DemirtaÅŸ: ‘Benim toprağım benim vatanım’ yerine ‘Bizim toprağımız bizim vatanımız’

demirtas sirri sureyya

Diha

İstanbul’da inanç grupları temsilcileriyle biraraya gelen HDP CumhurbaÅŸkanı adayı Selahattin DemirtaÅŸ, kendilerine tekçiliÄŸi, ırkçılığı dayatanlara karşı inat ve ısrarla bu toprakların unsurları ve eÅŸit sahipleri olduklarını söyleyeceklerini vurguladı.

Yıllardır ifade edildiÄŸi gibi ‘Benim toprağım benim vatanım’ yerine ‘Bizim toprağımız bizim vatanımız’ diyerek bütün farklı inançları ve dillerle birlikte ezilenden yana toplumsal barışı inÅŸa edecek bir kampanya yürüteceklerinin altını çizen DemirtaÅŸ, bu anlayışı 45 gün içinde tüm ülkeye yaymaları halinde zaten kazanmış olacaklarını kaydetti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) EÅŸ Genel BaÅŸkanı ve CumhurbaÅŸkanı adayı Selahattin DemirtaÅŸ, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul’da Ermeni, Yahudi, Rum, Süryani cemaatlerinin temsilcileriyle biraraya geldi. Cezayir Restaurant’ta gerçekleÅŸen buluÅŸmada DemirtaÅŸ’a HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve Sur Belediyesi eski BaÅŸkanı Abdullah DemirbaÅŸ ve kimi BDP yöneticileri eÅŸlik ederken, Yazar Hayko BaÄŸdat, Apoyevmatini Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mihail Vasilyadis, HDP PM üyesi Nıvart BakırcıoÄŸlu, Nor Zartonk’tan Sayat Tekir, Yazar Fothi Benlisoy, DSİP EÅŸ BaÅŸkanı Meltem Oral, Yahudi aktivist Eli Haligua, Ermeni aktivist Tatyos Bebek, yazar Pakrat Estukyan’ın yanında çok sayıda inanç grubu temsilcisi katıldı. Basına kapalı olarak devam eden toplantı öncesinde DemirtaÅŸ kısa bir konuÅŸma yaptı.

CumhurbaÅŸkanlığı seçim kampanyası sırasında bulunduÄŸu en kıymetli toplantılardan birinin bu toplantı olduÄŸunu belirterek konuÅŸmasına baÅŸlayan DemirtaÅŸ, TRT’nin kendilerin toplantılarını yayımlamadığını hatırlatarak, “Dilerim TRT bu toplantıyı yayımlar” diye espiri yaptı.

TRT’ye yayınlarına ithafen, ayrımcılığa uÄŸrayanların temsilcisi olarak kampanyasını sürdürürken ayrımcılığa uÄŸramak istemediÄŸini belirten DemirtaÅŸ, “Küçüklüğümden beri ayrımcılığa uÄŸrayan kesimlerin içineydim. Bir Ermeni mahallesinde büyüdüm. Ermenilerin uÄŸradığı ayrımcılığı büyüdükçe anladım. Bunu anlamak için biraz büyümek gerekiyor. Anladık ki biz de Türkiye’nin ötekisiymiÅŸ haberimiz yokmuÅŸ. Fakat bütün ötekilerle büyürken bunun farkında deÄŸildik. Büyüdükçe, devletle yüzleÅŸtikçe bunu anladım. Tek bir dil, mezhep var. Ancak buna biat edilirse eÅŸit olarak yaÅŸayabilirsiniz denildiÄŸini anladım” dedi.

‘Bu buluÅŸma tarihsel yüzleÅŸme ve gelecek vizyonumuzu saÄŸlam temellere oturma toplantısıdır’
Yapılan bu toplantının bir oy arttırma amacı taşımadığını özellikle vurgulayan DemirtaÅŸ, “Bu toplantının anlamı bizim için ÅŸudur. Bu bizim için, tarihsel yüzleÅŸme ve gelecek vizyonumuzu saÄŸlam temellere oturma toplantısıdır. Ankara’da öteki olduÄŸumuzu Kürt kimliÄŸimizden dolayı hep hissettik. Ama Türkler de objektif olarak bakarlarsa onlarda kendilerinin de aslında öteki olduÄŸunu göreceklerdir. Bu devlet Türklerin de deÄŸil. Çünkü, yozlaÅŸtırılan, ötekileÅŸtirilen bir Türk kimliliÄŸi var. Bu bir sorundur” diye konuÅŸu.

