Evrensel 15 Yaşında

[ A+ ] /[ A- ]

logo
Evrensel Gazetesi

7 Haziran 1995 tarihinde yayın hayatına başlayan gazetemiz Evrensel bugün yayın hayatının 15. yılına girdi. İşçi ve emekçilerin gazetesi olan Evrensel, yıllardır mücadelelerinin yanı sıra sorun ve sıkıntılarında da devamlı işçi ve emekçilerin yanı başında yer aldı. Çeşitli iş kolları ve illerden işçiler, gazetemizle tanışma süreçlerini ve sonrasını anlattı.

Çığlığımız oldu

Çorum Ravelli İşçisi Satı Can: Evrensel Gazetesini; yasadışı eylemleri destekleyen bir gazete olarak bilirdim. Ta ki haklı olduğumuz bir mücadelede yanımızda görene kadar. Ravelli işçileri olarak yıllardır yapılan haksızlıklara “yeter artık” dediğimiz günden itibaren gazetemiz Evrensel hep yanımızda oldu. Biz ezilen işçinin yanında oldu. Nereye gitsek yanımızda oldu. Mektuplarımıza yer verdi. Yıllardır sesimizi nasıl duyuracağız diye düşünürdük, konuşurduk. Kendimizi yalnız sanırdık. Oysa öyle değilmiş. Evrensel Gazetesi ve okuyucuları bizim yanımızda oldular hep. Sendikal mücadelemizde bana göre bayağı yol aldık ve kazanımlar da almaya başladık. Bunda Evrensel’in etkisinin çok olduğunu düşünüyorum. Eğer sesimizi çığlığa dönüştürmeseydi bunlar olmazdı herhalde. Havanda su dövüyor olabilirdik. Şimdi bana Evrensel gazetesini “nasıl bilirsin” diye sorsalar; tabii ki “iyi bilirim” derim. O gerçekten bizim. O bizim sesimiz, çığlığımız. Bizler size işten çıkarılan ve çalışan işçiler olarak teşekkür ederiz.

Önemli bir gazete

Bursa SCM İşyeri Baştemsilcisi Ferdi Bayram: Evrensel Gazetesini daha önceden bilmiyordum ve ilk olarak işyerimizde sendikalaşma çalışması başlattığımız zaman arkadaşların önerisi ile tanıştım.
Sonrasında gazeteyi takip etmeye çalışıyorum ve işçilerin sorunlarını yazan ve haberlerini veren bizim için önemli bir gazetedir Evrensel. Metal işçileri gazeteyi daha çok haberleri çıktığı zaman ilgiyle bakıyorlar, bu nedenle işçilerin haberlerinin daha sık yapılmasının alınmasını ve okunmasını kolaylaştıracağını düşünüyorum. Ayrıca gazetenin hükümetin işçiler aleyhine çıkarmayı düşündüğü her türlü yasayı ayrıntıları ile yayınlaması bizler açısından da öğretici olacaktır.

Grevde tanıdım

Bursa Asemat İşyeri Baştemsilcisi Yusuf Yıldız: Bizler şu anda 150 günü aşkın süredir grevdeyiz ve ben Evrensel’i grevimiz süresince tanıdım. Grevimizle ilgili haberleri diğer basında göremezken Evrensel’de hem kendi grevimiz hakkında hem de diğer fabrikalardaki haberleri okuma fırsatımız oluyor. Ben özellikle mücadele sonucu ne tür hakların kazanıldığına dahil örnekleri gazetede daha fazla görmek istiyorum. Çünkü bizlere o kadar çok saldırı var ki işçilerin mücadele ederek hangi hakları kazandıklarını sürekli biçimde öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum

Sesimiz oldu

İstanbul GOP Telekom Müdürlüğü İşçisi Bülent Sağıroğlu: Her ortamda her zaman yanımızda Evrensel oldu. Bizim sesimizi taşıdı. Bizimle beraber oldu. Telekom grevinde diğer gazeteler ağzımızı kapatmaya çalışırken Evrensel bizim sesimiz oldu. Yalnızca bizle de sınırlı kalmadı. Diğer işçilerin de mücadelesine omuz verdiğini okuyarak görüyoruz.

