
BİA Haber Merkezi
Tigran’ın cenazesi, dün (17 AÄŸustos) Ermeni Kilisesi’nde düzenlenen törenin ardından mezarlığa götürüldü. Tigran’ın Diyarbakır’da gömülmesi için çaba gösteren Demokratik Toplum Partisi (DTP) İl BaÅŸkanı Fırat Anlı, Diyarbakır’dan getirdiÄŸi toprağı tabutun üzerine döktü.
“En kısa zamanda topraklarına kavuÅŸacaksın”
Anlı, burada yaptığı konuÅŸmada, “Mezopotamya bülbülü senin için Amed’den (Diyarbakır) selam ve sevgi getirdim. Senin vasiyetini yerine getiremediÄŸimiz için özür diliyoruz. Bizi bağışla elimizde olmayan nedenlerden dolayı seni Amed’e getiremedik. Ama seni halkımızın gönlüne yerleÅŸtirdik. Sana söz veriyoruz; çok kısa bir zaman içerisinde vasiyetini yerine getirip, topraklarına kavuÅŸturacağız” dedi.
“Babam herkesin dostuydu”
Papaz Mesrop Parsamyan, Tigran’ın Ermeni ve Kürtlerin dostu olduÄŸunu söyledi; “Tigran’ın kalbinde çıkan ses herkesin gönlünde yer edindi. O Ermeni ve Kürtler arasında bir kardeÅŸlik köprüsüydü. Aram Tigran Kürtlerin ve Ermenilerin geleceÄŸini ÅŸarkılarıyla parlattı” diye konuÅŸtu. Sanatçının oÄŸlu Agop Tigran Ermenice ve Kürtçe yaptığı konuÅŸmada aile adına herkese teÅŸekkür ederek “Bu acılı gün de bizi yalnız bırakmadığınız için teÅŸekkür ediyoruz. Babam herkesi dostuydu” dedi.
Tigran’ın kendi ÅŸarkılarının eÅŸliÄŸinde topraÄŸa verildiÄŸi törene katılan KONRA-GEL BaÅŸkanı Remzi Kartal da hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Tigran için söylediklerini aktardı. Öcalan geçen hafta avukatlarıyla yaptığı görüşmede, ÅŸunları söylemiÅŸti:
“Aram Tigran, Yunanistan’da yaÅŸamını yitirmiÅŸ. BaÅŸta ailesi olmak üzere tüm halkımıza ve Ermeni halkına baÅŸ saÄŸlığı diliyorum. Aram Tigran OrtadoÄŸu’nun bülbülüydü. Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Arapça, Yunanca, çok sayida dillerden söylüyordu. Aram ayni zamanda ÅŸahsi bir ozanımdı. İlk Ankara’dayken radyodan sesini duydum. Aram Tigran’ı Ankara’da ilk dinlediÄŸimde ‘Bu ses ölmemeli, hep özgür kalmalı” demiÅŸtim. Sonra kendisiyle de tanıştım. Benim Aram’la ilgili çok derin degerlendirmelerim oldu. Böyle bir güzellik bir sesten yansıyabilir, bir kadından da yansıyabilir, baÅŸka bir ÅŸeyden de. Güzellik sanata ait ÅŸeylerdir. Aram’ın sesi davudi bir sesti, dingin bir sesti. O ses, beni Kürdistan’a götürdü. Bu sesler ölmez. Aram için öldü diyemem. Aram için ÅŸehit diyorum, ölümsüzleÅŸti. Çünkü mücadeleyi çok yoÄŸun olarak yaşıyordu. Heyecanlıydı. Bu nedenle ona büyük ÅŸehit diyorum. Benim için Aram ölmemiÅŸtir, bu ses ölmez. Onurlu ve mücadeleci bir yaÅŸamı vardı. Anısı yaÅŸatılmalıdır. Aram’ın eÅŸyaları, anısı, bir evde müze ÅŸeklinde bir yer açılarak korunmalıdır. Anisi böyle ve deÄŸiÅŸik etkinliklerle yaÅŸatılmalıdır. Cenazeye izin vermiyorlarmış. KoÅŸullar oluÅŸtuÄŸunda cenazesi Diyarbakır’a getirilebilir.”
Diyarbakır’a gömülmek istiyordu
Birçok ÅŸarkısını Kürtçe okuyan Ermeni müzisyen Tigran, 6 AÄŸustos’ta 1995’ten beri yaÅŸadığı Yunanistan’da hayatını kaybetmiÅŸti. Tigran, geçen yıl Diyarbakır’da gömülmek istediÄŸini sevenlerine ve Diyarbakırlılara söylemiÅŸti.
Tigran, Diyarbakır’da geçirdiÄŸi sürede Aknews’a verdiÄŸi röportajda, “Diyarbakır’ı Diyarbakırlıları çok sevdim” demiÅŸ, ÅŸunları söylemiÅŸti:
“Diyarbakır’a gelmek benim yüzyıllık rüyamdı. Hep derdim ‘Tanrım, ölmeden anne babamın yaÅŸadığı toprakları görebilecek miyim?’ İki yıl önce Yunanistan vatandaşı olduktan sonra ilk olarak Diyarbakır’a geldim. Çok etkilendim ve bir ÅŸarkı yazdım. Åžarkının bir dörtlüğü şöyle: ‘Di xewnên ÅŸevan de min bawer nedikir (Rüyalarımda görsem inanmazdım) / Bi çavan bibînim bajarê Diyarbekir (Diyarbakır’ı görebilmeyi) / RojbaÅŸ Diyarbekir me pir bêriya te kir (Günaydın Diyarbakır seni çok özledim) / Te derî li me vekir (Sen kapılarını bana açtın) / Te me ÅŸa kir (Bizi çok mutlu ettin).”
“Biz nasıl bu topraklarda büyüyemedik”
Diyarbakır’a geldiÄŸinde annesi ve babasının doÄŸduÄŸu Bêemde [Ermenice Kexriban] ve Kaskê köylerine giden Tigran, duygularını şöyle anlatmıştı: “O daÄŸlara, aÄŸaçlara, derelere, evlere baktığımda içim titredi. AÄŸladım. Çok canım acıdı. Babamı annemi, onların yaÅŸadıklarını anımsadım. Çok üzüldüm. ‘Biz nasıl bu topraklarda büyüyemedik’ diye hayıflandım.”