‘TekçiliÄŸi dayatanlara inat bu topraklarda yaÅŸamaya devam edeceÄŸiz’

Türkiye’deki farklı inanç ve kimlikteki halklara tekçi bir zihniyetin dayatıldığını, fakat bu tekçi zihniyete karşı ısrarla birlikte yaÅŸama inadı olduÄŸunu belirten DemirtaÅŸ, sözlerine şöyle devam etti: “Hatta cüretkar davranıp hem birlikte yaÅŸayacağız hem de birlikte yöneteceÄŸiz. Bize tekçiliÄŸi, ırkçılığı dayatanlara, inat ve ısrarla biz bu toprakların unsurlarıyız, bu vatanın eÅŸit sahipleriyiz demek istiyoruz. Çünkü önemli olan çoÄŸunluÄŸa sahip olup, kendi kitlesinin özgürlüğünü savunmak deÄŸildir. Bunun demokratlıkla alakası yoktur. Önemli olan baÅŸkalarının hakkını savunmaktır. Benim için demokratlığın ölçüsü budur. Bir Müslüman için önemli olan Ermeni’nin, Rum’um hakkını savunmaktır. Bunu yapabildiÄŸi oranda Müslüman’dır çünkü. Müslümanlık bunu emreder. Demokratlık açısından da ölçü budur. Sünni’nin, Alevi’nin hakkının savunmasıdır. Biz tekçi demokrasi algısını kırmak için bu kampanyayı yürütüyoruz.”

‘Birlikte barış içinde adil bir yaÅŸam’

Demirtaş, seçim kampanyasında birlikte adil, barış içinde bir yaşamı kurmak ve bu hedefi anlatmak için yola çıktıklarını söyledi. Demirtaş, bütün farklı inançları ve dillerle birlikte ezilenden, barıştan yana toplamda toplumsal barışı inşa edecek bu kampanyayı önümüzdeki 45 gün içinde tüm ülkeye yaymaları halinde kazanmış olacaklarını kaydetti.

‘Benim toprağım benim vatanım’ yerine ‘Bizim toprağımız bizim vatanımız’

KonuÅŸmasında Türkiye’de devletin uyguladığı soykırımları da hatırlatan DemirtaÅŸ, “Bu halklara devletin bir özür borcu olduÄŸunu ifade etmek istiyorum. Ermenilere, Rumlara, Süryanilere yapılanlardan dolayı devlet özür dilemelidir. Devletin özrü hem içerik olarak önemlidir hem de bu topraklarda tekrar soykırım yaÅŸanmayacağının garantisidir. Bunu yapmadığımız sürece asla ve asla bu topraklarda kalıcı bir barıştan söz edemeyiz. Biz Kürtler, Türk halkı ile kardeÅŸ olsak, aramızda sosyal ekonomik dengesizlik kalmasa ama bu topraklarda özür dilenmemiÅŸ bir Ermeni varsa bu kardeÅŸlik hukukuna ters düşer. Bu borç devletin borcudur. Bu borcu, Türk halkının boynuna yükleyemeyiz. Alevilere, Ermenilere, özür borçluyuz. Bu topraklarda birlikte yaÅŸayacaksak ‘Benim toprağım benim vatanım’ demek yerine ‘Bizim toprağımız bizim vatanımız demeliyiz’ ” diye konuÅŸtu.

‘AKP’ye oy verenlere düşman deÄŸiliz’

