Halk arasında yanlışlıkla ‘Sansaryan’ olarak da telaffuz edilen İstanbul’daki Sanasaryan Han ve Erzurum’daki tarihi Sanasaryan Okulu binası farklı güncel geliÅŸmelerle gündemde. Türkiye Ermeni toplumunun devlet tarafından gasp edilen en önemli mülklerinden biri olan 1895’te Mıgırdiç AÄŸa Sanasaryan tarafından mimar Hovsep Aznavur’a yaptırılan Sirkeci’deki Sanasaryan Han’la ilgili olarak açılan iade davası İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildi. Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından Türkiye Ermenileri Patrikhanesi, mahkemenin kararına Yargıtay’da itiraz edecek.
Sanasaryan Vakfı’nın İstanbul dışındaki en önemli taşınmazları arasında yer alan Erzurum’daki okul binası, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’nin toplandığı yer olarak da biliniyor. Burada iki yıl önce baÅŸlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı. 1960’ta Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi olarak hizmete giren bina, Erzurum Kongresi’nin 95. yıl dönümünde Milli Mücadele ve Kongre Müzesi adıyla ziyarete açılacak.
Bu vesileyle bir zamanların prestijli okulunu ve ardında görmezden gelinen o hem onur, hem acı dolu tarihi hatırlamak ve hatırlatmak istedik.
1901 tarihli Ermeni Milli Nizamnamesi Tedrisat Komisyonu’nun yayınladığı rapora göre, Erzurum Ermeni ruhani önderliğine bağlı olarak eğitim veren, 5 adeti vilayet merkezinde olmak üzere toplam 27 Ermeni okulu bulunuyordu. 3.134 kız ve erkek öğrenciye sahip olan bu okullarda 85 kadın ve erkek öğretmen görevliydi. Sanasaryan Varjaran (Sanasaryan Okulu) ise eğitim kalitesi ile bu okullar arasında ilk sırada yer almaktaydı. Sanasaryan Okulu, öğrencilerinin önemli bir kısmını Divriği, Diyarbakır, Ankara, Kars, Van, Eğin, Bayburt, Tokat, Tirebolu, Giresun, Malatya, Merzifon, Mutki, Çarşamba, Kıği, Ordu, Eleşkirt, Trabzon, Muş, Arapgir, Amasya, Bandırma, Halep gibi pek çok yerleşimden gelen Ermeni yetim ve fakir gençler oluşturuyordu.
Bütün bu sahip çıkışta ve baÅŸarıda en büyük pay sahibi de hiç şüphesiz okulun kurucusu Mıgırdiç Sanasaryan’dı.
Cephede ve eğitimde bir nefer: Mıgırdiç Sanasaryan
Sanasaryan ailesinin hikâyesi, bir dönemin tarihine de tanıklık eder. Osmanlı İmparatorluÄŸunun zalimane uygulamaları sonucu yurtlarını terk ederek daha güvenli bölgelere yerleÅŸen Ermeni ailelerden biri de Van yerlisi Sarkis Sanasaryan ve Vanlı ünlü tüccar Kevork Seyran’ın kızkardeÅŸi olan eÅŸi Mariam’dır. Tiflis’e yerleÅŸen Sanasaryan ailesinin oÄŸlu Mıgırdiç, 1881’de gözlerini dünyaya açar.
Mıgırdiç Sanasaryan semt okulundaki ilk eÄŸitiminden sonra Tiflis’teki ünlü Nersesyan Okulu’na devam ederek mezun olur. Venedik’te Surp Äžazar Manastırı’ndaki eÄŸitim kalitesinden haberdar olan Mıgırdiç, eÄŸitimine devam etmek üzere Venedik’e doÄŸru yola çıkar. Ancak babasının ölümü üzerine Venedik’e gitmekten vazgeçerek Erzurum yakınlarından geri döner.
Genç yaÅŸta Rus ordusuna giren Mıgırdiç, 1845’e kadar orduya hizmet eder. Bir iki savaÅŸta hafif, son katıldığı çatışmada ise ciddi ÅŸekilde yaralanır. GösterdiÄŸi cesaret ve kahramanlık nedeniyle madalyalarla, ayrıca kendisini tehlikeye atarak Rus askerlerini kurtardığı için yüklü bir miktar parayla ödüllendirilir. Astsubay derecesine kadar yükseldikten sonra 1845’te askerlik hizmetini bırakır.
