Ermenistan ve Diaspora’dan 2015 deklarasyonu

Ermenistan ve Diaspora’dan 2015 deklarasyonu

Agos

Ermenistan’dan devlet görevlilerinin yanı sıra, Diaspora kuruluşlarından akademisyen ve hukukçuların katılımıyla yapılan bir dizi toplantının sonunda ortaya çıkan deklarasyon, 29 Ocak günü, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın da katıldığı son komisyon toplantısında okundu. Komisyon üyeleri, Devlet Başkanı Sarkisyan, Tüm Ermeniler Gatoğigosu Karekin II ve Kilikya Gatoğigosu Aram I, toplantının ardından Yerevan’daki Soykırım Anıtı’nı (Tsitsernakaberd) ziyaret etti. Deklarasyonun asıl metni, Ermeni Soykırımı Müze ve Enstitüsü’ne, birer kopya da Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal Arşivi’ne ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği’ne verildi.

Ortak irade

2015 deklarasyonunda ilk olarak, bu metnin, Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılında dünya genelindeki Ermenilerin iradesini ortaya koyduğu belirtiliyor.

Koordinasyon komisyonu, 2015 deklarasyonunun Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi ve Ermenistan Cumhuriyeti Anayasası’na dayandığını belirtiyor. Komisyon ayrıca, deklarasyonun, BM 96(1) Genel Kurul Kararı, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, BM Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair Sözleşme,  Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve insan haklarına ilişkin diğer uluslararası belgeler rehberliğinde oluşturulduğunu ifade ediyor. BM’nin, soykırım suçuna karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurguladığı ve insanlığa karşı suçların kanuni sınırlamalara tabi olmadığı hatırlatılıyor.

Komisyon, bu belgeler ışığında hazırladığı 2015 deklarasyonunda, 1894-1923 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye’deki çeşitli rejimlerin, Ermeni halkına karşı uyguladığı, planlı ve sürekli soykırımla beraber, bu suçun devamı olarak, Ermeni mirasının yok edilmesini, Soykırım’ın inkarını, bu sorumluluktan kaçmak için bütün çabaları kınadığını ifade ediyor.

Ermenistan Cumhuriyeti Ermeni Soykırımı 100. Yılı Etkinliklerinin Koordinasyonu Devlet Komisyonu öncülüğünde hazırlanan 2015 deklarasyonu metninde, 24 Mayıs 1915’te İtilaf Devletleri’nin ortak bildirisine gönderme yapılıyor. Komisyon, İtilaf Devletleri bildirisinde, Ermenilere karşı işlenen suçun, “İnsanlığa ve medeniyete karşı suç” olarak tasvir edilirken, bundan Osmanlı yetkililerinin sorumlu görüldüğünü hatırlatıyor. Deklarasyonda, soykırım suçundan kaynaklanan sorumlulukları belirlemek için 10 Ağustos 1920 Sevr Barış Antlaşması ve 22 Kasım 1920 ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın Tahkim Kararı’nın rolüne ve önemine dikkat çekiliyor.

10 maddeden oluşan 2015 ortak deklarasyonunda özetle şu şekilde:

Ermenistan Cumhuriyeti Ermeni Soykırımı 100. Yılı Etkinliklerinin Koordinasyonu Devlet Komisyonu, Diaspora’daki komiteleriyle beraber,

– Ermeni Soykırımı’na kurban giden 1,5 milyon masum insanı ve Soykırım’dan kurtularak yaÅŸam ve onurları için mücadele edenleri anıyor.

– Ermenistan’ın ve Ermenilerin, soykırımların önlenmesi, soykırıma uÄŸramış halkların haklarının iadesi ve tarihsel adaletin tesis edilmesi yönünde baÄŸlılıklarını yineliyor.

– Ermeni Soykırımı’ndan kurtulanlara kucak açan ve insani yardımda bulunan kiÅŸi, kurum ve devletlere şükranlarını sunuyor.

– Ermeni Soykırımı’nı tanıma ve kınama cesaretini gösteren ve bugün de inkarcılığı önlemek için önlemler alan devletlere, dini kurumlara ve sivil toplum kuruluÅŸlarına teÅŸekkürlerini iletiyor.

– Tüm BM üyesi devletlere, uluslararası organizasyonlara, iyi niyetli insanlara, tarihsel adaletin tesis edilmesi için çaÄŸrıda bulunuyor.

– Türkiye Cumhuriyeti’nin, Ermeni karşıtı duruÅŸunu, devletlerarası normalleÅŸme sürecine koyduÄŸu ön koÅŸulları ve Ermenistan Cumhuriyeti’ne uygulanan engellemeyi kınıyor ve bunları, cezasız kalmaya devam eden Ermeni Soykırımı’nın sonuçları olarak deÄŸerlendiriyor.

– Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı İmparatorluÄŸu tarafından yapılan Ermeni Soykırımı’nı tanımaya ve kendi tarihiyle yüzleÅŸmeye çağırıyor.

– Türkiye’nin, Ermeni Soykırımı’nı tanıması ve kınamasının, Ermeni ve Türk halkları arasında oluÅŸabilecek yeni bir tarihsel uzlaşının baÅŸlangıç noktası olabileceÄŸini umuyor.