Bizim gazetemiz

İstanbul GOP Telekom Müdürlüğü İşçisi Ercan Sezen: Çıktığı günden bugüne kadar bütün işçilerin sesi oldu. Bütün ezilenlerin sesi oldu ve bu görevi hâlâ da yerine getirmeye devam ediyor. Yalnızca grevde değil, ne sorunumuz olsa ilk önce sarıldığımız Evrensel oluyor. Çünkü biliyoruz ki bizim sesimizi duyuran tek gazete. Grev döneminde ben ve bir çok arkadaşım “Bundan sonra Evrensel’i bırakmayacağız. Bizim gazetemiz bu” diyorduk. Greve çıkana kadar medyanın bu kadar saldırgan olacağını düşünmüyorduk. Yaşamın içerisinde grevle beraber işçilerin gazetesi Evrensel’i de, sermayenin medyasını da öğrendik.

Mücadeleyi öğrendim

Tuzla Tersane İşçisi İlhami Dalga: 5 yıldır tersanede çalışıyorum. 15-16 Haziran’da ilk defa tersanelerde hak aramak için işçilerle ben de sokağa çıktım. İnsanca çalışmak istiyorduk. Evrensel gazetesini de tesadüfen aldım, sonra kendi işçi arkadaşlarımın röportajlarını ve iş cinayetine kurban gitmiş işçi arkadaşların haberlerini okudum. Daha önce hiç bir gazetenin tersaneyi yazdığını görmedim ve duymamıştım. Evrensel’de işçilerin birleşmesinden ve mücadele etmesinden yana yazılar okuyorduk. Kısa zamanda Evrensel’in diğer boyalı medyadan ayrı olduğunu gördüm. Biri patronları yazarken diğeri işçileri yazıyordu. Kriz ortamı, ABD ve onun ülkemizdeki yandaşlarının yüzünden ülkemiz bağımsız değil. Bunun karşısında mücadele etmeyi de Evrensel’de okuduğumu ve öğrendiğimi söylersem abartmış olmam. Evrensel’i okumadan önce ben de ne birlikten ne de mücadele etmekten yanaydım. Tersanede yaşadığımız sorunlar gazetenin gündemiyle birleşiyordu. Evrenseli okumamızın asıl sebebi ve bizdeki aydınlanmanın sebebi buydu. 38 yaşındayım, şimdi Evrensel’in daha fazla işçiyle buluşursa muhakkak bu ülkede mücadele ve birliğin daha çabuk sağlanacağına inanıyorum.

Hayata bağlayan kemer

Tuzla Tersane İşçisi Aptülselam Badayo: Bir arkadaşım iş cinayetleri sonucu hayatını kaybetti. Çalıştığım işyerinde düzenli Evrensel okuyan bir işçiyle tanıştım. Her gün işyerine ve tersane önlerinde bağırarak Evrensel satıyorlardı. Bana da verdi, okudum okudukça patronların bizleri nasıl sömürdüklerini anladım. O sıralar telekom işçileri özeleştirmeye karşı eylem yapıyorlardı, tersane işçileri olarak eyleme katıldık, orda daha iyi anlamıştım. Muhakkak tersanede işçiler birlik olmalıydı ama sesimizi de dünyaya duyurmalıydık ve diğer basın işçileri yazmıyordu. Evrensel, mücadele ve örgütlenmemizde rol oynarken diğer yandan hem hükümetin hem uluslararası patronları hem de tersane patronlarını tedirgin ediyordu ve dünyaya tersane işçilerinin sesini duyurduk. Geçmiş zamana baktığımda Evrensel’le daha önce tanışmayı isterdim ama gerçekten tersane işçisi için Evrensel vazgeçilemez. Ya da Evrensel’i bir işçiyi hayata bağlayan bir kemer olarak düşünebiliriz. Bir yandan da Kürt ve Türk işçilerin kardeşliğini, halkların kardeşliğini çok sefer manşetinden okuduk. Patronun bölme taktiğine karşı Evrensel işçilerin kardeşliğini, neden birleşmemiz gerektiğini yazıyordu. Artık Evrensel’in dağıtımına katılıyorum.