Rus hükümeti tüm subaylarına gösterdiÄŸi kadirÅŸinaslığı Sanasaryan’dan da esirgemedi. Böylelikle 23 yaşındaki Sanasaryan tam ve yüksek yetkilerle donatılmış, yüksek maaÅŸlı bir devlet görevine getirildi.
Tiflis’ten göç ederek Petersburg’a yerleÅŸen Mıgırdiç Sanasaryan, babasından devraldığı müteÅŸebbis ruhla Rus kapitalizminin kapılarını araladı. Kafkas Mercury Gemi Åžirketi’nin hisselerinin önemli bir kısmını satın aldı. DiÄŸer hisse sahipleriyle girdiÄŸi insani iliÅŸkiler onu ÅŸirketin yönetim kurulu baÅŸkanlığına kadar yükseltti. Åžirket 1889’da Sanasaryan’ın 25. yıl jübilesini yaparak gemilerden birine Mıgırdiç Sanasaryan adını verdi.
Sanasaryan yaÅŸamı boyunca ticari faaliyetleri ile önemli bir zenginliÄŸe kavuÅŸtu ve varlığının önemli bir kısmını hayır iÅŸlerine vakfetti. Petersburg’daki evi, Ermeni ve Gürcü öğrenciler için bir sığınak oldu.
Gençliğinde eğitime susamış olan Mıgırdiç Sanasaryan, Ermeni toplumunun eğitim hayatını faaliyetlerinin ilk sırasına yerleştirdi ve maddi yardım talep eden hiçbir öğrenciyi geri çevirmedi.
Petersburg’da ilerici kiÅŸilerle temasa geçerek Rus eÄŸitim sistemini ve Avrupa eÄŸitim hayatındaki güncel geliÅŸmeleri Batı Ermenistan’da yaygınlaÅŸtırmayı hedefledi. İstanbul gibi Avrupa’ya yakın Ermeni yerleÅŸimlerinin tiyatro, edebiyat, müzik gibi olanaklarını eÄŸitim seviyesi düşük taÅŸraya taşımayı istiyordu. Bu ve benzeri nedenlerle Batı Ermenistan’da Ermenilerin yoÄŸun olarak yaÅŸadığı bir merkezde okul açmak için çalıştı.
Erzurum’da Ermeni eÄŸitim hayatı
19. yüzyıl ilk çeyreÄŸinde Erzurum’da yoÄŸun bir aydınlanma dönemi baÅŸlamıştı. Katolik ve Protestan misyonerlik örgütlenmeleri yatılı, gündüzlü ve ücretsiz olan pek çok nitelikli okul açmıştı. Ermeniler de bu aydınlanma dönemine kayıtsız kalamadı.
Erzurum’da ilk Ermeni okulu, 1811’de ruhani önder Garabed Pakraduni döneminde Mayr Varjaran adıyla açıldı.
1860’da Erzurumlu büyük zengin Der-Azaryan’ın katkılarıyla Erzurum Çaykara Mahallesi’nde anaokulu da olan bir karma okul eÄŸitime baÅŸladı.
1865’te ise ÅŸehrin ünlü hayırseveri Hagop Mısıryan, Mayr Varjaran’ı yıkarak yerine 8 odadan oluÅŸan Ardzınyan Okulu’nu inÅŸaa etti. Bu okulda 1882’ye kadar 600-650 öğrenci eÄŸitim gördü.
1885’te hayırsever Ermeniler ve K. Zorapapelyan’ın çabalarıyla Mayr Varjaran’ın bitiÅŸiÄŸinde Jarankavorats Okulu faaliyete geçti.
