Mesut ZEYREK
DHA
Almanya’nın en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaleti hükümeti ortağı YeÅŸiller milletvekili Arif Ünal, Almanya’nın Türkiye’yi dinlediÄŸinin ortaya çıkmasından sonraki süreci analiz ederek, “Türkiye dinleme olayına karşı, Almanya’daki muhalefet partileri ya da STK’lar kadar bile ses çıkarmadı†dedi. KiÅŸisel haklara müdahale edilmesine parti olarak karşı olduklarını belirten Arif Ünal ÅŸunları söyledi:
“Biz YeÅŸiller olarak bireysel haklara çok saygı duyan bir partiyiz yani insan merkezli bir politika yaptığımız için devletlerin çıkarları doÄŸrultusunda ister politikacı olsun ister olmasın insanların özel yaÅŸamlarına müdahale edebilecek dinlemelere karşıyız. Gizli haber alma teÅŸkilatlarının kanuni çerçevenin de dışına çıkarak böylesi dinleme ve bu bilgilerin kayıt edilmesine prensip olarak hep karşı çıkan bir partiydik ve hala da onu savunuyoruz.”
“Amerikan istihbaratının Almanya’yı dinlenmesinin ortaya çıkmasıyla birlikte doÄŸal olarak toplumsal olarak bir tepki de oldu. Almanya biz NATO ülkesiyiz ve ABD’nin en iyi iliÅŸkisi olan ülkesi olarak bizi dinliyorlar ve bu bilgileri de kaydediyorlar diye tepki gösterdi. Bu bilgileri nerede ve nasıl kullanacaklarını bilemiyorsunuz. Hatta bu olayı baÅŸbakanın bile telefonunu dinlemeye kadar götürdüler. Bunun kim olursa olsun kabul edilecek hiçbir yanı yok ve kesin olarak eleÅŸtirilmesi gerekiyor.â€
“TÜRKİYE ÖYLESİ BİR DOST ÜLKE DEĞİL†AÇIKLAMASI ÇARPICI
Dinleme olayından sonra Almanya’nın yaptığı açıklamaları da deÄŸerlendiren Arif Ünal sözlerine şöyle devam etti: “O zamanki CDU ve FTP hükümetinin dinleme olaylarına karşı tepkisi biliyorsunuz çok çekingendi. Åžimdi bunun neden çekingen olduÄŸunu anlıyoruz. Gerçi Merkel dost ülkeleri dinlemek doÄŸru deÄŸildir dedi ama hemen arkasından Türkiye’nin de dinlendiÄŸi ortaya çıktı ki Türkiye Almanya’nın tarihi dostu, NATO ortağı ve hep Alman Türk dostluÄŸundan bahsediyoruz ama böyle bir ülkeyi kalkıp Almanya dinletebiliyor. Bunun Amerika’nın yaptığı gibi kabul edilebilir hiçbir yanı olamaz, mümkün deÄŸil. Dikkat çekmek istediÄŸim nokta Merkel ve CDU-SPD hükümeti ‘Türkiye öylesi bir dost ülke deÄŸil’ dedi, bunun üzerinde durmak lazım. Türkiye’nin AB içerisinde Almanya ile iliÅŸkilerini bence sadece kendi bakış açımızdan bakarak deÄŸil bir de Avrupa’nın bakış açısından irdeleyerek iyi deÄŸerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.â€
KISITLI DİNLEMELERİN ANAYASAL DAYANAĞI OLMALI
Dinleme olayının ortaya çıkışından sonra Türkiye’nin tepkisinin çok cılız kaldığının altını çizen Ünal, Alman muhalefetinin bile Türkiye’den çok ses çıkardığına dikkat çekerek sözlerini şöyle bitirdi:
“Türkiye’nin bu olaya karşı reaksiyonu da çok ilginç. Almanya’da en azından muhalefet partileri olsun, sivil toplum kuruluÅŸları olsun dinleme olayından sonra muazzam bir tepki gösterdiler. Fakat Türkiye’den ne hükümet tarafından ne sivil toplum kuruluÅŸları tarafından bir tepki görmedik. Bu da tabi kafalarda soru iÅŸaretleri bırakıyor. Acaba Türk hükümeti Almanya dinledi, bu dinleyenlerin içerisinde bizim iÅŸimize yaramayan belirli bilgiler mi var? Bundan çekindiÄŸi için mi açıkça eleÅŸtirmiyor? Onu bilemiyorum ama Türkiye’nin reaksiyonu bence yerinde deÄŸildi, buna tamamen tepki göstermek gerekirdi diye düşünüyorum. Almanya gibi Türkiye’nin de hem kendi vatandaÅŸlarını hem baÅŸkalarını dinlemesi yine mümkün deÄŸil, çünkü bu çerçevelerin yasalarla belirlenmesi gerekiyor. Terör şüphesi taşıyan ve mahkemenin verdiÄŸi kararla belirli ölçüde dinlemek mümkün ama bunu yasa dışında sivil ya da gizli haber alma örgütlerinin keyfine bırakırsanız bunu kontrol etmeniz mümkün deÄŸil. Bu dinlemelerin yasal temeli olmalı, parlamenter düzeyde kontrolü olmalı ve iÅŸe yaramayan bilgilerin belirli bir süre sonra silinmesi gerekir. KiÅŸisel haklara müdahale edilmesinin tamamen önüne geçilmesi gerekir.â€
