Sait Çetinoğlu
Mektuptan, Hamidiye Alayları mensubu Haydaran Aşireti’nin, Abdülhamit döneminin sağladığı yasal soygun ve şiddet izinlerinden kaynaklanan güçle, bölgelerindeki Ermenileri topraklarını terke zorlayarak, Erciş, Patnos ve Adilcevaz gibi geniş bir coğrafyada Ermenilerin arazilerini gasp etmiş olduklarını anlıyoruz.
İstanbul Belediyesi Kütüphanesinin tozlu raflarında bulunan * bir belge dönemine ışık tuttuğu gibi, birçok bakımdan önem taşıyor:
Birincisi, mektup, dilinden anlaşıldığına göre 1908 sonrasında II. MeÅŸrutiyetin baÅŸlarında yazılmış. Mektup, Kürtler arasında prestijli bir aile efradının önde gelenleri tarafından yazılmış, tek tek mühürlenmiÅŸ ve Haydaran AÅŸireti’nin reisi Hüseyin PaÅŸa’ya, Adilcevaz ile ErçiÅŸ’deki Haydaran AÅŸireti reislerinden Emin PaÅŸa ile Demir PaÅŸa’ya gönderilmiÅŸtir.
İkincisi, mektuptan, Hamidiye Alayları mensubu Haydaran Aşireti’nin, Abdülhamit döneminin sağladığı yasal soygun ve şiddet izinlerinden kaynaklanan güçle, bölgelerindeki Ermenileri topraklarını terke zorlayarak, Erciş, Patnos ve Adilcevaz gibi geniş bir coğrafyada Ermenilerin arazilerini gasp etmiş olduklarını anlıyoruz.
Hamidi rejimin devrilmesinden sonra yurtlarına geri dönen Ermeniler’in, topraklarına mülklerine giremeyip açıkta kaldıkları, mektuptaki deyimle “yurtsuz kaldıklarıâ€nın altı çiziliyor. Bedirhaniler Ermeniler’in mülklerinin geri verilmesi istedikleri mektupta, gasptan rahatsız olduklarını, haksızlığın ortadan kaldırılması gerektiÄŸini, durumun hakka riayet eden Kürdlerden beklenen bir ÅŸey olmadığı vurguluyor ve mevcut durumun bir utanma sebebi olduÄŸunu bildiriyorlar.
Mektupta “Ermeniler ile bir vatan evladı bulunulduÄŸu†vurgusu ve “vicdani, insaniyeti olana yakışacak surette kolaylıklar saÄŸlama/göstermeâ€nin önemine yapılan vurgunun, “kavga ve nefrete meydan verilmeyerek iyi geçinmeye son derece dikkat edilmesinin gerekliliÄŸine†dikkat edilmesinin ailenin memnuniyetine sebep olacak bir durum olduÄŸunun altı çizilmesi çok önemlidir.
Diline dokunmadan sadeleştirilen Bedirhaniler’in mektubu aşağıdadır:**
‘Hüsn-i imtizaca itina edilmesi…’
Patnos’da Haydaran AÅŸireti reisi Hüseyin PaÅŸa’ya “Adilcevaz’da Haydaran rüesasından ve ErçiÅŸ’de Haydaran aÅŸireti rüesasından Emin PaÅŸa’ya” Demir PaÅŸa’ya
Devr-i istibdadın ilcaatından (mecburiyetinden) vatanlarını terk edip nail olduÄŸumuz hürriyet üzerine memleketlerine avdet eden Ermenilerin arazi ve emlakına müdahale edilip meʼvâsız (yurtsuz) kaldıkları buraca şâyi‘ olmuÅŸtur (duyulmuÅŸtur). Bu hâlin vukû‘u Kürdlerin hak-ÅŸinâslıklarından (hakka riayet eden/hak tanıyan) meʼmul (beklenilen) olmayıp ÅŸayet akıbeti düşünmeyenler tarafından böyle hâlâta (durumlar) sebeb verilmiÅŸ ise nail olduÄŸumuz nimet-i hürriyete bi’l-külliye (umumiyetle) muhâlif ve kanun-ı esas nazarında mesʼûliyeti(sorumluluÄŸu) müstelzem olmakla (gerektirmekle) beraber minel-kadim (eskiden beri) Kürdlükle müftehir bulunduÄŸumuz (iftihar ettiÄŸimiz) cihetle ailemizce baÅŸkaca mûcib-i hecalet (utanma sebebi) olup esasen Ermenilerle bir vatan evladı bulunduÄŸunuz hasebiyle onlara müte‘allik emlak ve arazinin istirdâdı (geri alınması) ve muavanât (yardımlar) ve teshilat-ı insaniyet-kârâne ibrâzı (vicdani, insaniyeti olana yakışacak surette kolaylıklar saÄŸlama/gösterme) ve zinhar (asla) cidal (kavga) ve münaferete (nefretler) meydan verilmeyerek hüsn-i imtizaca (güzel geçinme) begayet (son derece) dikkat ve itina edilmesi lazımeden ve ailemizce ayrıca memnuniyeti mûcib (sebep) hâlâtdan (durumdan) olduÄŸuna binaen ehemmiyetle cevab intizârındayız (bekleme).
BEDİRHAN PAŞAZADELER mühürler
Mehmed Ferid, Kamil, Murad, Hüseyin Numan?, Tayyar, Osman Nureddin, Emin, Ahmed Nedri?
Bel_Mtf_048348
* Belge arşiv kurdu Mahsuni Gül tarafından çıkarılmıştır
** Metinde parantez içine alınan kelimeler mektubun daha iyi anlaşılması bakımından tarafımızdan konulmuştur.
Kaynak: Agos