Ermeni Milli Nizamnamesi’ne göre oluÅŸan Erzurum Tedrisat Komisyonu, ÅŸehir halkının eÄŸitim ve öğrenimdeki yüksek hevesini ve taleplerini görerek 6-7 yaşındaki çocukların da okula gitmeleri için bir giriÅŸimde bulunur. Åžehrin ileri geleni ve büyük varlık sahibi Kevork AÄŸa Mısıryan’a müracaat edilir. 1889’da ÅŸehrin uç bölgesinde, bahçe içinde, çeÅŸmeleri olan iki büyük odalı Mısıryan Okulu açılır. Okul ücretli ve ücretsiz öğrenci kabul eder. Okulda Ermenice, matematik, tarih, din, coÄŸrafya, resim, müzik dersleri verilir. 1898’de toplam 297 öğrenci eÄŸitim görür.
Erzurum ruhani önderliÄŸi, ÅŸehrin ileri gelenlerini katkıda bulunmaları için ikna ederek, kızların eÄŸitimi için ÅŸehrin Tarkhum Sokağı’nda Hripsimyants Kızlar Okulu’nu açar. Bu okulda 1870-71 ders yılında 291, 1882’de ise 400 kız öğrenci eÄŸitim görür.
Aynı tarihlerde Mıgırdiç Efendi Ağabalyan tarafından 100 öğrencisi olan Ağabalyan semt okulu açılır.
1900-1901 tarihlerinde Erzurum merkezinde Ardzınyan, Mısıryan, Der-Azaryan, Ağabalyan ve Sanasaryan okullarında 71 öğretmen eşliğinde 1988 öğrenci eğitim görür. O dönemde misyoner ve devlet okullarında da 182 Ermeni öğrenci bulunur.
Sanasaryan’ın ana amacı, Batı Ermenistan’da Ermenilerin yoÄŸun olarak yaÅŸadığı ÅŸehirlerin birinde bir ortaokul açarak, diÄŸer ÅŸehirlerde hizmet verecek öğretmen, müdür ve okullarda mütevelli üyesi olacak, aynı zamanda ulusal bilinci korumak ve geliÅŸtirmek için çalışacak kiÅŸileri yetiÅŸtirmektir. Mıgırdiç Sanasaryan böyle bir okul açmadan önce kendi olanakları ile Kevork Apulyan, A. Simonyan, Hovsep Matadyan, Sarkis SoÄŸigyan, Setrag Avedi Mantinyan, B. Telpyan, Apkar Hovhannisyan, V. Vartanyan gibi daha sonra Ermeni fikir hayatının temsilcileri olan bir grubu, geri dönmeleri koÅŸuluyla Avrupa üniversitelerine gönderir.
Okula özel vasiyetname
Sanasaryan açacağı okul için büyük bir parasal kaynak ayırdı, sürekliliÄŸi için de özel bir vasiyetname hazırladı. Ayrılan paranın bir kısmı açılacak okula gelir getirmesi için mülk alınması, diÄŸer kısmını ise faizle Petersburg ya da Almanya’da bir bankaya yatırılması vasiyetnamenin temel taşını oluÅŸturuyordu. Vasiyetname aynı zamanda okula bir kütüphane kurulması, önemli Ermeni edebi eserlerin satın alınması, Batı Ermenistan’a geri dönmeleri ve milletlerine hizmet etme koÅŸuluyla baÅŸarılı öğrencilerin eÄŸitimlerini Avrupa’da devam etmeleri için gelirlerin %10’unu, burs olarak verilmesini yer alır.
1880 sonlarında açılacak okulun yeri konusunda bir dizi öneri oluÅŸur. Önce annesinin doÄŸum yeri Van düşünülürken, orada Getronagan gibi önemli bir okulun varlığı dikkate alınarak Erzurum ruhani önderi MaÄŸakya Ormanyan’ın da önerisi ile Ermenilerin yoÄŸun olarak yaÅŸadığı Erzurum’da açılması kararlaÅŸtırılır.
EÄŸitim için Avrupa’ya gönderilen gençler, sözlerine sadık kalarak geri döner ve taÅŸradaki özellikle yetim ve fakir çocukları toplama iÅŸine giriÅŸirler.