BaÅŸbakan’ın kullandığı dili de eleÅŸtiren DemirtaÅŸ, “Umut ediyorum ki diÄŸer adaylar demokrasi kültürünün geliÅŸmesi için kavramlar kullanırlar. KutuplaÅŸtırıcı bir dil kullanmak yerine barış dili kullanılır. Seçimlerden sonra kavgadan uzaklaÅŸmış bir Türkiye bırakırız. Åžu anda kampanyasını yürütüş ÅŸekli itibarı ile özellikle BaÅŸbakanın kullandığı dil, nefret ve düşmanlaÅŸtıran dildir. AKP’ye oy veren insanlara karşı biz bu dili kullanmayacağız. Sırf AKP’ye oy verdi diye bir grubu düşmanlaÅŸtırmayacağız. Ama BaÅŸbakan’a göre bu böyledir. BaÅŸbakan’a oy vermeyen herkes düşmandır, vatan hainidir. Bu dil, polisin kullandığı ÅŸiddetin nedenidir, Gezi’de gençlerin katledilmesinin nedenidir. Bu dilden vazgeçmediÄŸi sürece 76 milyon kiÅŸinin cumhurbaÅŸkanıyım dememeli. Bütün Türkiye’yi kucaklayan bir mesaj vermediyse, Sivas katliamı ile yüzleÅŸmediyse, Rojova’daki katliamlara dur demediyse, Roboski ailelerinden, Berkin Elvan’dan özür dilemediyse asla Türkiye’nin cumhurbaÅŸkanı olmayacaktır” diye konuÅŸtu.

‘Kararları MGK’da deÄŸil, halka sorarak alacağız’

CumhurbaÅŸkanlığına bakış açısını da anlatan DemirtaÅŸ, gençlik, kadın, ekoloji meclisleri kuracağını ve bu meclislerin görüşlerini almadan hiçbir karar alınmayacağını söyledi. “Biz kararlarımızı MGK’da deÄŸil, halka danışarak halkla birlikte alacağız” dedi.

KonuÅŸmasının ardından bir gazetecinin ‘KCK EÅŸ BaÅŸkanı Cemil Bayık’ın silah bırakmayacağız’ yönündeki açıklamasını deÄŸerlendirmesini istemesi üzerine DemirtaÅŸ, “Biz ne olursa olsun kalıcı barış için, ÅŸiddetin ortadan kalkması için mücadele edeceÄŸiz. Silah elimize almayacağız. Umut ediyoruz ki, çözüm için somut adımlar atılır. Yasal düzenlemeler yapılır” sözleriyle yanıt verdi. Toplantı ardından basına kapalı olarak devam etti.

Toplantı sonrası çıkışta DemirtaÅŸ, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Basına kapalı olarak gerçekleÅŸtirilen toplantı hakkında bilgi veren DemirtaÅŸ, toplantıda farklı inanç ve kimliklerin bir arada, ortak yaÅŸamı nasıl geliÅŸtireceÄŸi ve kadın özgürlüğü üzerine tartışma yürüttüklerini konuÅŸtuklarını söyledi. İnanç ve kimlikler arasında yaÅŸanan ayrışmanın en önemli nedeninin iktidarın kullandığı siyaset dili olduÄŸunu belirten DemirtaÅŸ, “Bu ülkede eÄŸer bir Müslüman bir Yahudi’ye yürekten ‘kardeÅŸim’ diyemiyorsa, birlikte yaÅŸamak her geçen gün daha da zorlaÅŸacaktır. Biz siyaset dilini barış, kardeÅŸlik, eÅŸitlik ve özgürce birlikte yaÅŸamdan yana inÅŸa ediyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Birlikte mücadele vurgusu

Mezhepler üzerinden yapılan siyasetin toplumda kamplaÅŸmaya neden olduÄŸunu vurgulayan DemirtaÅŸ, “Biz bunu istemiyoruz. Tüm inanç kesimleriyle birlikte özgürce, eÅŸit adil bir ÅŸekilde yaÅŸamak için birlikte mücadele edeceÄŸiz” dedi. DemirtaÅŸ, tüm toplumsal kesimlere ortak ve eÅŸit yaÅŸam için birlikte mücadele etme ve sorumluluk çaÄŸrısı yaptı. DemirtaÅŸ, “Dün arkada Alevilerle birlikteydik, bu sabah İstanbul’da Ermeni, Süryani ve Rum inanç kesimleriyle bir araya geldik. AkÅŸam da Müslümanlarla iftar yemeÄŸinde olacağız biz böyle bir yaÅŸamın inÅŸasından yanayız” ifadelerini kullandı.

‘Birlite mücadele en büyük kazanımdır’

Basın mensuplarından bir gazetecinin, “Toplantıdan somut karar çıktı mı” sorusu üzerine DemirtaÅŸ, “En somut kararımız her zaman olduÄŸu gibi ezilmiÅŸler olarak birlikte hareket etmektir. Birlikte mücadele en büyük kazanımdır, bundan büyük kazanım olamaz” diyerek cevap verdi.