinde nihai zafere ulaştı. Şubat ayında İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi, soy koduna rağmen ailenin Ermeni olduğuna karar vermişti. İdare Mahkemesi de soy kodu uygulamasını tanımayarak öğrencinin Ermeni okulunda okuyabileceğine karar verdi. Kararın, cumhuriyet tarihinin en büyük fişlemelerinden biri olan ‘soy kodu’ rezaletine bir son verip vermeyeceği henüz bilinmiyor.
İstanbul 7. İdare Mahkemesi, kararında, Türkiye Ermenileri Patrikliği’nin vermiş olduğu vaftiz belgesinin kayıt için yeterli olduğunu belirterek, çocuğun okula kaydının yapılmasına karar verdi. Mahkeme, İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği karara da dikkat çekti.
Referans İnsan Hakları Sözleşmesi
Mahkeme, karar gerekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa ve Özel Öğretim Yönetim Kurumları yönetmeliğine dikkat çekti.
Gerekçede ÅŸu ifadeler yer aldı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne baÄŸlı Ek 1 Sayılı Protokolün 2. Maddesinde ‘Kimse öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eÄŸitim ve öğretim alanında üstleneceÄŸi görevlerin yapılmasında, ana babaların bu eÄŸitim ve öğretimi kendi dinsel ve felsefi inanç ve düşüncelerine göre saÄŸlamak hakkına saygı gösterecektir’ hükmü getirilmiÅŸtir. Anayasa’nın 42. Maddesinde de kimsenin eÄŸitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmiÅŸtir.â€
Mahkeme, Ermeni okullarının iÅŸleyiÅŸini de düzenleyen 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 2. Maddesi’nin e bendine de atıf yaptı, “Azınlık okulları; Rum, Ermeni ve Museviler tarafından kurulmuÅŸ, Lozan AntlaÅŸması ile güvence altına alınmış ve kendi azınlığına mensup Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrencilerin devam ettiÄŸi, okul öncesi eÄŸitim, ilköğretim ortaöğretim özel okullarını ifade eder†hükmü bulunmaktadır.â€
Uygulama tamamen kaldırılmalı
Davacı ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, mahkeme kararını yorumladı. Halavurt, uygulama kaldırılmazsa benzer mağduriyetlerin yaşanmasının kaçınılmaz olacağını söyledi.
“Soy kodu uygulamasının kabul edilemeyeceÄŸi, soy kodu olarak devletin tuttuÄŸu kayıtların gerçeÄŸi yansıtmadığı ve hukuken geçersiz olduÄŸu bu davayla birlikte ortaya çıktı. Ama soy kodu uygulamada devam ediyor. Benzer uygulamalarda bu sorun yeniden karşımıza çıkacak. Bu uygulamanın artık kaldırılması gerekiyor. Uygulama kaldırılmazsa okula çocuÄŸunu kayıt yaptırmak isteyen her veli bu hukuk yollarından geçecek. Aileler çocuklarını okula kaydettirmek için İdare Mahkemelerine gitmek zorunda olmamalı. EÄŸitim ve öğrenim hakkının koÅŸulsuz kabul edilmesi gerekiyor.â€
Halavurt, mahkeme kararının emsal teşkil edeceğini söyledi.
Uygulamanın tamamen kaldırılması için talepte bulunacaklarını belirten Halavurt, sorunun devamı halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de başvuru yapacaklarını söyledi.