Sanasaryan Okulu 1 Ekim 1881’de İstanbul, Van ve Harput’tan pek çok temsilcinin katılımıyla MaÄŸakya Ormanyan tarafından törenle açılır. Garabed Yezyan baÅŸkanlığında okulun idare heyeti, eÄŸitim-öğretim ve ekonomik faaliyetleri yönetmek amacıyla, Ormanyan baÅŸkanlığında da bir tedrisat komisyonu oluÅŸturulur. Tedrisat komisyonu üyeleri, aynı zamanda okulun müdürlük görevini de üstlenir ve eÄŸitimden sorumlu olur.
Çağdaş ve farklı bir müfredat
Okulun ilk on yılında (1881-1891) eğitim süresi dokuz yıldır. Bu süreçte ilkokul eğitimi almayan çocuklar kabul edildiği için eğitime eşit düzeyde başlarlar.
Okul yatılı ve gündüzlü öğrenci kabul eder. Aynı zamanda önemli bir zanaat bölümü oluÅŸturulur. Sanasaryan’ın vasiyeti üzerine, her yıl yatılı bölümde 30 kadar öğrenci ücretsiz eÄŸitim görür. EÄŸitimin sevk ve idaresi için okulun içi tüzüğü hazırlanır.
Okulda din (kutsal tarih, Ermeni kilisesi tarihi), genel tarih, coğrafya (doğa, astronomi, ticaret), matematik (cebir, geometri, trigonometri, muhasebe), Ermenice (modern ve klasik), Osmanlıca, Osmanlı tarihi dersleri verilir. Ayrıca öğrencilerin güzel sanatlar, estetik alanda eğitimleri için de çizim, resim, nota bilgisi, uygulamalı müzik gibi dersler de verilir.
Eğitim alanında doğa bilimleri (biyoloji, botanik, madencilik) ve yabancı dil (Fransızca, Almanca) özel bir yer tutar.
Okulun ana ve yardımcı öğretmenleri vardı. BaÅŸ öğretmenleri Kevork Apulyan, H. Makatyan, Sarkis SoÄŸigyan, B. Telpyan, Tavit Umigyan, Asdvadzadur Efendi Khaçadryan, Simon AÄŸabalyan gibi Avrupa’da yüksek eÄŸitim almış, en az 2-3 yabancı dile hâkim, derin ve saÄŸlam bilgiye sahip kiÅŸilerden oluÅŸuyordu.
Mıgırdiç Sanasaryan eğitim kurumunun seviyesini yükseltmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Gerekli laboratuar ekipmanlarının, görsel ve örnek materyallerin alınmasını önemser. Bu sayede dersler daha ilgi çekici ve bütünsel olarak gerçekleşir.
Tüm bu geliÅŸmelere raÄŸmen okul henüz yeterli, eÄŸitime uygun bir binaya sahip deÄŸildir. Kiralanan bir bina da eÄŸitimin ikinci yılında yetersiz kalır ve 1882’de okul ruhani önderliÄŸe taşınır. Ancak orası da yeterli olmaz.
Bu sorunu çözmek amacıyla 1883’te Sanasaryan, Erzurum’da geniÅŸ bir arazi satın alarak iki katlı okul inÅŸaatı baÅŸlar. Ancak ÅŸehri hapishaneye çeviren hükümet, inÅŸaatın yapılmasına izin vermez. Ormanyan ile mutabık kalan Mıgırdiç Sanasaryan, geniÅŸ bir araziye sahip olan Hripsimyan Okulu’nu yıllık 100 altın liraya kiralar ve hayırseverlerin yardımlarıyla okul inÅŸaatı bu arazide gerçekleÅŸtirilir.
İlerici zanaat eğitimi
Sanasaryan 1885’te Tiflis Nersisyan Okulu müdürü ile birlikte Erzurum’a gelerek 15 gün boyunca verilen eÄŸitimi, yıl sonu sınavlarını yerinde inceledi. Ertesi yıl ise Sanasaryan’ın Rus Ermenisi danışmanı Garabed Yezyan, Erzurum’a gelerek 20 gün boyunca pedagojik alandaki çalışmaları yerinde izledi. Bu ziyaretlerin her biri Sanasaryan Okulu’ndaki eÄŸitim seviyesinin yükselmesine önemli katkılar saÄŸladı.
