Avane Mahçupyan ve Hrant

Foti BENLİSOY

Etyen Mahçupyan’ı tarif etmek için edep sınırları dahilinde bir sıfat bulmak hayli güç. “Avane” belki uygun olabilir. Yardakçı manasında, aslında yardakçılıkta sınır tanımamak, iyiden iyiye arsızlaÅŸmak manasında: Sen çık, Hrant Dink davasında verilen o pespaye kararın hemen ardından televizyonda, “PKK olmasaydı AKP Hrant Dink davasında daha cesur adım atardı” mealinde konuÅŸ… (http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=56555) Yani onca entelektüel pozun ve kibrin ardından gelen “AKP mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdi” kofluÄŸu, sığlığı. O davudi sesin, o gür sakalın hakkını ver bari…Hızını alamasan, Kürt meselesi olmasa ÅŸimdi cihan devletiydik, süper güçtük diyeceksin. Sana yakışan bu demek.

Yetmedi, bir de ertesi günkü “Kürtlere Hrant Dink Sorusu” baÅŸlıklı yazında da Hrant’tan hareketle ÅŸunları yaz: “Bugün Türkiye’yi demokratikleÅŸtirme gücü olan ve bunu isteyen aktör hangisi? Yanıtın AKP olduÄŸu açık… Kürtlerin idrak etmesi gereken gerçek ÅŸu ki, PKK olmasa da Kürt meselesinin demokratik bir çözümü olabilir. Yani PKK’nın varlığı demokratik bir çözümü garanti etmiyor. Oysa AKP olmadan bu soruna demokratik bir çözüm bulmak mümkün deÄŸil… Bunun nedeni AKP’nin ‘demokrat’ olması deÄŸil ve zaten iktidar partisinin bu açıdan önemli zafiyetler içerdiÄŸi malum. AKP’siz demokratik çözümün olmamasının nedeni, AKP’nin ‘Türkiye devleti’ni bir bütün olarak demokratikleÅŸtirmek isteÄŸini taşıması ve bunun gereÄŸini yapmaktan çekinmemesi. Oysa PKK’nın Kürt toplumunu ve siyasetini demokratikleÅŸtirmek gibi bir niyeti bulunmuyor.” (http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1208445) Yani Hrant Dink’in soykırıma dair görüşlerini al, evir çevir, allem et kallem et, hooop “demokrasi istiyorsanız, Kürt meselesinin çözümünü istiyorsanız haydi AKP’yi destekleyin” diye yazıver. Muavinlik ettiÄŸin AKP minibüsüne Hrant’ın anısını da tıkıştırıver.

Be adam bari bekle dünkü mahkeme kararının mürekkebi kurusun, bunca pervasızlık, bunca acele neden? Muktedirlere yaranmak mı istiyorsun, bekle birkaç gün, devlet erkânının bilgisi dahilinde göstere göstere gerçekleştirilen bu “milli mutabakat suikastı”nın iki üç gencin hevesine indirgenmiş olmasının yarattığı öfkenin geçmesini bekle. Gözünü bu kadar mı hırs bürüdü, bu kadar mı kendini kaybettin, efendilerine yaltaklanmak için kendini tutmakta zorluk mu çekiyorsun? Sık dişini biraz. “Hükümete yaranacağım diye illa Hrant ismini mi kullanmalısın” diye sormak abes sana, o kifayette insan değilsin, o anlaşılıyor çoktan, ama bari “timing”in iyi olsun. Yuvarlanıp da kapağını bulan tencere misali Zaman gazetesinde yatağını bulmuşsun da esas senin Agos’ta işin neydi? Yani kabahat bizde değil mi? Dostu düşmanı ayırmakta bunca mı güçlük çekiyoruz? Ölülerimizi muktedirlerin zafer alaylarının ardında sürükleme cüretini gösteren bu rezilleri neden başımıza çıkartıyoruz?