“Gâvurun Peşine Takılan” Gezi Direnişi

954834_10151728041330775_1948129957_n(1)

Foti BENLİSOY
fotibenlisoy.tumblr.com

“Rumların peşine takılıp gelmişsiniz.” Yeniköy’deki park forumu, Muhtar Engin Cevahiroğlu’nun bu veciz sözleriyle saldırıya uğramıştı. Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Bölüm Başkanı ve bir de İstanbul Büyükşehir Danışmanı olan Profesör Ahmet Atan’ın “Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın” şeklindeki tweeti de hatırlarda.

“Ermenistan halkı kutlama yapıyormuÅŸ taksimi iÅŸgal ettik türkiyeye rahatça hakaret edebiliyoruz diye, yazıklar olsun bunlara destek çıkanlara” ve “yazıklar olsun size ermenilere bıraktınız meydanı allah belanızı versin eylemci capulcuları” gibi ‘nezih’ tweetleri ise Mersin’deki 17. Akdeniz Olimpiyat Oyunları’nın açılış seremonisinde Türkiye heyetini temsilen en önde yer alan ‘milli’ güreşçi Rıza Kayaalp atmıştı.

Bunlar sadece kamuoyunun gündemine gelebilen örnekler. Sosyal medya mecralarında Gezi direniÅŸinin Rum, Yahudi ya da Ermeni ‘gâvurunun’ iÅŸi olduÄŸuna dair sayısız ‘yorum’ cirit atıyor. Akit durur mu hiç, baÅŸlığı atıveriyor, “Her taşın altından gavur çıkıyor” diye. Aynı seçkin gazetenin, üstelik ‘akil insan’ sıfatı da verilmiÅŸ yazarı Hasan Karakaya da soruyor: “Eylemciler kimden yana… Bizden yana mı, Gavur’dan yana mı?” Yeni Åžafak ve Takvim gibi matbuat alemmizin müstesna müesseseleri de boÅŸ durmuyor elbet ve “Gezi Parkı olaylarında Yahudi lobisi oyunu” minvalinde anti-semit komplo teorilerinin sakilliÄŸinde derman arıyorlar.

taksim_gezi_parki_eylemlerinin_bas_aktorleri_gavurlar_h3814Azınlık karşıtlığı ‘sivil toplumun’ milli hassasiyetlerinin ürünü, ‘kendiliÄŸinden’ denebilecek bir reaksiyon deÄŸil elbette. Yani fanatik bir muhtarın, meczup bir profesörün, densiz bir güreşçinin ve fanatik denebilecek kimi gazetelerin sayıklamalarından ibaret olan ‘marjinal’ bir durumla karşı karşıya deÄŸiliz. Bu ırkçı laf kalabalığı bizzat hükümet erkânının yarattığı politik iklimin bir tezahürü. AKP hükümeti, malum, Gezi direniÅŸi karşısında düşmüş olduÄŸu korkuyu gedikli Mc Carthy’cilere parmak ısırtacak, komplo teorileriyle üzerinden atmaya çalışıyor. AKP, Samanyolu TV dizilerindeki sakillikle aşık atan iç-dış mihraklar edebiyatıyla tabanını konsolide etmeye çalışırken, Türk milliyetçiliÄŸinin kadim gayrimüslim karşıtı söylemini de hortlatıyor. Oysa, unutmayalım, daha birkaç ay önce Tayyip ErdoÄŸan “MilliyetçiliÄŸi ayaklarımız altına aldık” diye böbürleniyordu. Åžimdiyse ‘faiz lobisi’ nevinden anti-semit imalara (ErdoÄŸan’ın Gezi direnişçileri hakkında ettiÄŸi “One minute dediklerimizi sevindiriyorlar” türü kelamlarınι atlamayalım) ve “Camide içki içenleri denize döktük” yollu Yunan-Rum düşmanlığının klasik argümanlarına sığınıveriyor. Zoru gören ErdoÄŸan hiç utanıp sıkılmadan milliyetçi-muhafazakârlığın en bayat, en pespaye argümanlarına, Türk sağının mostralık seferberlik söylemlerine sarılmakta hiçbir beis görmüyor. Uluslararası arenada “Azınlıkların sorunlarını çözdük” diye ‘PR’ yapan hükümet, darda kalınca (iÅŸine gelince diye de okunabilir) tabanının ‘gâvur düşmanlığına’ ÅŸevkle yol veriyor.

Açıkçası ÅŸaşılacak bir durumla karşı karşıya deÄŸiliz: Gayrimüslim topluluklara yönelik (devlet kaynaklı-destekli) eylem ve saldırılar, egemenlerin ve devletin farklı eÄŸilim ve fraksiyonlarının, çeliÅŸkileri olsa da temeldeki birlik ve bütünlüğünün en büyük göstergesi oldu daima. Abdülhamid’in Hamidiye Alayları’ndan, İttihat ve Terakki’nin TeÅŸkilat-ı Mahsusası’na, 1909 Adana Katliamı’ndan, 1915’te soykırıma, 1894-96 kırımlarından Hrant’a, İsmet PaÅŸa’dan Komitacı Celal Bayar’a, ‘Ergenekon’dan AKP’ye, ‘yüce’ Türk devletinin ‘gâvurlar’ karşısındaki birlik ve bölünemez bütünlüğü tam ve tartışılmaz oldu hep. Dahası, ne zaman toplumsal muhalefet kabaracak olsa onu gayrimillilikle itham etmek, azınlık karşıtı milliyetçi-ırkçı temalarla bir karşı seferberlik yaratmak adetten oldu. Sol, ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satmakla’, ‘bu millettin’ baÄŸrından çıkmamış olmakla, ‘gâvurlukla’ itham edildi hep. Açıkçası bu hususta devlette devamlılık, kelimenin tam manasıyla tam ve esas oldu. AKP bu devlet geleneÄŸini sürdürerek devlet ciddiyetine sahip olduÄŸunu göstermiÅŸ oluyor iÅŸte. Dedik ya, ÅŸaşıracak bir ÅŸey yok aslında.