Mücadelede tanıştım

İzmir Petkim İşyeri Temsilcisi Ahmet Oktay: Evrensel’i, 2002-2003’te, özelleştirme karşıtı eylemlerden bu yana okuyorum. Bu mücadele sırasında tanıştım. Sık sık röportaj yaptık, yazı yazdık. İşçi sınıfının bilinçlenmesine, mücadelesine büyük katkısı var Evrensel’in. Ayrıca birleştirici, bütünleştirici, mücadeleci buluyorum. Daha geniş bir yelpazede emekçilerin, yoksulların sorunlarına yer verebilmeli. Örneğin Aliağa’nın yoksul köylerine de ulaşabilmeli, buralarda yaşanan sıkıntıları gündeme getirebilmeli. Maddi imkansızlık ve eksikliklere rağmen böyle bir gazetenin olması bütün emekçiler için bir kazanımdır. Emekçinin sesini daha gür savunmalı. Örneğin “Eve kapanma, pazara çık” kampanyasına patronlarla katılan sendikacıları daha fazla eleştirmeli. Yüzünü emeğe dönmüş bir gazete, sadece Türkiye’de değil dünyadaki emek hareketine duyarlılık, ilgi, önem verme Evrensel’i farklı kılan özellikler. Kısıtlı imkanlara rağmen Evrensel’in emek hareketine dönük yayınlarını takdirle karşılıyorum. Bu imkanların daha da artırılması için öncelikle biz emekçilere daha fazla görev düşmektedir. Bu yayınlarından dolayı Evrensel’i kutluyor daha uzun, daha güçlü, başarı dolu yıllar diliyorum.

İşçilere hizmet eden gazete

İzmir Aliağa Demirçelik İşçisi Mustafa Yazıcı: Evrensel’i bizim fabrikayla ilgili yaptığı haberlerden dolayı tanıdım. Mahkemelik olduğumuzda sürekli işçilerden yana oldu. Haber yaparken titizlik gösteriyor, işçilere önem veriyor. Evrensel’i siyasi buluyorum. Davalarla, mücadeleyle ilgili haberleri bir tek Evrensel’in yazdığını herkes bilir. İnternetten bu haberleri paylaşır. İşçilere hizmet eden bir gazete. Uzun ömürler diliyorum.

Sesimize sahip çıkalım

Kayseri HES Kimya İşçisi Osman Sönmezcan: Bizler uzun zamandır yoksulluk ve işsizlikle mücadele içindeyiz. Nasıl mı? Çoğunuz biliyorsunuz. Evrensel yazmıştı. Biz HES Kimya işçileri olarak 7-8 ay maaş alamadan çalıştırılmıştık. Şu gün vereceğiz olmadı fabrikayı iflastan kurtaralım o zamana kadar el ele verelim di-yerek bizler kandırıldık açıkçası. Fabrika iflas gösterip kayyuma devredilmişti. İşte bizler Kayseri organize sanayindeki HES işçisi olarak artık yeter dedik ve eyleme geçtik. İşte o dönem tüm ulusal medyanın da geleceğini ve bizim sesimizi duyuracağını sandık. Ama nerede? Sadece tahmin edeceğiniz gibi birkaç yerel basın hariç sadece Evrensel ve Hayat Televizyonu bizim sesimizi duyurdu. Birçoğumuzun hâlâ tazminatı verilmedi. Ve işsiz bir şe-kilde kahvelerde zaman harcıyoruz. Ben şimdi de mahallemizdeki baz istasyonuna karşı mücadelenin içindeyim. Yine siz yani Evrensel ailesi yanımızda. Yoksulluk yetmezmiş gibi şimdi de sağlığımız kötüye gidecek. Bizleri duyan yok. Sesimizi duyan yok. Ama duyurmak için Allah razı olsun Evrensel ve televizyonumuz var. Son sözüm şudur: Bizi destekleyeni biz ezilenler olarak desteklemeliyiz.

İşçileri uyandırdı

Diyarbakır Tuğla İşçisi Salih Karagöz: Gazeteler içinde işçilerin, emekçilerin sesi olan Evrensel gazetesidir. Ben ‘87’den beri tuğla işinde çalışıyorum. Sosyal haklardan mahrumuz. Evrensel bizim sorunlarımızı anlatmada ciddi çabalar sarf etti. En azından örgütlenme konusunda işçileri uyandırdı, birleştirdi.

İşçi gazetesi

Diyarbakır Akyıl Tekstil İşçisi Mehmet Sim: Akyıl fabrikasında grev yaptığımız zaman Evrensel ile tanıştım. Haberlerimizi yayınlıyordu. Evrensel bir işçi gazetesi.

Doğru habercilik

Diyarbakır TEKEL İşçisi Haşim Çetinkaya: Evrensel gerçekten samimi, dürüst haber yapıyor. Sadece işçi haklarıyla da ilgili değil. Kürt sorunu olsun, başka sorunlar olsun demokrasiyi geliştirmek için yayın yaptığına inanıyorum. İnsanlar doğru haber okumalı, bu bence çok önemli. Diğer basına bakıyoruz böyle bir şey yok. Evrensel doğru habercilik yaptığı için saygı duyuyorum, teşekkür ediyorum.