Sanasaryan Okulu’ndaki zanaat bölümü henüz yeterli bir binaya sahip olmadıkları 1883’te gönüllü olarak eÄŸitime baÅŸlamıştı. 1886’da demircilik (kilit yapımı) ve marangozluk (mobilya yapımı) bölümleri de faaliyete geçti. Zanaat bölümünü seçen öğrenciler Avrupa’dan satın alınan motor ve aletlerle günde bir iki saat, uzman öğretmeler eÅŸliÄŸinde eÄŸitim görerek altı senede mezun olmak zorundaydı. Ancak ilk altı sene zarfında bu programla baÅŸarılı sonuçlar alınamayacağı görüldü. 1892-1893 ders yılında, zanaat bölümünün ana amacının gençlere bir zanaat öğretmek olduÄŸu düşüncesinden yola çıkarak, bu bölüm temel eÄŸitim bölümünden ayrıldı ve dört yılla sınırlandırıldı. Zanaat eÄŸitimini teÅŸvik etmek amacıyla eÄŸitim süresince üretilen malların satışından elde edilen gelirin %25’inin mezun olduktan sonra öğrencilere verilmesi kararlaÅŸtırıldı.
1890-91’de Sanasaryan Okulu, 21 kiÅŸiden oluÅŸan ilk mezunlarını verdi.
Sanasaryan’ın 1890’da ölümünden sonra vâsi olarak görevlendirdiÄŸi Garabed Yezyan, 1892’de okulun ana tüzüğünü hazırlayarak İstanbul Ermeni Milli Yönetimi’ne teslim etti. Bu tüzüğe göre Sanasaryan Okulu İstanbul’da Ermeni PatriÄŸi baÅŸkanlığında oluÅŸturulan mütevelli, Ermeni Milli Nizamnamesi’ne göre oluÅŸan ve Erzurum ruhani önderi baÅŸkanlığında yerel mütevelli, üç kiÅŸiden oluÅŸan okul müdürlüğü ve öğretmenler kurulu temsilcisinden oluÅŸan bir heyet tarafından yönetilecekti.
Sanasaryan Okulu mezunlarının İstanbul’daki yüksek eÄŸitim kurumlarına sınavsız, Avrupa üniversitelerine ise okul müdürlüğünün referansı ile yine sınavsız girme hakları vardı.
Sanasaryan Okulu ikinci on yılında (1891-1901) Alman orta öğretim sistemine ve programına uygun olarak faaliyette bulundu. Bu program çerçevesinde ilkokulu başka yerde tamamlayan öğrenciler de okula kabul edildi ve eğitim süresi dokuz yıldan yedi yıla çekildi.
1894-1895 ders yılında ünlü Ermeni dil uzmanı Hraçya Acaryan, Sanasaryan Okulu’nda görev alarak okul kütüphanesinde yer alan el yazmalarının katalogunu hazırladı.
Valinin vicdanlı olması yetmedi
1890’lı yıllarda Anadolu’da gerçekleÅŸen Ermeni katliamları, Erzurum’a sıçradı. Ancak okulda toplanan 750 kadar Ermeni bu katliam giriÅŸimini engelledi. Bu karşı koyuÅŸtan sonra Sanasaryan Okulu, hükümetin hışmından kurtulamadı. Baskı üzerine baskı görmeye baÅŸladı
18 Haziran 1890’da Erzurum Vilayetinin yetkilileri, kentin Ermeni Katedrali ve Sanasaryan Okulu’nda silah üretildiÄŸi gerekçesiyle bir arama gerçekleÅŸtirmek istediler. Bu yaptırımın sonuçlarından endiÅŸe eden Erzurum’un on yıllık valisi Samih PaÅŸa, Bâb-ı Âli’nin emirlerini uygulamayı reddetti. Ancak Yıldız Sarayı’ndan aldığı acil bir telgrafla boyun eÄŸmek zorunda kaldı. İstanbul’dan gelen emrin uygulanışı esnasında, polis ve askerlerle birlikte olay yerinde olmayı ÅŸart koÅŸtu.
