Dayanışma Çağrısı: “Benim Ülkem Sana Dar Gelir” Davası Sona Yaklaşıyor

Yeryüzüne Özgürlük Derneği

Kamuoyunda “Benim Ülkem Sana Dar Gelir” davası olarak bilinen, hayvan hakları aktivisti Eva Aksoy’un Ermeni olduÄŸu gerekçesi ile ırkçı tehditlere maruz kalmasından ötürü 3 yıldır süren davası, 19 Temmuz PerÅŸembe günü saat 14.00’de ÇaÄŸlayan İstanbul Adliyesi‘nde karara baÄŸlanacak.

“Benim Ülkem Sana Dar Gelir” davasının her duruÅŸmasında olduÄŸu gibi bu duruÅŸmada da sizlere dayanışma çaÄŸrısında bulunuyoruz. Çok büyük bir ihtimalle karar celsesi olacak bu duruÅŸmaya bizzat katılım göstermeniz, ırkçılık ve faÅŸizme inat bir kez daha dayanışmayı güçlendirdiÄŸimizi göstermemiz ve toplum içinde dışlanması, yalnızlaÅŸtırılması, hatta çeÅŸitli imalarla, maÄŸdur kiÅŸilere karşı insanları harekete geçmeye teÅŸvik eden bu zihniyeti bir kez daha lanetlemek için oldukça önemli.

Irkçı hakaret ve ölüme kadar varan tehditler nedeniyle hakkında dava açılan kiÅŸi ise tacizlerine son vermiyor. Aksine kendince suçlar uydurarak “sonu dar aÄŸacı” olarak belirlenen Eva Aksoy ve Aksoy’un yanında olan kiÅŸi ve kurumlar hakkında karalama kampanyaları düzenleniyor. Davayı haberleÅŸtiren gazeteciler dahi tazminat davaları ile adliyelerde süründürülmeye çalışılıyor.

DuruÅŸma 19 Temmuz PerÅŸembe günü saat 13.50’de ÇaÄŸlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülecek. Irkçılığın, faÅŸizme yönelik mahkemenin vereceÄŸi kararı hep birlikte tanık olalım ve Eva Aksoy’un yalnız olmadığını bir kez daha gösterelim.

Ne olmuÅŸtu?

Eva Aksoy, yıllar boyunca ırkçı hakaretlere maruz bırakıldı, ölüm tehditleri aldı, kendisine Türkiye’yi terk etmesi emredildi, ikâmetgâhının adresi internette yayınlandı, fiziksel saldırı giriÅŸimine maruz kaldı, evine ateÅŸ edildi, camları kırıldı, mahallede yapılan kulis çalışmaları ile “Türk düşmanı” olarak damgalandı, tehdit maillerinde geçen “Senin sonun daraÄŸacıdır” sözlerini hatırlatırcasına kapısının önüne metrelerce kalın halatlar bırakıldı. Aksoy’a gönderilen hakaret ve tehdit maillerinin bazıları, “Ne Mutlu Türküm Diyene” diye bitiyordu ve “biz, insanları arkadan hançerleyen Ermeni ırkından deÄŸiliz” deniliyordu maillerde. Son olarak da “Hocalı Katliamı’nı anma” mitinginden sonra bahçesine, mitingde dağıtılan “Ermeni Yalanına Sessiz Kalma” ÅŸapkalarından biri atıldı. Üstelik ÅŸapkayı bahçeye atan kiÅŸinin sanığın avukatlığını yapan emekli bir savcı olduÄŸu da güvenlik kamerası kayıtlarından tespit edildi. Irkçı hakaretlerin ve ölüm tehditlerini takiben, ikâmetgah adresinin internette yayınlanmasının ardından Aksoy, e-maillerin göndericisi olan sanık M.A.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunmuÅŸ, M.A.Ö. aleyhinde kamu davası açılmıştı.