Aramalarda herhangi bir silah ya da mühimmata rastlanmadı. Ancak okulun pek çok eşyası tarumar edildi, kullanılmaz hale geldi. Dönemin Dışişleri Bakanı Said Paşa, batıda görevli bulunan Osmanlı büyükelçilerine bir telgraf yollayarak bu uygulamayı kınadı ve devlet yetkililerinin bu girişimi “yalan bir ihbar†üzerine bu girişimi gerekçelendirdiklerini ifade etti. Ancak olan olmuştu bir kere.
Sanasaryan’ın kara yılları
Sanasaryan Okulu, benzeri uygulamalardan bir daha uzak kalamaz. EÄŸitim için yurt dışından getirilen laboratuar aletlerinin gümrükten çekilmesinde zorluk üstüne zorluk yaÅŸar. Sonunda baskıların artması karşısında tarihi okul, İstanbul PatrikliÄŸi Mütevelli Heyeti kararı ile 1912 yılında Sivas’a taşınır. Gel gör ki, kötü kaderden kaçmak mümkün olmaz. 1915’te okulun tüm öğrenci ve öğretmenleri katledilir. Sanasaryan Okulu tüm maddi varlığı ile yaÄŸmalanır. Okul binasına, kira getiren tarla, han, dükkân, deÄŸirmen, orman gibi akarlarına el konulur.
Resmi tarihçilerimiz 1919’da yapılan Erzurum Kongresi’nin Kavaf Mahallesi’nde “eski bir idadiye okulunda†yapıldığını açıklarlar. Bu binanın bir Ermeni okulu ya da Sanasaryan Okulu olduÄŸu bilgisini ise nedense ağızlarına almazlar. Çünkü fakir ve yetim Ermeni öğrenciler için inÅŸa edilmiÅŸ bu okulla yüzleÅŸmekten korkarlar. Aslında olan ÅŸudur; “Yetim hakkıâ€nı kutsal belleyenler iki yüzlü davranarak bu hakkı gasp etmiÅŸ ve bu gasp üzerinden kurtuluÅŸ mücadelesini baÅŸlatmıştır.
Sanasaryan 1920-1921 döneminde Sanat Okulu, 1922-1923’te Sultani (lise), 1924 yılında da ilkokul olarak kullanıldı. Aynı yılın sonunda, çıkan bir yangınla ahÅŸap bölümleri tamamen yandı. Erzurum ili özel idaresi, yanan okulun yerine, yeni bir okul yaptırarak 1926-1927 ders yılı başında Gazi İlkokulu adıyla hizmete açtı. Sanasaryan 1940’ta ise Atatürk Yapı Sanat Okulu olarak kullanılmaya baÅŸlandı.
Ama saklı tutulan tarihi hep uÄŸuldadı durdu. O Ermeni yetimler bugün hâlâ gasp edilmiÅŸ haklarını bekler…
Sanasaryan’ın kültür hazineleri
Sanasaryan Okulu sahip çıktığı kültür deÄŸerleri ve düzenlediÄŸi sosyal etkinliklerle de nam salmıştı. Okulun, bağışlardan oluÅŸan 4.806 edebi eser yanında kendine ait 4.348 el yazması ve matbu kitaptan oluÅŸan önemli bir kütüphanesi vardı. Günümüzde Ermenistan Mesrob MaÅŸdots el yazmaları kütüphanesinde yer alan 986 tarihli, deri üzerine yazılı 234 sayfalık Sanasaryan İncili bu okuldan yola çıkarak Ermenistan’a ulaÅŸtı.
İnsan ve hayvan iskeletlerinden oluÅŸan bölümün yanında kurutulmuÅŸ bitkiler, Erzurum Ovası’ndan yakalanan vahÅŸi hayvan ve kuÅŸ türleri, Japon ve Çin el sanatlarına ait örnekler ve eski paralar, okul müzesinin ana bölümlerini oluÅŸturuyordu.
Sanasaryan Okulu’na farklı şehirlerden gelen öğrencilerin kendilerine ait eğitim, tiyatro, müzik dernekleri vardı.
Ünlü ÅŸarkıcı Armenag Åžahmuratyan, Sanasaryan Okulu’nda müzik öğretmenliÄŸi yaparak çoksesli bir koro oluÅŸturdu. Öğrencilerden oluÅŸan ve tüm vilayette ünlenen tiyatro grubu ise 1900’da Hagop Baronyan’ın ünlü eseri ‘Kibarlığın Zararları’nı 800 kiÅŸi önünde sergiledi.
Okul öğrencileri 1910-1911 arasında Sird (Yürek) adlı bir de dergi yayınladılar.
Sanasaryan’ın ünlü mezunları
Vartkes Serengülyan
Hovannes veya Gisak olarak da adlandırılan Vartkes Serengülyan, 1871’de Erzurum’da doÄŸdu. Ardzınyan ve Sanasaryan okullarında öğrenim gördü. 1880 yılı sonlarında Erzurum’da düzenlediÄŸi bir gösteri esnasında yakalanıp tutuklandı. 1892’de serbest bırakıldıktan sonra İstanbul, Bulgaristan, Rusya, Tiflis, Aleksandropol ve Kars’ta devrimci faaliyetlerde bulundu. Armenagan ve TaÅŸnaktsutyun partisi ile iÅŸbirliÄŸi içinde siyaset yaptı.
1901’de tekrar tutuklanıp 101 yıla mahkûm oldu, 1908’de II. MeÅŸrutiyet’in ilanı ile serbest bırakıldı ve ardından Osmanlı Meclisi’ne Erzurum mebusu seçildi.
1915’te sürüldüğü Urfa’nın Karaköprü semtinde, Krikor Zohrab ile birlikte iÅŸkence edilerek öldürüldü.
Aram Aramyan (Tatul)
1870’te Erzurum’da doÄŸdu. Ardzınyan ve Sanasaryan okullarında eÄŸitim gördü. Sasun bölgesinin ilk TaÅŸnaksutyun lideri oldu. 1899’da devrimci faaliyetlerinden dolayı tutuklanarak 29 yaşında Erzurum’da idam sehpasına çıkarıldı.
Armen Garo (Karekin Pastırmacıyan)
1872’de Erzurum’da doÄŸdu. 1891’de Sanasaryan Okulu’ndan mezun oldu. 1894’te tarımla ilgili eÄŸitim almak üzere Fransa’ya gitti. Mezun olduktan sonra Erzurum’a döndü.
1908 ve 1912’de, Erzurum’dan Osmanlı Meclisi’ne mebus seçildi; İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle iÅŸbirliÄŸi yaptı. Ermeni Devrimci Federasyonu’nun liderlerinden biri oldu. 1896’da Osmanlı Bankası’nın iÅŸgalini yönetti.
1918’de yeni kurulan Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti’nin ABD elçiliÄŸini yaptı. 1923’te Cenevre’de öldü.
Sarkis Khaçaduryan
1886’da Malatya’da doÄŸdu. 1911’de Sanasaryan Okulu’nda öğrenimini tamamlayarak 1914’te Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu. 1915 kırımından kurtularak Ermenistan’a yerleÅŸti. DoÄŸa resimleriyle ünlendi. ‘Ararat Dağı’ tanınmış eserleri arasında yer almaktadır. 1947’de Paris’te öldü.
Vartan Makhokhyan
1869’da Trabzon’da doÄŸdu. Buradaki ilköğreniminden sonra Sanasaryan Okuluna devam ederek mezun oldu. 1891’de Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’nde dönemin tanınmış ressamları ile çalıştı ve deniz resimleri ile ünlendi. 1937’de Erivan’da öldü.
Kaynakça:
1. Sanasaryan Okulu 1891-1892 ve 1892-1893 Eğitim Yılı Raporu. 1894 İstanbul.Ü
2. Sanasaryan Okulu Dört Yıllık Raporu (1906-1910). 1911 İstanbul
3. Miroğlu, Armaveni İstanbul Sanasaryan Hanı. Hantes Amsorya (Aylık Mecmua) dergisi. Viyana, 2011, s. 551-560
4. BoÄŸosyan S.V. Erzurum Okullar Tarihi. Sosyal Bilimler Habercisi dergisi. Erivan 1992, s. 67-74
